Içerik kalma

Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü yazımda sizlere internet üzerinde en fazla ilgi çeken, trafik alan ya da izlenen; dolayısıyla ziyaretçilerinizin blog sayfanızda daha uzun süre kalmasını sağlayacak paylaşım türlerinden bahsedeceğim.. İnternet günden güne büyüyen, adeta okyanusların büyüklüğünü aşan bir bilgi havuzu. Read writing about İçerik in Türkçe Yayın. Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur. İçerik Koleksiyonu, içerikleri paylaşmanıza ve aramanıza yönelik birçok araç içerir. Bu seçenekler, paylaşılan klasör düzeyine bağlıdır. Örneğin üst düzey bir klasör için ayarladığınız izni alt klasör için kullanırsanız bu durum, kullanıcıların arama araçlarını etkileyebilir. külkedisi, yazılı kaynaklarda bilinen ilk hâli 9. yüzyılda çin'de ortaya çıkmış bir masaldır. çin 'deki bu 'ye xian' isimli versiyona bakalım şimdi:. külkedisi, qin hanedanından önce çin'in daha çok türklerin yaşadığı bölgesinde bulunan bir etnik grubun reisinin kızıdır. kızcağızın önce annesi ölür. babası ona bir üvey anne getirir ancak ardından kendisi ... Kaliteli içerik oluşturmaya niyetlendiniz mi, infografi oluşturma bilinmesi gerekenler arasında hemen yerini alır. Piktochart , renk şemaları, farklı birçok yazı tipleri ve sıfırdan infografi yapabilmek için önceden hazırlanmış şablonları olan, geniş bir özelleştirme yelpazesine sahip bir araçtır. İÇERİK EKLE. Search. Home ... Caron Ralston 1975 doğumlu bir doğa sporcudur.Onun hikayesi 2003 yılında yaşadığı talihsizlik ve hayatta kalma macerasıdır.Caron Blue John kanyonuna günübirlik bir geziye çıkar fakat bu planından kimseye bahsetmez.Kanyon içerisinde yürüyüş halindeyken bastığı büyük bir kayanın çökmesi ... Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yabancı plakalı taşıtların yurtta kalma süresinin 31 Ekim 2020 tarihine kadar uzatıldığını açıkladı. “İçerik Evreni ekibi, kurumsal dergimiz Santigrat için 2007 yılından bu yana içerik üretiyor. 2 aylık periyotlarla yayımlanan dergimiz için İçerik Evreni’nden gezi, bilim & teknoloji, beslenme, kültür & sanat, e-ticaret ve iklimlendirme gibi farklı konularda sayfalarca makale temin ettik. Uzak Kalma! MAIL ABONELİĞİNİ AKTİFLEŞTİR en ilgi çekici içerikleri mail olarak al. Leave this field empty if you're human: Sizi bunaltmayacağımıza emin olabilirsiniz. İçerik Oluştur Tamamen ücretsiz! Üye ol ve içerik oluşturmaya başla. Oluştur Bilgilendirme.

Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Dijital Reklam Ajansı

2020.08.23 16:09 biajansnet Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Dijital Reklam Ajansı


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça sorulan sorular için sayfayı aşağıya kaydır. Google’da insanların en çok sordukları soruları ele alarak cevap vermeye çalıştık. Biajans.NET olarak umarım sorularınıza yanıt olmayı başarmışızdır. Bu arada sorunuzun cevabı aşağıda yer almıyorsa bize mail atabilir yada Whatsapp üzerinden sorunuzu sorabilirsiniz.

WEBSİTEM YOK REKLAM VEREBİLİR MİYİM?

Evet verebilirsiniz. Reklam denildiğinde genellikle akla gelen Google Ads (Adwords) reklamları oluyor. Fakat reklamlar Google Adwords’den çok daha fazlası. Günümüzdeki teknoloji ile bugün sosyal medya üzerinden de reklam vermek mümkün. Eğer bu soruyu soruyorsanız muhtemelen websiteniz yoktur. Websitesi olmayanlara tavsiyem websitesi açmak yerine diğer reklam türleri ile başlamak olur. Örneğin; Facebook reklamları. Facebook büyük bir kitle ile reklam verebileceğiniz insanları demografik, yaş, cinsiyet, eğitim vs. gibi bir çok özelliğe göre kitlelere bölebileceğiniz, geniş bir reklam ağıdır. Üstelik Facebook reklam hesabınız üzerinden instagram içinde reklam verebilirsiniz. Sosyal medyada reklam hesabı oluşturup nasıl reklam verilir? Daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki bağlantıları kontrol edebilirsiniz.
İnstagram’da nasıl reklam verilir? Facebook’da nasıl reklam verilir? Youtube’da nasıl reklam verilir?
Sıkça Sorulan Sorular: Websitem yok reklam verebilir miyim?

GOOGLE'DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN NE YAPILIR?

Aslında bu websiteniz üzerinde nasıl çalıştığınıza bağlı olarak değişiklilik gösterir. İnternet sitenizin öncelikle arama motorlarına uyumlu bir şekilde hazırlanması gerekir. Sitenize ziyaretçi gelmesini istiyorsanız önce arama motolarının websitenizi sevmesi gereklidir. Web siteniz doğrudan erişimin dışında diğer kaynaklardan da ulaşılabilir durumda olmalı. Örneğin; bir başka web sayfasından yönlendirme, sosyal medyada etkinlik, blog ile desteklemek, backlink ve site içi site dışı bir çok çalışma gerekir. Bunu sağlamak için Google web araçları etkin kullanılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da Üst sıralara çıkmak için ne yapılır?

GOOGLE'DA ARAMA SONÇLARINDA SİTEM GÖZÜKMÜYOR!

Sorunun birden fazla sebebi olduğunu hemen hemen herkes bilir. Başlıca sorunlardan birisi doğru yapılandırılamamış olmasından ve yetersiz kalmasından dolayı Google sizi indexleyemiyor olabilir. Web tasarımcılarının bir çoğunun bazen eksik yaptığı veya websitesinde eksik bıraktığı taraflar olur. Örneğin; sitenizin içeriklerini eksiksiz girse bile optimizasyonu yarım bırakabilir. Bunu sorgulayamazsınız çünkü Google optimizasyon işlemi uzmanlık ve bilgi gerektirir. Özetle bütçenize ve web tasarımcınızın profesyonelliğine kalmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da arama sonçlarında sitem gözükmüyor!

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN WEB SİTENİZİN OLMASI GEREKİR Mİ?

Kendinize ait site oluşturmak istemiyorsanız, sosyal sayfalardaki ( Facebook, İnstagram gibi ) açacağınız tanıtım sayfaları yada e–ticaret hizmeti sunan kuruluşların bünyesinde oluşturacağınız dükkan bölümünüze ait linklerle bağlantılı reklam çalışması yapılabilir.
Bu süreçte sunacağınız ürün ya da hizmetlerin niteliklerini belirlemeli, ulaşmak istediğiniz hedef kitle ve reklam bütçenizi ayarlayarak, Google çalışma ortağı bir ajansla yola çıkmanız hedeflerinize çok daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için web sitenizin olması gerekir mi?

FACEBOOK’TA REKLAM VERMEYE NASIL BAŞLANIR?

Facebook reklamlarına bir ajans yada kendiniz-kişisel olarak başlayabilirsiniz, biajans.net uzman ekibi ile büyük ve küçük her türlü işletmenin dijital pazarlama, reklam faaliyetlerini ve hesap yönetimini sağlamaktadır.
Facebook reklamlarına biajans ile veya firma içinde kişisel yönetimiyle başlamak için temel ihtiyaçlarınız şunlardır.
Facebook sayfanız olmadan reklam verilemez, eğer Facebook sayfanızı instagram hesabınıza da bağlarsanız Facebook üzerinden Instagram reklamlarını da yönetebilirsiniz.Facebook reklam hesabınızla kampanyalar oluşturabilir, reklam setleri ayarlayabilir ya da yeniden hedefleme reklamları açabilirsiniz.
Facebook ile sadece metin odaklı reklamlar verilememektedir, reklamlarınızın doğru çalışması için en az 1 fotografa ya da 1 videoya ihtiyacınız olacaktır.Biz Facebook reklamları için videoların kullanılmasını öneriyoruz, bu sayede reklamlarınızdan daha fazla verim ve istatistik elde edebilirsiniz.
Sektörünüz yada ürününüzle ilgili hedef kitleyi iyi tanımalısınız ve detaylı hedeflemelerde daraltmaları kullanarak daha iyi hedeflemeler yapmalısınız.
Amaçlar ve tanımlar iyi yapılmış olmalı, hedef kitlenizi iyi seçtikten sonra kampanya türünüzü en iyi şekilde ayarlamalısınız, trafik reklamları ile ilk öncelik satış olmayacaktır, aynı şekilde marka bilinirliği reklamları ile doğrudan bir trafik artışı beklenemez, hedef kitle ve firmanın reklam amacına göre reklam türünüzü iyi optimize etmelisiniz.
Facebook Pixel veri takip kodunun web sitenize entegre edip doğru çalışmasını sağlayarak tıklama başına maliyetler gibi parametrelerinizi takip edebilirsiniz.
Not: Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? adlı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook’ta Reklam Vermeye Nasıl Başlanır?

İNSTAGRAM REKLAMLARINI NASIL VEREBİLİRİM?

İnstagram Reklamlarını Facebook üzerinden oluşturuyoruz. Başlamak için, Facebook’un reklam yöneticisi bölümüne gidin ve “oluştur ” seçeneğine tıklayın. Tabi bir Business hesabınızın olması gerekiyor.
Yapmanız gereken ilk şey, reklam verme amacınızı seçmektir. Reklam verme amacı, potansiyel müşterileriniz reklamınızı gördüğünde yapmasını istediğiniz eylemdir.
Ya da Sadece marka bilinirliğinin arttırılmasını mı istiyorsunuz ?
O zaman marka bilinirliği seçeneğini seçmelisiniz.
Satış mı yapmak istiyorsunuz ?
o zaman dönüşüm reklamları arasından bir seçenek seçmelisiniz.
Müşterilerinizin form mu doldurmasını istiyorsunuz ?
Yanında bir huni amblemi olan potansiyel müşteri bulma yani form reklamlarını seçmelisiniz.
Tam olarak hangi eylemleri yapmak istediğinizi düşünün ve bu hedefi reklam oluştururken seçin.
Daha detaylı bilgi edinmek için; İnstagram Reklamları isimli sayfamıza bir göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklamlarını nasıl verebilirim?

REKLAMLARIMIN GOOGLE’DA 1. SIRADA OLMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİM?

Ortalama olarak, arama sonuçlarının ilk sayfasında veya üst kısmında gösterilen reklamlar, diğer arama sonuçları sayfalarındaki reklamlara kıyasla çok daha fazla tıklama alır. Google Ads, reklamların bu değerli konumlarda gösterilmesini sağlamak için teklifleri belirlerken kullanabileceğiniz tıklama başına maliyet (TBM) teklif tahminleri sağlar.
Bu makalede ayrıca ilk sayfada görünme, sayfa üstünde görünme ve ilk konum teklifi tahminleri ve bunların nasıl bulunacağı açıklanmaktadır.

Teklif tahminleri hakkında

Bir arama sorgusu anahtar kelimenizle tam olarak eşleştiğinde reklamlarınızın arama sonuçlarının ilk sayfasında gösterilmesine yardımcı olmak için, Anahtar kelimeler sekmesinde 3 tür teklif tahmini vardır.
İlk sayfa teklifi tahmini: reklamın, arama sonuçlarının ilk sayfasında herhangi bir yerde gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
Sayfanın üstünde görünme teklifi tahmini: Reklamın, ilk sayfadaki arama sonuçlarının üstünde yer alan reklamlar arasında gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
İlk konum teklifi tahmini: Reklamınızın ilk reklam konumunda gösterilmesi için ayarlamanız gereken tahmini teklif tutarıdır.
Kaynak: Google Ads Yardım
GOOGLE’DA REKLAM VERMEK İSTEYENLER İÇİN 10 İPUCU
Sıkça Sorulan Sorular: Reklamlarımın Google’da 1. sırada olmasını nasıl sağlayabilirim?

GOOGLE’DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN SEO MU YOKSA GOOGLE ADWORDS MÜ?

Bu aslında sizin ne kadar aceleniz olmasına bağlı olarak tercih meselesidir. Yani kısaca anlatmak gerekirse, eğer yeni başlamış ve 1 yıl sonrası için bir satış yada hizmet planınız varsa bu 1 yıl için reklam vermeniz çok bir şey değiştirmez. 1 yıl boyunca SEO ile web sitenizi destekleyebilir ve sonrasında zamanı geldiğinde reklam verebilirsiniz.
Bir diğer yoldan siteniz aktif ve hizmet veren bir web sitesiyse ve organik aramalarda google’da çok gerilerdeyseniz potansiyel müşterileriniz size ulaşamaz. İşte burada da Adwords devreye giriyor. Yani SEO yapılmamış bir sitenin alt yapısı çok sağlam olmadığından senelerce hizmet vermiş olsun yinede google’da 1.sayfaya gelemez böyle bir durumda reklam vermek en mantıklı yoldur.
Bir diğeri ise ikisi bir arada, yani hem SEO hemde Adwords ile ilerlemek. Bu en çok önerdiğim yoldur. Çünkü Google’da reklam verirken bile, örneğin seçtiğiniz anahtar kelimeler bile sayfanızda yer almıyorsa kalite puanınız düşer. Yine aynı zamanda doğru açılış sayfalarınız yoksa seçtiğiniz anahtar kelimeyi mecburen aanasayfaya yada en yakın olan bir sayfaya yönlendireceksiniz ve buda adwords için alakasız olacaktır, kalite puanınız düşecektir. Bu arada Adwords’de kalite puanının düşük olması rakiplerinizden daha fazla para harcayarak reklam vermeniz anlamına gelir.
Ayrıca her zaman reklam verecek bir bütçeniz olmayabilir. Haftanın 3 günü reklam verdiğinizi düşünürsek geriye kalan 4 gün Google’da kaybolucaksınız. Yani görünmeyeceksiniz. Tabi SEO’nuz yoksa!
Konuyu daha kapsamlı anlattığım yazımalarıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu SEO Anahtar Kelimeler Nelerdir? Sayfa İndirme Hızı Neden Önemli?
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da üst sıralara çıkmak için SEO mu yoksa google Adwords mü?

WEB SİTEM KAÇ GÜNDE HAZIR OLUR ?

Web sitem kaç günde hazır olur? Web sitesi yaptırırken neler istediğinize bağlı olarak bu süre değişir. Örneğin tek seferlik bir site kurulumu (Sadece site kurulumu ve içerikleri girme) ortalama max 7-8 gün sürer. Fakat siteye SEO yapılacak mı? Reklam hesapları kurulacak mı? Sosyal medya hesap kurulumu-paylaşım planlama-yönetimi, backlink özel tasarım, Logo, Kurumsal kimlik oluşturma gibi bir çok şey sitenin yapılma süresini uzatır. Örneğin bir SEO yaptırmak istediğinizde aslında yukarıdaki her şeyi istemiş oluyorsunuz. Ve SEO en kısa süre olarak 6 ayda tamamlanıyor.
Peki 6 ay boyunca site kullanılmayacak mı? Tabiki kullanılacak site 1 hafta içinde kullanıma açılıyor. Sadece Google’da değerli bir konuma gelmesi, yani potansiyel müşterilerin sizi görebilmesi en az 6 ay sürüyor.
Yani kısacası düz bir sitenin tamamlanması en geç 7 gün sürer diyerek sorumuzu yanıtlamış olalım.
Sıkça Sorulan Sorular: Web sitem kaç günde hazır olur ?

İNSTAGRAM REKLAM FİYATLARI NEDİR?

İnstagram reklam fiyatları talepleriniz ve rekabetinize göre değişiklik gösterir. Bu sizin ne kadar rekabete gireceğiniz ve ne kadar kişiye gösterim yapacağınıza bağlı olarak değişir. İnstagramda reklam verirken belirleyeceğiniz tarihler yine bu fiyatı değiştirir. Yada süresiz yayınlamak gibi.
Mesela bir reklam oluşturup günlük 50 tl bütçe vererek ve süresiz yayınla diyerek reklamınızı oluşturdunuz. Bu reklam 50 tl günlük olarak her gün yayınlanacaksa aylık sizin reklam bütçeniz 1550 TL olur. Bunu aylık değilde sadece hafta sonları yayınlamak haftalık 100 TL harcamanızı sağlar. Tabi bunun yanı sıra verdiğiniz rakam karşılığında gösterim sayınızda düşü yada artış olabilir.
Google ads’de olduğu gibi Sosyal medya reklamlarında da gösterim başına ücret ve rekabet vardır. Doğru kitleyi seçmediğiniz taktirde belirlediğiniz rakamı harcarsınız fakat sitenize tıklama yada telefonunuza arama alamazsınız. Buda sizi zarar ettir.
Eğer instagram’da reklam vermek istiyor ve reklam konusunda tecrübesizseniz kendi başınıza vermemenizi bir uzman ile çalışmanızı tavsiye ederim.
İnstagram Reklamları sayfamızı inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklam Fiyatları nedir?

REKLAM VERMEK İÇİN NE YAPMALI?

Reklam vermeden önce karar vermeniz gerekiyor. Peki neye?
Tabiki reklamı nerede vereceğinize. Gogole Adwords’de mi? Yoksa sosyal medyada mı?
Buna karar verdikten sonra ise gerekli kaynaklara sahipmisiniz? Websiteniz varmı? Reklam vermeye müsait sayfalar var mı? Yada Sosyal medya hesap profillerimin durumu ne?
Reklam vermek kolay gözükebilir ama bir çok etken verdiğiniz reklamın kalitesiz olmasını sağlayabilir. Örneğin Adwords’de bir reklama çıktınız Ads’de ki anahtar kelimelerinizin web sitenizde olmaması kalite puanınızı düşürür. Ve kalite puanınızın düşmesi, rakiplerinizden daha fazla para harcayarak aynı yerde bulunmanızı sağlar. Öte yandan insanlar reklama tıkladıktan sonra açılan bir sitenin görünümüne açılma hızına bakarlar doğru sayfada olup olmamaları müşterilerinizin kararlarını değiştirir. Örneğin geç açılan bir site için potansiyel müşterileriniz beklemez zaman onlar için olduğu gibi hepimiz için önemlidir ve internette hızlı gezinebildiğimiz bir zamanda sitenizin yavaş açılmasına kim sabredebilir ki?
Yukarıda anlattığım bir kaç benzetme reklam vermeden önce düşünmeniz gerekenlerdi. Şimdi “Reklam vermek için ne yapmalı?” sorusuna gelelim..
Diyelim ki reklam vermek için hazırsınız. Ve kararlısınız.
Reklam vermek için bir uzman ile çalışmanız gerekiyor. Eğer bu konuda tecrübeniz yoksa büyük geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilirsiniz. Reklamı kendiniz vermek istiyorsanız eğer, bununla ilgili makaleler okuyup videolar izlemeniz gerekiyor. Hatta kursa giderek bir sertifikasyon programına girmeniz gerekli bunu bir meslek haline getirmeniz gerekiyor.
Ve sonrasında da yapmakta olduğunuz hale hazırda ki işinizi bırakabilirsiniz artık reklam uzmanısınız. 🙂
İşin espirisi bir kenara insanlar reklam için bir uzman kiralamak yada bir ajans ile çalışmayarak reklamı küçümseyip bende yapabilirim diyor. Ve yapıyor’da fakat yapabildiği tek şey videolarda izlediği gibi bir reklam kampanyası oluşturmak. Fakat reklam bütçesi eksilirken müşterisi reklamdan gelmiyor.
Genel bir istatistiğe göre küçük işletmelerin %67 si önce reklamı kendi veriyor ve sonrasında bir ajans ile çalışmaya başlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular: Reklam vermek için ne yapmalı?

NASIL İLK SAYFADA ÇIKABİLİRİM?

İlk sayfaya çıkabilmenizin bir den fazla yolu vardır. Sitenizin google’ın istediği gibi yayınlanması bunların en başında geliyor. Bu çok kapsamlı ve detaya giren bir konu. Örnek vermek gerekirse, İlk sayfaya çıkmanızı sağlayacak en önemli olay SEO’dur. SEO olan bir sitesi doğru seo yapılmasıyla birlikte zamanla ilk sayfaya çıkabilir.
Bir diğer yol ise Google Ads ile ilk sayfaya reklam olarak çıkabilirsiniz. Bu SEO’ya göre daha az zaman içinde 1 sayfaya çıkmanızı sağlar. Fakat reklam bütçenizin bitmesi ile 1 sayfada kalma sürenizde dolar.
Bu sebepten en iyi yol SEO ile 1 sayfaya çıkmaktır.
Dilerseniz aşağıda ki bağlantılara tıklayarak konuyla alakalı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler için 10 İpucu Dijital Reklam Ajansı Nedir? Seo Anahtar Kelimeler Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular: Nasıl İlk Sayfada Çıkabilirim?

WEB TASARIM NEDİR?

Web tasarımı, web sitesinin arama motorlarında erişilebilirliğini sağlayan, ana hatları ile kişi ve kurumları, ürün ve hizmetleri tanıtan grafik ve metinlerin bir araya geldiği kaliteli bir çalışmadır. Web tasarım nedir? denildiğinde kısaca kişi ve kurumların dijital ortamda görünen yüzü denilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Nedir?

GOOGLE ADWORDS NEDİR?

İnsanlar Google’a bir çok şey sorarlar.. Örneğin; Google Adwords nedir? yada Çengelköy’de Pizza gibi aramalar yaparlar. Bu kelimelere reklam verdiğinizde ise bu soruyu soran kullanıcının karşısına, reklamınız sayesinde sizin siteniz gösterilir. Anahtar kelimeler örnekti. Bunu kendi sektörünüz kendi hizmetlerinize göre değişen anahtar kelimeler ile kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Örneğin bir rent a car hizmeti veriyorsanız ve üsküdar’da hizmet veriyorsanızı reklam Adwords’de reklam verirken “Üsküdar’da araç kiralama” anahtar kelimesini eklediğinizde google bu kelimeyi yazan üsküdarda araç kiralama arayan kullanıcılara reklamınız gösterilir.
Yani kısacası, Google Adwords, Google aramalarda ve haritalarda işletmenizin sunduğu ürün veya hizmetlerin kullanıcılara daha kolay ulaşabilmesini sağlayan bir internet reklamcılığı sistemdir.
Sıkça Sorulan Sorular: Google Adwords Nedir?

WEB TASARIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

Web tasarım önemlidir. Çünkü düzgün ve kaliteli tasarlanmış bir web sitesi kullanıcıların gözünden bakıldığında zaman geçirmek için kayda değerdir. Ayrıca web tasarımı sadece kullanıcı açısından değil google içinde çok önemlidir. Sitenize puan verir ve index değerinizi hızlandırır. Doğru yapılmış bir tasarım ile hem masaüstü bilgisayarlarda hemde telefon, tablet gibi diğer mobil cihazlarda duyarlı çalışır.
Yani aslında web tasarım yaparak markanızı kullanıcılara ve Google kimlik olarak imaj olarak algılattırır.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Neden Önemlidir?

RESPONSİVE TASARIM NEDİR?

Responsive duyarlı anlamına gelmektedir. Yani kısacası web sayfanızın bilgisayarlardaki görüntüsünün bozulmadan tablet, telefon gibi mobil cihazlarda da aynı kalitede ufaltılmış duyarlı halidir.
Sıkça Sorulan Sorular: Responsive Tasarım Nedir?

SEO'NUN FAYDALARI NELERDİR?

Aslında bu soru çok genel ve uzun cevaplara dayanıyor. Fakat kısaca anlatmak gerekirse Seo 7/24 ücretsiz reklam vermek gibidir.
Google ads ile reklam vererek 1. sayfa da yer alabilirsiniz. Ama bunun için ödeme yapmanız gerekmektedir.
Fakat SEO ile hazırlanmış veb sitesi çalışma yaptığınız anahtar kelimelerde Google’da 1. sayfada ücretsiz ve kesintisiz olarak gösterilirsiniz.
Tabi SEO uzun vadede devamlılık gerektiren bir yoldur. Minimum 6 ay seo çalışması ile belirlenen çalışılmış kelimelerde yükselirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: SEO’nun faydaları nelerdir?

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal medya yönetimi; Dijital ortamda sayfa ve hesapların kullanılırken bunun nasıl olması gerektiğini, nasıl yollar izleneceğini, herhangi bir durum karşısında hangi yöntemlere başvurulacağını, marka tanıtım ve yönetimlerinin nasıl olması gerektiğini ve tüm bunların düzenli ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine verilen addır. Sosyal medyanın günümüzde sahip olduğu yer çok güçlüdür.
Hedef kitle belirleme sosyal medya yönetimin en önemli noktalarındandır. Yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanları belirlenen kitlenin bilinmesi gereken unsurlarındandır. Hedef kitlenin ilgisini çekmek adına anket yapılabilir. Ve hatta özel günlerde verilen hediyelerle birçok kişi çekilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Sosyal Medya Yönetimi Nedir?

MOBİL SEO NEDİR?

Mobil SEO sitenizin iç seo ayarlarını yapmanız gibi mobilede de etki edeceğini bilmelisiniz.
Eğer web sitenizi zaten arama motorları için optimize ettiyseniz, mobil SEO çalışmaları için çok da yorulmayacaksınız diyebiliriz.
Bir mobil sitenin dizaynı, kullanıcılar ve arama motoru botları için çok önemlidir. Mobil dizayn ile ilgili yapılması gerekenler:

Responsive Tasarım mı, Ayrı Mobil Site mi?

Web siteniz Mobil uyumlu değilse, vermeniz gereken en önemli karar: Mobil sitenizin; responsive mi, dinamik mi yoksa ayrı mobil site mi olacağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Mobil SEO Nedir?

ORGANİK ARAMA NEDİR?

Sitenize SEO uyguladığınızda reklam vermeden google aramalarda potansiyel müşterileriniz tarafından bulunmanızı sağlayan aramaya verilen isim Organik Aramadır.
Organik aramalarda yani reklamsız ücretsiz googleda arandığınızda bulunabilmeniz SEO ile mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular: Organik Arama Nedir?

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN ANAHTAR KELİME NEDİR?

Google reklamları için anahtar kelimeler sektörel olarak değişir. Her sektör için farklı anahtar kelimeler kullanılır. Örneğin bir ayakkabı satıcısının anahtar kelimeleri ile araba kiralama firmasının anahtar kelimeleri ortak değildir. Sektöre göre değişiklik göstermektedir.
Anahtar kelimelerinizi ayarlarken bu kelimeleri reklamlarda kullanmadan önce sitenizde de yer aldığına dikkat edin.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için anahtar kelime nedir?

NEDEN İNSTAGRAM REKLAMLARI?

İnstagram reklamları google reklamları (Google Ads) farkı tamamen sizin yaptığınız işe bağlıdır. İnstagramda ki kullanıcı kitlesi sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Yada Google aramalarda ki. Bu tamamen sizin verdiğiniz hizmetle ilgilidir.
Örneğin; Sizin kitleniz gençlerden oluşan ve sadece erkekleri baz alabileceğiniz bir kitle var. Ve bu kitleye Yüzme etkinliği yapıyorsunuz. Bunu adwords’de yapmanız daha zor ve uğraş gerektirir. Fakat instagram üzerinden bu genç kitleye görseller ile yada video ile bir reklam paylaşarak daha kısa ve net bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Fakat dediğim gibi bu kitleye adwords’de de ulaşabilirsiniz. Bu tercih meselesidir. Fakat bazı durumlarda adwords bazen instagram ve hatta bazen kitlenizin facebook’da olduğunu görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Neden İnstagram Reklamları?

FACEBOOK REKLAM MODELLERİ

Facebook size reklam verme amacınıza uygun modeller sunar. Bu reklam modelleri temelde şöyledir;
1) İnternet Sitesi Tıklamaları
2) İnternet Sitesi Dönüşümlerini Artırma
3) Sayfa Tanıtımını Yapma
4) Gönderileri Öne Çıkarma
5) Uygulama Yüklenmesini Sağlama
6) Uygulama Etkileşimini Artırma
7) İşletmenizin Yakınındaki Kişilere Erişme
8) Etkinlik Katılımını Artırma
9) İnsanların Teklifinizi Almasını Sağlama
10) Video görüntülemeleri
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklam Modelleri

FACEBOOK REKLAMLARI ETKİLİ Mİ?

Bu soruyu yanıtlamadan önce Facebook’un kullanım oranlarına dair kısa bir bilgi verelim. Facebook, son rapora göre toplamda aylık 2,13 milyar kullanıcıya sahip. 7,6 milyar olan dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda her 3-4 kişiden birinin aktif olarak Facebook kullandığını söyleyebiliriz. Üstelik Facebook’ta hemen hemen her kesimden kullanıcı bulunuyor. Her yaştan, cinsiyetten ve meslekten kullanıcının yer aldığı Facebook’ta bu kadar çok kullanıcının olması da markaları bu kanaldan reklam yayınlamaya yönlendirdi.
Öncelikle yeni kurulan bir markanız varsa veya Facebook’ta yeni bir sayfa açtıysanız reklam çalışması oluşturmalısınız. Çünkü Facebook’un algoritması değişti. Yeni algoritmaya göre Haber Kaynağı’nda yani ana sayfada kişisel Facebook hesaplarının paylaşımları yer alacak. Bu sebeple markaların işletme sayfalarında gönderi paylaşmaları yeterli değil. Kendilerini ön plana çıkarabilmek, kullanıcıların görmesini sağlamak için reklam yayınlamak şart. Üstelik yeni kurulan bir Facebook hesabı için sayfa beğeni reklamı açılmalıdır. Mevcut takipçisi olmayan veya az olan işletme sayfalarının etkili olabilmesi de oldukça zor.
Daha fazla bilgi edinmek için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklamları Etkili mi?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/sikca-sorulan-sorula
Daha fazla sormak istediğiniz soru varsa

Bizimle Konuşmaktan Çekinmeyin

Tek seferlik Ads Kampanyası oluşturmak mı istiyorsun? Yoksa reklam hesabının aylık yönetilmesini mi? Eğer hala karar veremediysen bizimle iletişime geç birlikte karar verelim.
Bunlardan birine ihtiyacın olabilir; Web Tasarım, SEO, Sosyal medya reklamları veya Logo tasarımı. Aşağıdaki E-posta hesabına mail atabilir yada direk arayabilirsin.
Email [[email protected]](mailto:[email protected])
Call Now! +90 530 460 6357
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]


2020.07.06 16:14 umzugbasel Deprem Kafesi Nedir?

Deprem Kafesi depreme beklenmeyen bir anda, hazırlıksız bir şekilde yakalanılması durumunda, hayatta kalmaya imkan veren ve ihtimaller dahilinde, bir göçük altında kalma ve de kurtarılmayı beklerken sakin ve sağlıklı kalabilmek adına gerekli olan ihtiyaçları tümüyle barındıran 'deprem odası' sistemine benzeyen çelik sığınaklardır.
Deprem kafesi dilimizde deprem kabini ve deprem yatağı olarak da adlandırılmaktadır. Tarif edilen ürün aynıdır.
Peki kimler tarafından üretilir bu deprem kafesi derseniz, Hulk Deprem Kabini bu işin en iyilerindendir.
Hulk Deprem Kafesi
Hulk Deprem Kafesi sizlerin ve sevdiklerinizin can güvenliğini korumakla yükümlüdür.
İçerik olarak;
88 Parça ilkyardım çantası
Geniş Ortopedik Yatak
Yangın söndürme tüpü
3 adet gaz maskesi, 3 adet toz maskesi
30.000 mAh Powerbank
Hızlı Şarj Başlığı ve 3 metre şarj kablosu
Led el feneri
Deprem düdüğü
Demir kesme makası
Demir çekici
Murç
Keser
İş eldiveni ve baret
gibi Deprem sırasında ihtiyaç duyacağınız tüm malzemeleri barındırır.
submitted by umzugbasel to u/umzugbasel [link] [comments]


2020.06.15 13:48 karanotlar Vebayı Camus'nün felsefesiyle alt etmek

YİĞİT BENER
Albert Camus’nün Veba’sı, hem salgınla mücadeleyi hem de alegorik olarak faşizme karşı direnişi odağına alan çok katmanlı bir roman: Farklı bir gözle yeniden okunmayı denemeli…
Corona günlerinde tüm dünyada en çok okunan ve yorumlanan kitaplardan biri kuşkusuz Albert Camus’nün 1947 tarihinde yayımlanan romanı Veba.
Türkçede ilk kez geçtiğimiz Nisan ayında Artı Gerçek’te yayımlanan ve Camus’nün muhtemelen 1941’de – yani Veba’nın yayımlanmasından altı yıl önce- yazdığı Vebayla Boğuşan Hekimlere Tavsiyeler adlı metin, Veba’nın yeniden okunmasına zenginlik katacak birkaç kilit cümle içeriyor.
Bunlardan ilki, böyle bir dönemde kimsenin paçayı sıyıramayacağını, fildişi kulesine çekilemeyeceğini vurgulayan bir uyarı: “Vebanın hüküm sürdüğü bir ülkede hiç kimse hastalık bulaşmış bir nesneye dokunmadan edemez.”
Asıl püf noktası ise, ölümle baş etmenin önemi vurgulayan paragrafın ardından gelen şu cümle: “Size bir felsefe lazım.”
Başka bir deyişle, Camus bu mücadelede tıbbi bilginin, ilaçların, hekimlerin gayretinin tek başına yeterli olmayacağını düşünerek bir genel çerçeve, bir “mücadele felsefesi” öneriyor ve bu felsefenin ana hatlarını şu cümlelerde özetliyor:
“Her şeyden önce, asla korkmamalısınız. (…) Netice itibariyle korku insanı hastalığın etkisine açık hale getirir.” “Bu hastalığa veba adı verildiğinden bu yana hep olduğu üzere insanların sinek gibi ölmelerine asla, ama asla alışmamalısınız”. “Diğerlerini tedavi etmeyi reddedenlerin yapayalnız, kendini feda edenlerin ise topluca öldüğü; doyumun doğal sonucuna eremediği; liyakatin düzeninin bozulduğu; mezarlıkların dibinde dans edilen; hastalık bulaştırmamak için sevgilinizi kendinizden uzaklaştırdığınız; cinayet suçunun asla cani tarafından üstlenilmediği ve bir korku anının şaşkınlığında tayin ettiğimiz günah keçisi bir hayvana yüklendiği bu korkunç kargaşaya yönelik isyanınız asla dinmeyecek”. “En kadim ayinler kadar köhne olan dinin hizmetine girmeyeceksiniz. (…) Velev ki o din bize gökten inmiş olsun, o zaman da göğün adil davranmadığını söyleriz.” “Gün gelecek, herkesin korkusunun ve acısının sizde uyandırdığı tiksintiyi haykırmak isteyeceksiniz. İşte o gün, benim size önerebileceğim çareler de tükenmiş olacak…”
Yazarın birçok söyleşisinde açıkça belirttiği gibi, Veba dar anlamda salgınla mücadeleyi ele alan bir roman değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı dönemine denk düşen yazım sürecine damgasını vuran faşizme karşı direnişin bir alegorisi. (dolayısıyla faşizme karşı mücadelede de militan gücün, eylemlerin, silahların yetmeyeceğini, bir felsefe gerektiğini düşünüyor)
Veba’nın güncelliğinin katmerli olmasını sağlayan, romanın bu çoğul katmanlı yapısı olsa gerek.
Bu da bize Veba’yı iki ayrı ana eksende ele almaya götürüyor. İlki, romanın hemen tüm salgın/afet/savaş/toplu felaket anlatılarına ortak olan yönleriyle, ikincisi Camus’nün özgün katkısı olan felsefesi ışığında. Bu ikinci eksende bundan belki bir ölçüde bağımsız olarak yine Camus’ye özgü yan açılımlara ayrıca değinebiliriz.
Camus, romanın “bireysel anlatı”yla “kolektif anlatı” şeklinde ayrıştırabileceğimiz ikili bir anlatım tekniğine sahip olduğunu açıklıyor bir söyleşisinde.
Bunun da roman içindeki beş ayrı bölüme denk düştüğünü belirtiyor: hastalık öncesi bireysel yaşam (bireysel anlatı); ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bireyle toplumsalın yollarının kesişmesi (bireysel ve kolektif anlatı); hastalık sürece tam hâkim olduğu andan itibaren her şeyin iç içe geçip bir “alaşıma” dönüşmesi (salt kolektif anlatı); hastalığın gerilemesiyle bireyle toplumsalın yeniden ayrışmaya başlaması (bireysel ve kolektif anlatı); sonrasında yeniden bireyselin öne çıkması (bireysel anlatı).
YAS SÜRECİ
Bir farklı yaklaşım, romanı, salgının kesinleşmesi ve kentin karantinaya alınmasıyla başlayan bir yas sürecinin (yani olağan yaşamın sona ermesinin yasının) aşamalarına koşut olarak ele almak olabilir.
Aslında Covid salgını dahil birçok toplumsal felakette ve bunları konu alan roman ve filmlerde bu aşamaların (inkâr, öfke, pazarlık, çöküntü, kabullenme) izini sürmek mümkün.
Şok / İnkâr / İnanamamak
“Vebalar da savaşlar da insanı hazırlıksız yakalarlar.”
Yazar, salgınla savaşlar arasında bir benzetmeye giderek, kendi başına gelmedikçe insanların felaketlerin gerçekten mümkün olduğuna inanmakta güçlük çektiklerini vurguluyor:
“Bundan böyle yurttaşlarımız bir şeyin farkına varıyorlardı: küçük kentimizin farelerin güneşte ölmesi ve kapıcıların tuhaf hastalıklardan yaşamlarını yitirmesi için belirlenmiş bir yer olabileceği asla düşünmemişlerdi”. (…) “Bir savaş patladığında insanlar, ‘Uzun sürmez bu, çok aptalca’ derler. Ve kuşkusuz bir savaş çok aptalcadır, ancak bu onun uzun sürmesini engellemez. Budalalık hep direnir.”
Bu aşamada insanlar ne kadar kırılgan olduklarını idrak ediyorlar. Tıpkı kentin kapıları kapanınca, uzun süreli bir ayrılığa hazır olmayan eşlerin, sevgililerin, aile fertlerinin bir anda -vedalaşma fırsatı dahi bulamadan- ayrı düşmeleri örneğinde olduğu gibi.
Öfke
Hastalık gerçeği artık inkâr edilemez şekilde kendini dayattığında, şaşkınlık ve inkâr yerini öfkeye ve bu öfkenin yönelebileceği bir sorumlu arayışına bırakıyor: Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan bir günah keçisi ve/veya bu süreci iyi yönetemediği için yaşanan sıkıntılara yol açmakla suçlanacak idari bir sorumlu.
Romanda bunun tipik örneği, apartmanda fare ölülerinin çoğalmasına karşın inatla “bizde fare yok, dışarıdan birileri getirmiş besbelli” diyen kapıcının yaklaşımıdır.
Zaten salgınlarda “olağan suçlu” konumundaki belirli azınlıkların (örneğin Yahudilerin, Çingenelerin, “cadıların”, vb) ya da kırılgan başka toplumsal kesimlerin hastalığın yaygınlaşmasından sorumlu tutulması ve nefret nesnesine dönüşmesi sık rastlanan bir olgu değil midir? AİDS salgınında eşcinseller, Sars salgınında topluca katledilen Misk kedileri, Covid salgınında da “olur olmaz şeyler yeme alışkanlıkları nedeniyle” Çinliler…
Camus bu tür durumlarda söylentilerin, kehanetlerin ve komplo teorilerinin çok rağbet gördüklerini hatırlatıyor, tüm kehanetlerin ortak yönünün rahatlatıcı özellikleri olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bir tek veba rahatlatıcı değildi!” Bu batıl inançların din yerine geçtiğini de ayrıca vurguluyor.
Günümüzde sosyal medya bu söylentilerin katmerli olarak ve daha hızlı yayılmasına da hizmet ediyor. Ancak geçmişte kulaktan kulağa yayılarak koca bir kenti bir anda yangın yerine çevirme potansiyelini taşıyan söylentilerin yarattığı tehlikeli durumdan farklı olarak, sosyal medyada kontrol ve denge mekanizmaları da var: Bu tür süreçlerde Teyit gibi sanal yayın organlarının ve onun bir türevi olan Covid-19 Postası’nın sağduyu katkılarının değeri gerçekten paha biçilmez.
Pazarlık
Romanda çeşitli örnekleri verilen üç tarz davranış ön planda: Alınan sert önlemlerin yumuşatılmasını talep edenler, en azından başkaları için değilse de “kendileri” için böyle bir talebi öne sürenler; hastalığın gerçek boyutlarını sorgulayanlar, örneğin ölü sayısının “abartıldığı kadar” çok olup olmadığını tartışmaya açanlar, bunun neye denk düştüğüne kuşkuyla bakanlar; bir de romandaki gazeteci Rambert gibi bireysel çözüm arayışına girerek kuralların dışına çıkmaya, kaçmaya çalışanlar.
Çöküntü / Acı / Hüzün
Camus, insanların belli bir aşamadan sonra manevi bir çöküntüye girdiklerini ve “veba düzlemine” geçtiklerini anlatıyor romanında. Vebanın düzlemi “vasat, monoton, renksiz bir yinelemeden” ibaret olduğu için insanların da sıradanlaştıklarını aktarıyor: “Kimsede yüce duygular kalmamıştı” saptamasını yapıyor.
Ayrıca herkesin kendi içine kapandığını, birbirlerinin duygularını anlamaz hale geldiklerini ve kimsenin kimseye yararı kalmadığını anımsatıyor.
Ölümün olağanlaşması oranında büyüklük, aşkınlık duygularının da yitirildiğinin, her şeyin basit bir hayatta kalma yarışına döndüğünün altını çiziyor.
Dostlukların, özellikle de aşkların anlamını, değerini yitirdiğini uzun uzun betimliyor. “Aşk var olmak için kendine bir gelecek hayal etmelidir oysa bizde sadece uçucu anlar kalmıştı” diye belirtiyor.
Yazar, vebanın değer yargılarını da sildiğini ekliyor. Kimsenin artık yediğinin, içtiğinin, üst başının kalitesine aldırış etmez hale geldiğini, “her şeyi toptan, olduğu gibi kabul etmeye” başladığını gözlemliyor.
Covid salgınında paradoksal olarak bu süreç örneğin AVM’leri kentin yeni “agorası” haline getiren bir yaşam tarzından AVM’lerin kapalı olduğu bir yaşama geçişte buna pekâlâ alışılabildiğinin saptanmasına, yani kapitalizmin dayattığı tüketim toplumu modelinin insanın gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan ne kadar uzak olduğunun kısmen de olsa sorgulanmasına olanak sağladı. Bunu da sosyal medyanın yaşanan bireysel deneyleri bir ölçüde paylaşama, birlikte yorumlama fırsatı sunmasına bağlayabiliriz ola ki.
Kabullenme
“Yurttaşlarımız yola gelmişti, uyum sağlamışlardı, öyle denir ya, çünkü başka türlü yapacak bir şey yoktu”.
Hastalıkla yaşamak zorunda kalınması gerçeğinin toplum tarafından kabullenildiğini, romanda uzun betimlemelerle aktarılan cenazelerin kaldırılışındaki evrimde izlemek mümkün: Önce sadece yakınların katılımıyla dini törensiz ama mezarlıktan kaldırılan cenazeler, ölü sayısının artmasıyla artık sadece görevlilerin eliyle ve alelacele, özel olarak açılmış kireç dolu çukurlara topluca atılıveriyor ya da yakılıyor.
Cenaze töreni başlı başına yas sürecinin önemli bir unsuru olduğu için aileler, başlarda nispeten daha gelişkin törenleri bile yetersiz bulup isyan ederken, salgın kente iyice çöreklendiğinde artık cesetlerin “tıbbi atık” muamelesi görerek kaşla göz arasında yok edilmesini dahi olağan karşılar hale geliyorlar.
O kadar ki, yazar bu süreci anlatırken kara mizaha bile başvurmaktan çekinmiyor: “(...) Çok iyi bir örgütlenmeydi bu ve vali memnun kaldı. Hatta Rieux’ye bunun eski vebaları anlatan tarih kitaplarında karşılaştığı Zencilerin ölüleri taşıdığı el arabalarından daha iyi bir şey olduğunu söyledi”. Hak veriyor Rieux: “Aynı türden gömme işlemi bu, ama biz fişler hazırlıyoruz. Tartışmasız bir ilerleme var.”
MÜCADELE FELSEFESİ
Toplu felaketin ve bunun insanlar üzerindeki etkilerinin betimlenmesi hem birçok başka yazarın benzer içerikli kitaplarda anlattıklarıyla hem de mevcut pandemi sırasında dünyanın dört bir köşesinde yaşananlarla büyük ölçüde örtüşüyor.
Camus’nün asıl özgün katkısını, hastalıkla mücadele sürecinde roman kişileri (özellikle Dr Rieux, yer yer Tarrou) aracılığıyla ortaya koyduğu genel felsefi yaklaşımda aramak gerek.
Hastalık toplumda zaten var olan sorunları, dengesizlikleri, hastalıklı yapıyı ortaya çıkarıyor; eşitsizlikleri körüklüyor.
Bunu romanın başlarındaki anlatımda, varlıklarından haberdar dahi olunmayan binlerce lağım faresinin birden ve topluca yüzeye çıkmaları alegorisinde ya da romanın değişik bölümlerinde betimlenen toplumsal eşitsizliklerde, karantina döneminde bunların yol açtığı sorunlarda, çatışmalarda görmek mümkün.
“Veba işini görürken çok etkili bir tarafsızlık sergilediği için bir eşitlik duygusuna yol açmalıydı, oysa bencilliklerin doğal işleyişi nedeniyle tam tersine, insanlar adaletsizliği yüreklerinde çok daha keskin biçimde hissediyorlardı.”
İnsanlıktan çıkma riskine karşı uyarı
Yazar, ölümlere ve hastalığa salt istatistiki bir bakışla yaklaşılmasına isyan ediyor ve insanlığından arındırılmış bir ölünün basit bir rakama dönüştüğünü vurguluyor. (“üç, beş, on, yüz terörist etkisiz hale getirildi” ya da “üç, beş, on, yüz şehit verildi” söyleminde olduğu gibi)
Hatta roman kahramanının zihninde, insanları ölüm gerçekliği ile yüzleştirmek için şaşırtıcı bir yöntem bile düşlüyor: “Madem insanlar ölümün gerçek anlamını ancak birinin cesedini gözle görünce anlıyorlar, o zaman bunu gözlerine sokmalı. Beş büyük sinemadan aynı anda çıkacak on bin kişiyi kent meydanında öldürmeli ki toplu cesetleri görünce herkesin kafasına dank etsin! Öyle olunca bu isimsiz yığının gerçek insanlardan oluştuğu, bir yüzleri olduğu anlaşılır…”
Başka bir deyişle, insanların sinek gibi ölmelerine asla alışmamak gerek! Dr. Rieux bu düşünceyi şöyle vurguluyor: “Felakete alışmak, felaketin kendisinden bile beterdir.”
Boyun eğmemek ve dine başkaldırı
Romanın kilit öneme sahip kişilerinden biri de “herkesin saygı duyduğu” papaz Panneloux.
“Becerikli bir hatip” olarak sunulan Panneloux’nun vaazı, yazara dinle hesaplaşma fırsatı veriyor. O andan itibaren salgının ortasında sivrilen iki temel ama zıt karakter olarak ortaya çıkan hekim Rieux ve rahip Panneloux’nun farklı bölümlere dağılan felsefi tartışmaları, bir yönüyle klasik din/ateizm/laiklik sorunsalının iki ayrı düzlemine denk düşüyor.
Daha soyut düzlemdeki tartışmada roman karakteri Rieux’yü (ve aslında belli ki yazar Camus’yü) isyan ettiren en önemli ahlaki mesele, dinin “tanrının yolundan uzaklaşmak” ve “günahkâr” olmakla suçladığı felaketzedeleri başlarına gelenden sorumlu tutuyor olması.
Panneloux’nun romanda tüm bir bölüme yayılan ve kutsal kitaptan, dini efsanelerden referanslarla süslü vaazı, dinci zihin dünyasını neredeyse karikatür düzeyinde ayrıntılarla betimliyor ve bu zihniyeti “Kardeşlerim, felaketin içindesiniz, kardeşlerim bunu hak ettiniz” sözleriyle billurlaştırıyor.
Vaazın içeriği okura zaman zaman “bu kadarı da olmaz” dedirttiği için bu bölümde bir Fransız aydını olan yazarın “laikçi/aydınlanmacı” hezeyanlara kapıldığını düşünmek mümkün. Gel gör ki Covid salgınında medyada rastladığımız benzer içerikleri suçlamalar, örneğin en yetkili dini otoritenin eşcinselleri hastalıkların yayılmasından sorumlu tutması yazarın pek de abartmadığını göstermiyor mu? Herkesi etkileyen toplumsal felâketler karşısında çaresiz kalan insanlarda ilahi adaleti bile sorgulama, hatta kendilerini korumayan Tanrılarına isyan etme eğilimleri belirlediği için, dini otoriteler söylemi sertleştirme ve Tanrının gazabı tehdidiyle korku salarak cemaati yeniden hizaya sokma ihtiyaç duyuyor belli ki.
İşler kötüleştikçe sertleşen bu dini söyleme kendi coğrafyamızda yıllardır maruz kalmıyor muyuz? (1999 Körfez depremi sonrasında sallanan “7.4 yetmedi mi?” pankartını unutmak ne mümkün!) Panneloux’nun sert sözleriyle bizim yöredeki dinci söylemin arasındaki temel fark, bizdeki suçlayıcı cümlenin romandaki kadar kapsayıcı olmayışıdır, yani “kardeşlerim” hitabından yoksun oluşudur. Bizde bu tarz bir dinciliğin sözcüleri aynı içeriği daima ötekileştirerek dile getirmeyi, doğrudan hedef gösteren bir nefret söylemine çevirmeyi tercih ediyorlar. (günahkâr olan daima “öteki”, cemaat dışı)
Bu zihniyet farkının bir başka örneği, romanda masum olduğu varsayılan bir çocuğun ayrıntılı ve sarsıcı bir biçimde betimlenen ölümünün rahip Panneloux’nun bile ilahi adalete inancını derinden sarsmasıdır. Bu anlamda Panneloux karakteri, örneğin Umberto Eco’nun Gül’ün Adı romanında betimlediği engizisyon sözcüsünden oldukça farklı, vicdan sahibi bir din adamı. Bizim coğrafyamızın dinci söylemi engizisyon dönemi söyleminin şiddetine daha yakın duruyor: Bu akımların sözcüleri benzer vakalarda “masum çocukların” ölümünün bile aslında “ebeveynlerinin günahının kefareti” olduğunu savunarak “günahkârları” toptan, aile boyu “cezalandırmaktan” yana tavır almıyorlar mı? Ne de olsa bizim yörelerde kan davaları bireyselden çok kavim ya da aile boyu hesaplaşmalarla yürütülüyor, cadılar teker teker değil topluca yakılıyor, günahkâr semtler, hatta koca kentler toptan yıkılıyor…
Panneloux ise, sonunda kendi de hastalandığında, tutarlı olmak adına hekimden yardım istemeyerek kendini Tanrının merhametine terk etmeyi yeğler… ve ölür.
Tanrıya karşı işlendiği varsayılan suçların faturasının bu kadar gaddarca kesilmesi Dr Rieux’yü “ilahi adalete” ve böylesi bir dini inanca karşı isyan ettirse bile, aslında yazar da insanları başlarına gelenden kısmen sorumlu tutmaktadır: Onun gözünde de adaletten ve akılcılıktan yoksun toplumsal düzen ve onun çıkarcı yönetim biçimi salgının etkilerinin bu derece yıkıcı olmasından doğrudan sorumludur.
Hatta bunun da ötesinde, insanlar kişisel yaşamlarında yaptıkları hatalardan ve birbirlerine karşı işledikleri bireysel suçlardan ötürü de suçlu ve sorumludur. Bunu en net biçimde romanın sonlarına doğru geçmişte kalan militan yaşamındaki hatalarını Dr Rieux’ye itiraf ederek adeta “günah çıkaran” Tarrou karakteri ifade eder: “Ben zaten buraya gelmeden de vebalıydım, insanlara veba bulaştırmamak için onlardan uzak durmaya karar vermiştim”.
Günümüzde de benzer şekilde, bu akıl dışı düzeni yarattığımız (ya da yeterince itiraz etmediğimiz) için hastalığı manevi olarak hak ettiğimize dair suçlayıcı bir söyleme rastlıyoruz. Ayrıca, doğayı tahrip ederek salgından bizzat sorumlu olduğumuzu vurgulayan bir söylem de sıklıkla karşımıza çıkıyor.
Öte yandan, kapitalist düzenin yarattığı çevre felaketleri ve bunların doğa üzerindeki yıkıcı etkileri, bunların da sonunda dönüp insanlara da büyük zararlar verdiği malum. Covid salgınında da bu süreci izlemek mümkün. Öte yandan, insanlar doğaya bu kapsamda zarar vermeden binlerce yıl önce de canlıları etkileyen ölümcül salgınlar yok muydu?
Doğanın düzeni bozulduğunda bunun dar anlamda biyolojik ve maddi açıdan fiili sonuçlarının olacağını belirtmek gerek elbette. Ancak bunun bir adım ötesinde geçerek doğanın bizleri “cezalandırdığını” iddia etmek ne derece mümkün? Doğa manevi bir düşünce yapısına, vicdani bir güdüye, yani “insanları yanlış davranışlarından ötürü cezalandırma” amacına sahip olabilir mi gerçekten? Böyle düşünürsek, Doğayı Tanrı düşüncesine ikame etmiş, yani bu sefer de “doğa temelli” yeni bir mistisizm üretmiş olmaz mıyız?
Romandaki dinle hesaplaşmanın daha ikna edici boyutu, soyut tartışmalardan çok, işin asıl pratik/pragmatik düzleminde ortaya çıkıyor. Camus’nün her şeyin Tanrı’nın iradesi olduğunu ve buna karşı çıkılamayacağını kabullenmeyi reddetmesinin daha temel ve pragmatik nedeni, böyle bir ön-kabulün salgınla mücadeleyi imkânsız hale getirmesi endişesidir.
Bu yaklaşımın şu cümlede billurlaştığını söyleyebiliriz: “Dr Rieux eğer mutlak güçte bir Tanrı’ya inansaydı, insanları iyileştirmeyi sürdürmez, bu görevi ona bırakırdı”.
Oysa Rieux bir hekimdir ve onun işi, görevi, her koşulda mesleğini yapmaktır. Onun, “mücadele etmekten başka seçeneği” yoktur. Camus için bu hem bireysel, varoluşsal bir tercihtir hem de ölüme teslim olmak dışındaki tek seçenektir.
Başka bir deyişle, “Tanrının var olup olmamasının” ve bu ilahi düzenin gerçekten “adaletli olup olmamasının” ya da “insanların başlarına gelen felaketi hak edip etmemelerinin” çok ötesinde, asıl mesele şudur: Salgınla, toplumsal felaketlerle, savaşla karşılaştığınızda, işi Tanrı’ya havale ederek duayla yetinmek, insanları yok edecek olan bu afete teslim olmakla eşdeğerdir.
Mücadeleden başka çare yok!
Dolayısıyla Camus’nün mücadele felsefesi bir yönüyle çok sadedir: “O sıralar kentimizde türeyen birçok yeni ahlakçı hiçbir şeyin işe yaramayacağını ve diz çökmek gerektiğini söylüyorlardı. Oysa şu ya da bu biçimde savaşmak ve diz çökmemek gerekiyordu. Tüm sorun ölü sayısını olabildiğince aza indirmek ve ayrılıkların sonsuza dek sürmesini engellemekti. Bunun için de tek bir yol vardı, vebayla savaşmak. Bu gerçek hoşa giden bir şey değildi, yalnızca tutarlıydı. Bununla birlikte getirdiği sefalet ve acıyı düşünürsek, vebaya boyun eğmek için deli, kör ya da korkak olmak gerekir”.
Sıradan insanların mücadelesi / işini yapmak / kahramana gerek yok
Camus’ye göre bu mücadele süper kahramanların, büyük şeflerin, dahi önderlerin, ulu kurtarıcıların değil, sıradan insanların işidir: “Anlatıcı yalnızca mantık çerçevesinde önemli gördüğü bir kahramanlığı ve iyi niyeti güzel sözlerle yüceltmeyecek”.
Nitekim Dr Rieux: “Tüm bunlarda kahramanlık diye bir şey söz konusu değil. Dürüstlük söz konusu. Bu gülünç gelebilecek bir düşünce, ama vebayla savaşmanın tek yolu dürüstlük” dediğinde, gazeteci Rambert ona “dürüstlük nedir?” diye sorar. Rieux’nün yanıtı da çok sadedir: “Bunun genelde ne olduğunu bilmiyorum. Ama benim durumumda mesleğimi yapmaktır”.
Zaten salgın tepe noktasına çıktığında sıradan insanlar gönüllü olarak mücadeleye katılırlar. Tarrou başı çeker, rahip Panneloux bile çabaya katkı verir. Başından beri hep kaçıp şehir dışına gitmeye çalışan gazeteci Rambert dahi “insan tek başına mutlu olmaktan da utanabilir” diyerek tam kaçabileceği gün kalmaya ve mücadeleye katılmaya karar verir.
Bunun iyi bir şey olduğunu kabul eden romanın anlatıcısı, “ama öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez. Belki bu mesleği seçti diye tebrik edilir. Biz de Tarrou ve ötekilerinin, iki kere ikinin başka bir şey değil de dört ettiğini gösterdikleri için saygıya değer olduklarını belirtelim, ancak bu iyi niyetin öğretmenin iyi niyeti, öğretmenin yüreği gibi bir yürek taşıyan ve insanlık onuru uğruna sanılandan daha kalabalık gruplar halinde bir araya gelebilecek kişilerin iyi niyeti arasında ortak bir şey olduğunu da belirtelim; en azından anlatıcının inancı böyle”.
Anlatıcı zaten roman içinde aktardığı onca soruna, tanık olunan onca kötülüğe karşın, iyi insan sayısının kötülerden çok daha fazla olduğunu sürekli vurgular: “İnsanların çoğu kötü değil, iyiler daha çok…”
Anlatıcının -aslında yazarın- bu konudaki ısrarı çok temel bir ayrışmaya denk düşüyor aslında: Camus olağandışı meziyetlere sahip “ulu kurtarıcılara” tapınmaktan yana değildir; o nedenle sıradan insanların, milyonların mücadeleye verdikleri belirleyici ama “olağan” katkıların altını çizmeyi yeğler.
Oysa Nazilerin yenilgiye uğratılmasının ardından savaş sonrası yeni iktidarların belirleneceği bu geçiş dönemi, savaş galibi çeşitli siyasi güçler arasındaki güç paylaşımı ve iktidar savaşları dönemidir aynı zamanda. Güç devşirmenin bir yolu da savaş sırasındaki kahramanlık anlatılarının sunacağı meşruiyeti ve prestiji sömürmektir. Bir yandan De Gaulle mitleştirilirken, komünistler de “halkların babası” Stalin’i kahramanlaştırma çabasındadır.
Camus ise, örneğin ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarını mahkûm eden nadir Batılı aydınlardan biridir. O bu eylemde “savaşı resmen sona erdiren” bir zafer değil, yüz binlerce insanı katleden bir barbarlık ve “insanlığı intiharını” görür.
Aynı şekilde Camus, sadece Nazilerin toplama kamplarını değil, Sovyetler Birliğindeki toplama kamplarını ve totaliter uygulamaları da mahkûm etmekten yanadır. Buna karşılık örneğin Sartre’ın başını çektiği aydınlar ise, yüceltilen Stalin’in yönetime, onun güdümündeki komünist partilere eleştirellikten arınmış bir destek vermekten yanadır.
YAN UNSURLAR
Ölüm cezası
Romanın sonlarına doğru, romandaki kilit kişilerden biri olan Tarrou, geçmiş yaşamıyla ilgili ayrıntıları Dr Rieux’ye anlatırken babasının savcı olduğuna da değinerek ölüm cezası karşıtı ayrıntılı savlar öne sürer.
Sanki romanın genel akışından kopukmuş izlenimi verebilen bu uzun ölüm cezası tartışmasını, “felsefi düzeyde ölüm kavramıyla hesaplaşan” bir romanda yer almasını çok da yadırgamamak gerek aslında.
Öte yandan, eğer romanın aynı zamanda bir faşizme karşı direniş alegorisi olduğunu düşünürsek, ölüm cezası konusunda savaş sonrası Fransa’da antifaşistler arası yaşanan tartışmalarla bağlantı kurmak da mümkündür.
Aydınların önemli bir kısmı bu dönemde “intikamcı” bir yaklaşım sergilemeyi yeğlemiştir. Bunun doğal bir uzantısı da “işbirlikçilerin” ve “hainlerin” kurşuna dizilmesidir.
Örneğin Sartre, hem savaş öncesinde hem de hatta savaş yılları sırasında bile saygısını ve hayranlığını eksik etmediği Céline’in “Almanlardan para aldığı için ırkçı görüşler savunduğunu” ileri süren bir makale yazar. Eğer o sıralar sürgünde olmasaydı, tek başına bu bile Céline’in de kuruşuna dizilmesi sonucunu doğurabilirdi.
Camus ise, ölüm cezasına çarptırılan ve Céline gibi ırkçı görüşlere sahip bir edebiyatçı olan Brasilliach’ın cezasının infaz edilmesini önlemeye çalışır, De Gaulle’e bu yönde bir mektup da yazar, ama başarısız olur.
Sürgün/Hapis
Yazar, karantina döneminde yaşananlarla sürgün ve hapiste yaşananlar arasında koşutluklar kurar: “Vebanın yurttaşlarımıza getirdiği ilk şey, sürgün oldu. O andan itibaren mahpus konuma geçmiştik bir bakıma ve geçmişimize indirgenmiştik. Bazılarımız her ne kadar gelecekte yaşama eğilimine sahip olsalar da bundan hızlıca vazgeçiyorlardı…” (…) “Böylece, tüm tutsakların ve sürgünlerin hiçbir işine yaramayacak bir bellekle yaşaması demek olan o derin acıyı duyuyorlardı. Durmadan düşündükleri o geçmişin de üzüntülü bir özlemden başka tadı yoktu.”
Zamanın akışı
Özellikle de zaman kavramının ele alınışında Veba’yla sürgünü ya da hapsi ele alan başka eserlerin anlatıları arasında bir dizi benzerlik, yakınlık bulmak mümkündür.
Örneğin romanın başlarında hastalığın ortaya çıkış süreci günlük temelde ele alınırken (”ilk fare”, “ilk hasta”, “ilk ölüm”, “karantinada ilk gün”, vb.) bir süre sonra zamanın akışı tamamen bulanıklaşır, hatta zamanın akışını bile hastalığın seyri belirlemeye başlar. Hastalık öncesi dönemi andıran bir zamansal devinim ancak mevsim dönüşlerinde gözlemlenebilir hale gelir.
Bellek
Salgın nedeniyle karantinaya alınmanın doğurduğu en önemli sonuçlarından biri, belleğin giderek bulanıklaşmasıdır. Romanda bu süreçler ayrıntılı olarak ele alınır: “Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve geleceği elinden alınmış olarak insan kaynaklı adaletin ya da nefretin parmaklıklar arkasında yaşamaya mahkûm ettiği kişilere benziyorduk biz de.”
Bu bulanıklaşma sonucu hem kapanma öncesi “normal” hayatın ve o andan beri görülemeyen yakınların yüzleri giderek bellekten silinmeye başlar hem de şimdiki zaman anlamını yitirir ve gelecek tasarımının ortadan kalkmasıyla tüm bir yaşam tarzı uçup gider.
Tanıklık
Yazar işte bu nedenle kendi işlevini de yaşananlara tanıklık etmek olarak belirler: “[Anlatıcı] niçin araya girdiğini açıklamak ve tarafsız tanık üslubunu seçmeye özen göstermesinin anlaşılması istiyor. Ama bunu uygun, ölçülü bir tutumla yapmak istemiştir. Genel olarak gördüklerinden fazlasını anlatmamaya, veba dostlarına, gerçekte sahip olmayacakları düşünceleri yakıştırmamaya ve yalnızca rastlantı ya da kötü talihin kendisine sunduğu metinleri kullanmaya özen göstermiştir”.
Hatta anlatıcı bir aşamada “sanatın sağladığı imkanları da kullanmadığını” belirterek, romanın dilinin ve anlatımının fazla “düz” olduğunu yönünde sonradan yöneltilecek kimi eleştirileri peşinen boşa çıkartmıştır: Yazar Camus’nün bu roman için seçtiği anlatım tarzı ve seçilen dilin sadeliği kasıtlıdır: Anlatıcının [yazarın] derdi kendini öne çıkarmak, kahramanlaştırmak değil, “herkes adına konuşmaktı”.
“Dürüst bir yüreğin kurallarına uygun olarak, isteyerek kurbanın tarafını tutmuş ve insanları, aynı kenti paylaştığı insanları, yalnızca aşk, acı, sürgün gibi ortak inançları çevresinde birleştirmek istemiştir. İşte böylece, tek bir acı yoktur kentlilerce paylaşmasın, ya da tek bir durum yoktur kendisi de sahiplenmesin. (…) Sadık bir tanık olmak için özellikle olayları, belgeleri ve söylentileri aktarmalıydı. Ama kişisel olarak kendi söyleyeceği, kendi bekleyişini, kendi geçirdiği sınavları dile getirmemeliydi”.
Kadınlar
Romana yöneltilebilecek önemli eleştirilerden biri, kadın karakterlerin silikliğidir: Romanda nice kadın vardır ama aslında yoktular… Kadın ya uzaklara gitmiş eştir ya uzaklarda kalmış sevgilidir ya da yanı baştaki sessiz, şefkatli, varlığını pek hissettirmeden hizmet eden annedir, başka bir değişle hiçbiri özne değildir.
Gerçi bu durum hem Camus’nün başka kitaplarında hem de dönemim birçok başka eserinde karşımıza çıktığı için ayrıca ele alınmayı hak etmektedir.
Araplar
Bir diğer önemli eksik özne de Araplardır. Hikâye Cezayir’in Oran kentinde yaşandığı halde romanda tek bir Arap karakter yoktur. Başka bir deyişle Araplar kendi ülkelerinde yan karakter dahi olamayacak kadar siliktir, ki bu da hele bugünden geriye dönüp bakıldığında sömürge gerçeğinin çarpıcı bir dışavurumudur.
Bunu vurgulayan ilginç bir cümle, hastalığa veba tanısı konma aşamasında iki hekim arasındaki bir sohbete yansıyan şu cümledir: “Hem sonra, bir meslektaşın dediği gibi: Olamaz bu, herkes Batı’da bunun ortadan yok olduğunu biliyor”.
Demek ki o dönemde Cezayir birçok Batılı aydın tarafından “Batı”nın bir parçası olarak algılanıyor. Belli ki “Batı” bir coğrafya değil, aslında bir “habitat”: Batılıların yaşadığı her yer “Batı”dır!
Romandaki bu çarpıcı eksiklik, Camus’nün Cezayir doğumlu olması, bir dönem Cezayir Komünist Partisinde militanlık yapması, sömürge sistemine açıkça karşı çıkmış bir aydın olması nedeniyle daha da tuhaftır.
Gerçi Camus birçok çevre tarafından Cezayir’in bağımsızlığını desteklemediği ve Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi FLN’in sivilleri de hedef alan eylemlerine karşı çıktığı için çok eleştirilmiştir.
Öte yandan, Camus bağımsızlığı desteklememekle birlikte, sömürge sistemine son verilmesinden yana olduğunu her zaman açıkça belirtmiştir. Onun hayalini kurduğu sistem, bağımsızlığa gerek bırakmayacak şekilde eşitlik temelinde federal ya da özerklik türü yeni bir ortaklığa geçilmesiydi.
Camus’nün FLN’in sivilleri de hedef alınmasına karşı çıkması aslında Cezayir’e özgü değildi, daha genel anlamda “hedefe varmak için her yol mubah” anlayışına karşı çıkmasıyla alakalıydı.
Dolayısıyla, yazarın bu siyasi yaklaşımlarının doğruluğu yanlışlığı ayrı mesele, ama Veba’da bir Arap öznenin yer almayışını bu siyasi tartışmalara bağlamak pek doğru olmaz.
SONUÇ
Camus’nün Veba’yı yazarken bir yandan da bugün pandemi sırasında yaşayacaklarımızın bir kısmını neredeyse 80 yıl öncesinden görüp betimlemesi elbette hem onun dehasının hem de edebiyatın gücünün kanıtıdır.
Ancak Camus’nün asıl katkısı, toplumsal felaketlerle mücadele için bu romanda ortaya koyduğu felsefi yaklaşımdır.
Özetleyecek olursak: “İstesen de ‘bana ne’ diyemezsin/isyan edeceksin/ korkmayacaksın/insanların ölmesine razı olmayacaksın/gerekirse tanrıya bile karşı geleceksin/insanlık onuruna sahip çıkarak yılmadan mücadele edeceksin çünkü başka çaren yok/ama kendini de kahraman sanmayacaksın…”
Camus’ye göre edebiyatçıya düşen ise, bunu bir kahramanlık destanına dönüştürmeden mücadeleye tanıklık etmek, onu sonraki kuşaklara aktarmaktır.
Camus’nün bu romanda yaptığı tam da budur, anlatıcısı gibi o da: “Susanların arasında yer almamak, o vebalılardan yana tanıklık etmek, onlara yönelik adaletsizliği ve şiddete ilişkin en azından bir anı bırakmak ve felaketlerin ortasında neler öğrenildiğini, insanların içinde hor görülecek şeylerden çok, hayranlık duyulacak şeylerin bulunduğunu söylemek için burada son bulan anlatıyı kaleme almaya karar verdi.
Çünkü biliyordu ki insanlar kendilerini özgür sansalar da “felaketler oldukça kimse asla özgür olamayacak”; dolayısıyla tıpkı roman karakteri Rieux gibi o da “belki bir gün insanların bir mutsuzluk yaşaması ya da bir şeyler öğrenmesi için vebanın kendi farelerini uyandırıp mutlu bir kente ölmeye yollayabileceğinden haberi olmadığını biliyordu”.
İşte bunun için yazılışından onlarca yıl sonra yine ve yeniden okumak gerek Camus’nün romanını. Veba ya da Corona ya da başka kara vebalar, kılık değiştirmiş faşizmler geri gelecek: Hazırlıklı olmak gerek…
https://www.artigercek.com/yazarlayigit-benevebayi-camus-nun-felsefesiyle-alt-etmek
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.05.21 13:16 glutensizbeslenme Web Tasarımında Temel İlkeler

Web Tasarımında Temel İlkeler

Web Tasarımında Temel İlkeler

Kullanıcılara yarar sağlayan ve arama motoru dostu olan web sitelerinin alt yapılarının düzgün olması gerekmektedir. Kullanıcıların siteye girişinin sağlanması ve sitede kalma sürelerinin uzatılması için web tasarım noktasında dikkat edilecek pek çok husus vardır. Nano Medya olarak bu hususlara dikkat ediyor ve sitelerinizi özverili ve trendlere uygun bir şekilde tasarlıyoruz.

https://preview.redd.it/8etwgnmiq3051.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=7259c04de8b6eb453f28d7647f0965a8db3fbaa9
  1. Web tarayıcıları ile uyumluluk
Web tasarım hizmeti veren firmamız tarafından dikkat edilen hususlardan ilki web tarayıcılar ile uyumluluk olmaktadır. Sayfaların internet erişimi sağlanan tüm cihazlar ile uyum sağlaması ve sitenin yerleşiminde problem olmaması adına siteler duyarlı olarak inşa edilmektedir.
  1. Kullanım kolaylığı
En kaliteli web sitesi kullanıcılara en faydalı olanıdır. Nano Medya olarak verdiğimiz web tasarım hizmeti kapsamında siteler gayet kullanışlı olmaktadır. Sayfaların yüklenme hızlarından site içi bağlantıların düzgün ve aktif olmasına, yazı tipi renklerinden zeminlere kadar pek çok hususa dikkat edilmektedir.
  1. Kaliteli içerik
Web tasarım konusunda en çok dikkat edilmesi gereken kriterlerden en önemlisi ise içeriktir. Bir site hazırlamanın amacı bilgilerin kullanıcılara aktarılması olduğundan dolayı faaliyet gösterilen sektöre veya sitenin yapılış amacına uygun içeriklerin siteye eklenmesi gerekir. İçeriklerde anahtar kelime kullanılması, anahtar kelimelerin yerleşimi, içeriklerin çok uzun olmaması ve görseller ile desteklenmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca yazım ve imla hatalarına da yer verilmemelidir.
  1. Tasarım
Bir web sitesi oluşturulurken sitenin nasıl görüntüleneceği, içeriklere nerede ve nasıl yer verileceği belirlenmelidir. Site hazırlanmadan evvel bilgisayar ortamında ya da bir kâğıt üzerinde şekli olarak gösterilmesi hataların önlenmesine yardımcı olur.
  1. Sitenin işlevsel olması
Sitelerin bir ana sayfası bulunmaktadır. Web tasarım yapılırken ayrıca site içine pek çok sayfa yerleştirilir. Bu sayfalara erişimlerin sağlanabilmesi için ise sayfalar arasında bağlantılar verilmesi gerekir. Kullanıcıların hangi sayfada hangi bilgi olduğuna dair bilgilendirilmesi noktasında site haritası oluşturulmalıdır. Bunun yanı sıra verilen bağlantılar düzgün olmalı ve aynı zamanda gereksiz sayfalara bağlantı verilmesinin önüne geçilmelidir.
Nano Medya olarak tüm bu kurallar dahilinde sizlere profesyonel hizmet veriyor, ürün ve marka tanıtımı noktasında sizlere kaliteli ve pratik çözümler sunuyoruz.
Kaynak : https://www.nanomedya.com.ttpagedetail/web-tasariminda-temel-ilkele1724
#webtasarimankara #ankarawebtasarim #nanomedya
submitted by glutensizbeslenme to u/glutensizbeslenme [link] [comments]


2020.05.20 12:49 dijitalwebajansi Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır

Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO Uyumlu İçerik Nasıl Olmalıdır
SEO, yani arama motoru optimizasyonu, sitelerin arama motorları tarafından fark edilmesi ve iyi değerlendirilmesiyle ilk sayfalarda ve hatta ilk sıralarda görüntülenmesini sağlamak amacıyla yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalar ziyaretçilerin siteye çekilmeleri ve site içinde kalmaları amacıyla yapılmakta ve büyük bir bölümü içerik yazımına dayanmaktadır.
Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO çalışması amacıyla yazılan içerikler birtakım özelliklere sahip olmalıdır. Yazıların siteye fayda sağlaması için uygulanması gereken bir bazı formatlar olsa da, yazının kalitesi ve içeriği ön planda olmalıdır. Bu özellikteki içeriklerin oluşturulması için bir SEO uzmanına ihtiyaç vardır. SEO uzmanı, yazılması gereken konuları saptamakta ve yazının türünü, uzunluğunu ve gerekli olan içerik sayısı gibi birçok konuda karar vermelidir. SEO uyumlu bir içerikte olması gereken özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:
SEO uyumlu içerik özellikleri
· İçerikler mutlaka özgün olmalıdır: Kopyalama yapılan içerikler siteye uzun vadede zarar vermektedir.
· İmla kurallarına uyulmalıdır: İmla kurallarının ve dilbilgisinin yanlış kullanımı, okuyucu üzerinde yanlış bir etki oluşturacak ve siteyi profesyonel ve güvenilir göstermeyecektir.
· Ara başlıklar kullanılmalıdır: Bazen ana başlık okuyucunun ilgisini çekmez. Ara başlıklar kullanarak okuyucuya aslında alternatif üretmiş oluruz. Ara başlıklar arasında ziyaretçinin okumak isteyeceği bir konu bulma ve sitede kalma ihtimali daha yüksektir.
· Anahtar kelime kullanımı: SEO uyumlu içerik için en önemli kriterlerdendir. İnternet kullanıcılarının arama motorunda arama yaparken en çok kullandıkları kelimeler, anahtar kelime planlayıcı site ve programlar tarafından görüntülenme oranlarına göre belirlenip listelenmektedir. Yani insanların hangi ürün, hizmet ya da ulaşmak istediği herhangi bir şeyi arama motoruna en çok neler yazarak arattığı bilinmektedir. Bu uygulama kullanılmaya başlandığı andan itibaren kısa zamanda dijital pazarlama alanında başarılı olmak için kullanılmaya başlanmış ve büyük başarı sağlamıştır. Bir SEO uzmanı için Bu kelimelerin belli kural ve sayılarda bilinçli bir şekilde kullanımı, sayfayı arama motoru ile uyumlu hale getirmekte ve üste sıralara taşınmasını sağlamaktadır.
Özgünlük en önemli kuraldır!
Bu konuyu öneminden dolayı biraz açmak isteriz. İstenildiği kadar kurallara uygun ve kaliteli bir içerik sunabilelim. Eğer bu içerik ilk kez yazılmadı ya da içinde başka yazılardan kopyalamalar varsa, bunun siteye faydası değil zararı olacaktır. Arama motorları, zaman içinde bu tarz çalışmaları tespit edip, sitenin değerini düşürecektir. Bu da sitenin arama motorunda gösterilme şeklini olumsuz etkileyecek ve gittikçe gerilere itecektir. Eğer SEO çalışması yapacak ya da içerik yazacak olan kişinin yazılacak konu hakkında yeterli bilgisi yoksa, mutlaka bilen birinden destek alınmalı ama kesinlikle başka yazılardan kopyalama olmamalıdır.
İyi bir özgün içerik yazmak için bilgi birikimi, yaratıcılık ve yazarlık kabiliyeti gereklidir. Hemen her yerde ulaşılabilen bilgi yığını içindeki genel bilgiler dışında, markaya ya da siteye özgü olan, detaylı ve ilginç anlatımlar içeren, ama aynı zamanda kolay anlaşılır olmalıdır. Metnin okunması, sitede kalışın uzaması ve sitede gezinim süresinin uzaması ve dolayısıyla site içi SEO’nun başarılı olması için bu kurallara uymak mutlaka gereklidir.
submitted by dijitalwebajansi to u/dijitalwebajansi [link] [comments]


2020.04.14 02:22 ithinksoco Covid-19 Pandemi Sürecinde Google Güncellemeleri

Google Arama ve Google Haritalar'daki Değişiklikler

Geçtiğimiz haftalarda Twitter kullanıcıları Google arama sonuçlarında ve haritalarda kafe ve restoran gibi konumlara yeni etiketler geldiğini fark ettiklerini söyleyen tweetlere yer vermişlerdi. Google'ın alıştığımız etiketlerinin yanında, artık yeme-içme yerlerinin yanında eve teslimat ya da paket servis hizmeti sunup sunmadığına dair bazı etiketler mevcut.
Henüz Türkiye genelinde bu etiketlere rastlamasak da birçok ülke ve şehirde bu uygulamaya geçildi ve yakında Türkiye'de de bu etiketlere daha sık yer verileceğini tahmin ediyoruz.

COVID-19 için Özel Duyuru Yayınlama

Google, pandemi ile ilgili olarak Google Aramalar'da vurgulanabilecek özel duyurular yapmanın yeni bir yolu olduğunu açıkladı. Web yöneticileri, web sayfalarına özel anonslar ve duyurular ekleyebilir.
Google ilk olarak sağlık ve devlet kurumu sitelerinin duyurularını vurgulamak, okul kapanmaları veya evde kalma yönergeleri gibi önemli güncellemeleri duyurmak için yayınladığı bu güncellemeyi diğer web siteleri için de genişletiyor. Daha fazla bilgi için Google'ın COVID-19 duyurularına yapılandırılmış veriler ekleme sayfasına bakabilirsiniz.

Google Haberler'de Yeni COVID-19 Deneyimi

Google, insanların pandemi gündemi hakkında en son yetkili haberleri bulmasına ve bunlarla etkileşime geçmesine yardımcı olmak için ek güncellemeler duyurdu.
Google Haberler'deki yeni COVID-19 güncellemeleri şunları içerir:
Google Asistan da daha fazla dille uyumlu hale getirildi, böylece dünya çapındaki kullanıcılar mobil cihazlarında COVID-19 salgınıyla ilgili en son güncellemeleri akıllı ekranlarından alabilecekler.
Google Haberler'deki COVID-19 başlığından gündemdeki haberleri ve diğer gelişmeleri takip edebilirsiniz.

GoogleAds Reklam Politikasında Yapılan Değişiklikler

Google, mevcut uygunsuz içerik politikasında yaptığı değişikliklerle hassas olaylarda çıkar sağlama ve duyarlılık göstermeme konularınıın önüne geçmeyi hedefliyor.
Uygunsuz içerik politikasının tam listesine göz atmanızı tavsiye ederiz.

Topluluk Hareketliliği Raporlarının Oluşturulması

Büyüyen salgın hastalığa ve bulaşma hızını yavaşlatmak için alınan önlemlere yanıt olarak Google, COVID-19 Topluluk Hareketlilik Raporlarının erken yayımını sundu. Bu raporlar, evden çalışma ve yerinde barınmayı amaçlayan diğer halk sağlığı stratejileri hakkında nelerin değiştiğine dair en son bilgileri sunmaktadır. Raporlar, satış yapan yerler, bakkallareczaneler, parklar, transit istasyonları, işyerleri ve konut gibi farklı üst düzey kategoriler arasında zaman içinde coğrafyaya göre hareket eğilimlerini grafik olarak gösteriyor.
İncelemek isterseniz buraya Türkiye Topluluk Hareketi Raporunu bırakıyoruz.
Google'ın güncellemelerine ve iyileştirmelerine pandemi süresince devam edeceğini tahmin ediyoruz. Hem bireysel duyarlılık sağlamak hem de markanız adına uygulayabileceğiniz yeniliklerden haberdar olmak adına güncellemeleri takip etmenizde fayda var.
Daha önce yayınladığımız Google Ads 2020 Güncellemeleri yazımıza da göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Kaynak: https://www.ithinkso.co/blog-covid-19-pandemi-surecinde-google-guncellemeleri
submitted by ithinksoco to u/ithinksoco [link] [comments]


2020.04.13 15:11 emrecann150 seo uyumlu web site

📷SEO Uyumlu Web Sitesi

Web sitesi nasıl olmalı? SEO dostu web sitesi özellikleri

Web sitesinin nasıl görünmesi gerektiği sorusuna özel bir cevap olarak, SEO uyumlu web site olması gerektiğini söyleyebiliriz. Yani bu soru SEO'nun bir web sitesinin nasıl uyumlu olabileceği sorusunu gündeme getiriyor. Yazılım ve web sitesi tasarımının nasıl görünmesi gerektiğine dair çoğu açıklama, SEO kriterlerini karşılayan web sitesinin tanımıdır.

Web sitesinin içeriği nasıl olmalıdır?

📷Web sitesinin içeriği
İçeriği, web sitenizi oluşturma amacına bağlıdır. Bununla birlikte, SEO uyumlu web siteSEO uyumlu web site web sitesi özellikleri">SEO uyumlu bir web site için genel bir kural vardır: içeriği bilgilendirici olmalı ve ziyaretçi isteklerine yanıt vermelidir. Bu amaçla, her sayfada görsel ve metinsel içeriğe sahip olmalısınız. Metninizin içeriği en az 300 kelimeden oluşmalı ve kopyalanmamalıdır. Resimleriniz başlık ve alt başlık içermeli ve bu başlıklarda metin içeriğinize odak anahtar kelimeniz yer almalıdır. İlk olarak, iyi bir içerik stratejisi geliştirilmeli ve planlanmalıdır. Ayrıca, içeriğinizi sık sık güncellemek, karyolaların web sitenizi taramak için kullanabileceği kullanışlı bir uygulamadır. Ziyaretçilerine orijinal içerik sunan web siteleri zamanında listelenir.
Sayfa hızını optimize etme Amaç, web sitenizdeki kullanıcı deneyimini en üst düzeyde tutmaktır. Bunun için en önemli kriterlerden biri, sayfalarınızın hızlı yüklenmesi. Hızlı yüklenmeyen sayfalar, ziyaretçilerin web sitenizden ayrılmasına neden olur. Google'ın ziyaretçilerin web sitenizde kalma zamanları olması da önemlidir. Sayfalarınız yavaş yükleniyorsa, bu süre daha kısa olacaktır. Web sitesini nasıl hızlandıracağınızı ve sayfa hızını nasıl ölçeceğinizi merak ediyorsanız PageSpeed ​​Insights aracını kullanabilirsiniz. Bu, sayfa hızınızı ölçmeniz ve 85 yaşın altındaysanız gerekli iyileştirmeleri yapmanız gereken yerdir.

Web sitesi nasıl tasarlanmalıdır?

📷Web Sitesi Nasıl Tasarlanmalıdır?
Web sitesini tasarlamaya başlamadan önce ne tür bir web sitesi olduğunu analiz etmek önemlidir. Kurumsal web tasarımı ve kişisel web tasarımı veya e-ticaret web sitesinin tasarım stilleri çok farklıdır. Örneğin, kurumsal bir web sitesi varsa, temsil ettikleri kurum veya markanın kimliğini yansıtan tasarımlar, hizmet veya ürün tanıtımının ön saflarında yer alır. En önemli şey bitmiş tasarımları kullanmak değil. Önceden oluşturulmuş tema tasarımlarını kullanırken, artık benzersiz ve kurumsal veya markaya özgü bir web sitesi değildir. Bu temaları kullanan birçok web sitesi vardır ve web sitenizi diğerlerinden öne çıkaramazsınız. Özgünlük de önemli bir SEO ölçütüdür. Web siteniz, içerikten tasarıma ve kodlamaya kadar size ve markanıza özgü olmalı ve yinelenen öğeler içermemelidir. Bu, Google arama motorunun daha fazla önem verdiği konulardan biridir. Tasarımda kullanılacak renkler markanın kurumsal renklerinden oluşmalı ve bir web sitesinde 2-3'ten fazla renk kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Kişisel web sitesi genellikle doktorlar, mimarlar, sanatçılar ve sanatçılar gibi isimlerle kendilerini tanıtmak isteyen kişiler için bir portföy web sitesidir. Bu web sitelerinde kullanılacak renkler, insanların oluşturmak istediği endüstri veya marka stiline de uygun olmalıdır. Renkli bir logoları varsa, aynı renkleri kullanan bir web sitesine bütünlük sağlanmalıdır. Bütünlük sadece renkler tarafından değil, kullanılan görsel öğelerle de garanti edilmelidir. Örneğin, yuvarlak şekiller kullanan bir web tasarımında, menü görüntüyü karmaşıklaştıran keskin kenarlı çerçevelerde görüntülenir. Bu nedenle, ziyaretçilerinize iyi bir estetik deneyim sunmak için web sitenizin görsel olarak dengeli bir düzen ve bütünlük sunan bir tasarım gereklidir. Bazı web sitelerinde, menü yapısının soldan sağa veya sola doğru yan çubuklar şeklinde yerleştirildiğini gördünüz. Tasarım açısından farklı bir görünüme ve estetiğe sahip olmasına rağmen SEO açısından sakıncalıdır. Web sitenizi tararken botlar soldan sağa okunur. Menünüz solda olduğundan, sayfanızdaki içerikten geçmeden menünüzü taramaya başlar. SEO uyumlu başlık ve açıklama nasıl yazılır">SEO açısından kritik olmamasına rağmen, olumsuz bir durum olduğu için önermiyoruz.
Web sitesinin yazılımla hangi işlevleri olmalıdır?
Mobil cihazlarda düzgün görüntülenmeyen bir web sitesine ulaşmak için sabırsızlanıyoruz. Şimdi biliyoruz ki duyarlı bir tasarım olmalı. Web sitesi kodlaması çekici tasarıma göre oluşturulmalıdır. Web sitenizin kodlaması, tüm tarayıcılarda doğru görüntülenecek şekilde oluşturulmalıdır. Chrome en yaygın kullanılan tarayıcı olmasına rağmen, Firefox, Safari ve Edge gibi tarayıcıların kullanıcıları hafife alınmamalıdır. Web sitesinin nasıl kodlanması gerektiği sorusunun yanıtlarından biri, kodlama yapısını W3school standartlarına göre kullanmaktır. SEO uyumlu web site meta etiketler ve başlıklar içeriyor SEO uyumlu web siteniz için, sayfalarınızın her biri bir başlık içermelidir. Başlık, sayfalarınızın ana başlığıdır. Google arama sonuçlarında, yukarıdaki mavi metne sahip bölüm başlık, aşağıdaki sayfanın URL'si ve açıklama, yani açıklama bölümüdür. Başlık en önemli anahtar kelimemizdir ve sayfa içeriğinin odaklandığı kelimeden oluşmalıdır. Açıklama bölümü başlık olarak her sayfada olmalıdır. Çoğu kullanıcı bu açıklamaları okur ve aradıklarına ulaşıp ulaşamayacaklarına karar verir. Bu nedenle, sayfanızın alınmasını etkileyen bir öğedir. Açıklama bölümünde anahtar kelimeler içeren bir veya iki anlamlı cümleden oluşmalıdır. 160 karakterden fazla içermemelidir. Ancak, anahtar kelimeleri arka arkaya düzenlemek doğru değildir. SEO uyumlu bir web sitesi için bir diğer önemli unsur H başlıklarının kullanılmasıdır.Belirli bir hiyerarşik sırayla kullanılması gereken bu başlıklardan H1, sayfanızın her sayfasında olmalı ve içeriğinizin başlığı olmalıdır. H2, H3'te birbiri ardına hiyerarşik olarak kullanılmalıdır, örneğin H2, H3'ten sonra kullanılmamalıdır. H başlıklarının kullanımı SEO için önemli bir kriterdir.
İçeriğinizi özgün ve nitel hale getirin Arama motorları içeriğe önceki yıllara göre daha fazla dikkat eder. Geçmişte anlamsal bir yaklaşım kullanarak içeriği derecelendiremeyen arama motorları artık sayfa süresini, sıçramayı ve sayfa içeriğindeki kelime sayısının ötesine geçen diğer birçok faktörü derecelendirir. Kullanıcıya yararı ölçerek söz konusu içeriğin kalitesini değerlendirin. Bu nedenle, aşağıdaki noktalara dikkat etmeliyiz: * Web sitenizin içeriği (metin ve resimler) orijinal olmalıdır. * Web siteniz, kullanıcının çok fazla zaman harcayabilmesi için yüksek kaliteli içerik içermelidir. * Mümkünse içeriğinize video alın. Bu şekilde, kullanıcılar web sitenizde daha fazla zaman harcarlar. * Web sitenizdeki metinlerin dilbilgisi ve yazım kurallarına uyduğundan ve anlaşılması kolay olduğundan emin olun.
3. Web siteniz hızla açılmalıdır Web siteniz çok hızlı açılmalıdır. Birçok arama motoru için bu çok önemli bir kuraldır. Bu nedenle, web sitenizdeki resimler ve kod yapısı optimize edilmelidir. Web sitenizin hızını ölçmek için sizi bir önemli araçla tanıştırmak istiyorum: GT Metrix: https://gtmetrix.com/
SEO uyumlu bir web sitesi oluşturursak, ileride olur muyuz?
Arama motoru optimizasyonu kavramını incelersek, sadece site içindeki faktörlerin değil, site dışındaki faktörlerin de arama sıralamasında etkili olduğunu görebiliriz. Sitedeki SEO uyumluluğu% 100 olsa bile, bir web sitesi en üstte olmayabilir. Sizinle ilgili terimlerle rekabet eden rakiplerinizin durumuna bağlıdır. Öncelikle rekabetçi anahtar kelimelerle ilk sayfada olan şirketler genellikle web sitesinde SEO çalışır. Bu durumda, yerinde SEO'nun önlerinde olmak isteyen bir şirket için yeterli olmadığını söyleyebiliriz.
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.04.06 11:05 dijitalwebajansi Antalya Web Tasarım Dijital Pazarlama

FİRMA SİTESİ YAPTIRMA
Firmanız için web sitesi yaptırmak istiyorsunuz ancak süreç hakkında bilginiz yok ise bu makale ile tüm soru işaretlerinizi gidereceksiniz.
Firmanız için site yaptırmadan önce birçok ajansla görüşüp teklif alabilirsiniz ancak onların size verebileceklerinden çok sizin neyi ne şekilde istediğiniz, firmanız için yapılacak sitenin hedeflerini belirleyerek yola çıkmalısınız. Mesela reklam, tanıtım, satış, pazarlama vb. tüm unsurların hepsini mi kapsamalı yoksa sadece bir kaçını mı? Bu yüzdende süreç hakkında bilgi sahibi olmalısınız. İşte firmanız için bir web sitesi yaratırken gerekli olacak her şey ve onu mükemmel hale getirebilmek için işinize yarayacak başlıklar, bilgiler:
DOMAİN
Her web adresinin bir domaini vardır ve bu domain o siteye özgündür. Bir domain sadece o domainin sahibi tarafından kullanılabilir ve erişilebilir. Domain, insanların interneti taraması ve belirli bir web sitesine erişmesi için kolaylık sağlar.
Bu yüzden ilk olarak firmanız için oluşturacağınız site için uygun bir domain(alan adı) belirlemek ve satın almak önceliğiniz olmalı.
Örneğin Antalya Alanya’da “Bir çiçek Antalya” isimli çiçek üretim firmanız olsun https://dijitalwebajansi.com gibi. Tabi bu sizin yaratıcılığınız, hayal gücünüz, amacınıza göre değişebilir.
HOSTİNG
İnternet siteleri de tıpkı insanlar gibi bir yaşam alanı üzerine kurulurlar. Bir internet sitesini yayınlamak için gerekli olan sanal yaşam alanına “hosting” adı verilir.
Web sunucuları, normal bilgisayarlardan donanımsal olarak daha özellikli makinalardır. Serverlar; “data Center” veya “veri merkezi” olarak adlandırılan yerlerde tutulurlar.
PROFESYONEL WEB TASARIMI
Günümüzde profesyonel web tasarım, firmaların olmaz ise olmaz tanıtım araçlarının en başında geliyor. Profesyonel web tasarımı diğer özelliklerden ayıran özellikleri; gelişime açık bir yazılım ve tasarımının başka tasarımlara benzemeyen, özgün, kullanışlı bir tasarım olması, mobil uyumlu olması, hızlı olması ve güvenlik önlemleri alınmış olmasıdır. Web tasarımınızı teslim ettiğiniz profesyonellere bunları vurgulayarak belirtiniz. Gelişime açık bir yazılım kullanılması değişiklik taleplerinizde olumsuz yanıt almamınızı sağlayacaktır. Buda sizi web sitenizden vazgeçme, yeni web sitesi oluşturma, veya ani gelişen teknolojiden geri kalma gibi durumlardan kurtaracaktır. Günümüz dünyasında güncellik en önemli etmenlerin başındadır.
YAZILIM VE KODLAMALARA UYGUN SİTE
Yazılım ve kodlamaya uygun bir web sitesine sahipseniz yeni stratejiler oluşturmada size fayda sağlayacaktır. Güncellemeler ve sürekli geliştirilebilirlik açısından yazılım ve kodlama önemli bir unsurdur.
KULLANIŞLI PANEL
Her şeyide ajansınızdan beklemeyeceksiniz. Anında değişiklik yapmak istediğinizde panele girip dümene geçeceksiniz. Eğer istediğiniz web sitesini oluşturursanız içerikleri (fotoğraf, ürün, adres, makale vb.) her şeyi Facebook’ta yazı yazar gibi ya da twit atar gibi panelinizden yapabileceksiniz. Genelde hiç web sitesi yönetmeyen insanlar bunu yazılımcıların veya kodlama yapan insanların yapabileceğini düşünür ancak öyle değildir. Bu yüzden Sitede ne kadar karışıklık olursa admin panelinin kullanılması bir o kadar zor olur.
KALİTELİ GÖRSELLİK, İÇERİK
Her sektörün görsellik anlayışı farklı olabilir. Yemek firması iseniz; web sitenizde kullanacağınız görseller, yemeklerinizi, mekânınızı ve manzaranızı en iyi şekilde yansıtmalı. Web sitenize girerek sizi araştıran ziyaretçileriniz, görsellerden etkilenmeli işletmenize ve ürünlerinize arzu duymalı tüketim içgüdüsü harekete geçmelidir. Ortaya konan bir ürün ise tasarımda mutlaka ürüne ait sade fotoğraflar yer almalıdır. Çeşitli yöntemlerle görüntülere derinlik ve boyut kazandırılmalıdır.Göz alıcı ve etkileyici görseller kullanılmalıdır.
Web tasarımda görsellik konusuna önem vererek, feed back oranının arttığını ve web site trafiğinizin yükselişe geçtiğini göreceksiniz.
SEO
Seo internet ortamında sizin öne çıkmanız, rakiplerinizden daha iyi olduğunuzu, tercih edilmesi gerekenin siz olduğunuzu hedef kitlenize gösteren unsurdur. Seo çalışması bir web sitesi için belki de en önemli unsurdur. Kötü bir siteye sahip olsanız dahi diğer tüm maddeleri çok etkili kullanan sitelerin önüne seo çalışması sayesinde geçebilirsiniz. Elbette seo çalışması birçok yönü ve etmeni olan bir konu. Size bu konuyu ayrı bir alan olarak incelemenizi tavsiye ediyoruz
SOSYAL MEDYA
Günümüzde insanlığın nerdeyse tüm gününü sosyal medya platformların da geçiriyor. Sosyal medyaya verdiğiniz önem sitenizin trafiğine çok ciddi katkılar sağlayacaktır. Firmanız emin adımlarla büyürken, takipçi kitleniz artacak, sitenize gelen trafik yükselecek ve bilinirlik değeriniz artacaktır. Kurumsal görüntüsü oturmuş, özgün paylaşımlara sahip bir sosyal medya hesabı üzerinden doğru reklam kampanyaları kurgulandığında, ciddi anlamda kaliteli dönüşümler sağlanacaktır. Daha fazla bilgiye https://dijitalwebajansi.com/category/web-tasarim/ adresinden ulaşabilirsiniz.
submitted by dijitalwebajansi to u/dijitalwebajansi [link] [comments]


2020.03.15 08:48 emrecann150 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Önemli İpucları

[caption id="attachment_755" align="alignnone" width="397"]📷 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?[/caption]
ilk sitemi açtıgımda benim hemen çıkma oranım ilk günlerde 70 ve 80 oldugunda ben bu listedekileri uygulayarak hemen çıkma oranımı düşürdüm .düşmez demeyin düştü gerçekten hemen çıkma oranını düşürek istiyorsanız listedekileri yapın ve zirveye ulaşın.
Hemen çıkma oranı, dijital pazarlamayı ölçmek için en önemli önlemlerden biridir. Bir web sitesinin genel kullanıcı deneyiminin ne olduğunu merak ediyorsanız, önce onu incelemeniz gerekir.
Ziyaretçiler sayfadan hemen ayrılırsa, bir sayfayı görüntüledikten sonra sayfa ve siteden ayrılırlar. Bu tanım yeterince basit olsa bile, zıplamaya çalışmanın altında yatan neden biraz daha karmaşık olabilir.
Bazen yüksek bir hemen çıkma oranı, kullanıcı deneyiminin kötü olduğunu gösterir. Bununla diğer zamanlarda yüksek bir hemen çıkma oranı, pozitif bir kullanıcı deneyiminin bir göstergesi olabilir.
Örneğin, bir kullanıcı akşam yemeğini hazırlamak için bir tavuk tarifi aradığında ve bir arama sonucunu tıkladığında, aradığı malzemeleri hemen görür ve tarif harika bir kullanıcı deneyimidir. Kısacası, ziyaretçi aradıkları bilgiyi hemen buldu ve sonra web sitelerinden ayrıldı.
Bir kullanıcı bir tavuk tarifi görüntülemek için bir web sitesine geldiğinde ve bir tavuk parmesan tarifi gördüğünde, hızlı bir şekilde web sitesinden ayrıldı. Bu onun için kötü bir kullanıcı deneyimi olacak. Ziyaretçi aldatılıyor ve ihtiyaç duyduğu içerik burada değil. Bu durumda yüksek bir hemen çıkma oranı vardır.
Yüksek hemen çıkma oranlarını yönetmenize ve bu olumsuz durumlarda kullanıcı deneyimini geliştirmenize yardımcı olabilecek bazı kanıtlanmış ve yararlı ipuçları vardır. Web sitenizin hemen çıkma oranını azaltmak için bu ipuçlarını kullanın.
1.İlk sayfanın yükleme süresine dikkat edin Bir kullanıcının bir sayfanın yüklenmesi için çok uzun süre beklemesi (ve çok uzun süre beklemesi gerekiyorsa), inanılmaz derecede olumsuz bir kullanıcı deneyimi sunar. Bir ziyaretçi sayfa içeriğini hemen göremezse, bu içerik önemli değildir.
Sayfa yükleme süresi mobil cihazlarda daha da önemlidir. Çünkü kullanıcılar, yavaş yükleme süreleri söz konusu olduğunda hemen çıkma problemleri yaşama olasılığı daha yüksektir.
2. Site aramasını optimize edin Birçok web sitesi henüz yerel arama işlevlerini kullanmamaktadır. Site araması, kullanıcının sayfayı veya siteyi tamamen terk etmek yerine, hemen bir sayfada görmedikleri belirli bir şeyi aramasına olanak tanıyan son derece kullanışlı bir araçtır.
3. Basit gezinme öğelerini kullanın Gezinme, ziyaretçilerimiz için kolay olmalı. Bir kullanıcı bir web sitesine girdiğinde, aradığı içeriğin tam olarak nerede olduğunu bilmelidir. Bu kolay değilse ve gezinme öğeleri için sezgisel bir kullanım durumu varsa, kullanıcı büyük olasılıkla siteden ayrılacaktır.
4. mükemmel tasarım için Amaç İyi bir site tasarımı sezgiseldir ve kullanıcıya güven sağlar. Ziyaretçiler, gezinmesi zor veya güvenmesi zor olan bir web sitesinde çok fazla zaman harcamazlar.
Sadece estetik açıdan hoş olmayan, aynı zamanda işlevsel, sezgisel ve gezinmesi kolay harika bir tasarımla başlayarak, ziyaretçilere basit bir kullanıcı deneyimi sunmaya çalışmalısınız.
5. Mobil uyumluluğa dikkat edin
Mobil kullanıcılar, masaüstü kullanıcılardan çok daha az sabırlı. Bir sitenin kullanıcılara sağlam bir kullanıcı deneyimi sunmak için esnek olması gerekir.
6. Okunabilirliği artırın Bir web sitesinin içeriği açık ve etkili bir biçimde olmalıdır. Bu kullanıcı deneyimi için çok önemlidir. Çünkü bir siteyi ziyaret eden herkes büyük ve düzensiz metinleri görmek istemez. Bu durumda, kullanıcılar genellikle diğer içeriğe geçmeye çalışır.
Bununla birlikte, bu içerik madde işaretleri veya resim ve video içeriği de dahil olmak üzere daha küçük bloklar halinde biçimlendirildiğinde, kullanıcının bu içeriği işlemesi çok daha uygundur ve içeriği genel olarak okuma eğilimindedir.
7. Kısa paragraflar oluşturun
Bir web sitesini daha okunabilir yapan en önemli şeylerden biri içeriğin uzunluğudur. İçeriği kısa ve anlaşılması kolay paragraflara biçimlendirmeye çalışmalısınız. Bu, web sitenizi ziyaret eden kişilerin aradıkları içeriği hızlı bir şekilde okumasına olanak tanır.
8.Farklı içerik türleri kullanın
Web sitesi okunabilirliğine başka bir yaklaşım, kullanıcı için metinden farklı içerik formatları oluşturmaktır. Video içeriği inanılmaz derecede ilginç ve düz metinden çok daha dikkat çekici.
Yüksek kaliteli görüntüler ayrıca ziyaretçileri bir web sitesine çekmeye ve hemen çıkma oranını azaltmaya yardımcı olabilir.
9.Alakalı anahtar kelimeler kullanın
Bir site için geçerli alakalı anahtar kelimeler kullanmalısınız. Bir web sitesi bir anahtar kelime için belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, ancak web sitesinde bu anahtar kelime konusunda hiç içerik yoksa, kullanıcı hızlı bir şekilde web sitesinden ayrılır. Ayrıca, ziyaretçilerin kullanıcı deneyiminde hayal kırıklığına uğraması ve onları kandırdığını düşünmesi muhtemeldir.
10.İlgili hedef grupla iletişime geçin
Alakalı anahtar kelimeler gibi, alakalı tüm içerik web sitesinde kullanılmalı ve doğru kullanıcıları hedeflemelidir. Web sitesi için birincil hedef kitleyi tanımlamalı ve bu hedef kitle etrafında niş içerik oluşturmalısınız.
Yönlendirme çok geniş olmamalıdır. Web sitenizin ne aradığını bilmeyen kullanıcıların yakalanma olasılığı çok yüksektir. Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanırsanız, web sitenizin neler sunduğunu bilmek isteyen kullanıcıları bulabilirsiniz. Bu kullanıcılar web sitenizi keşfetmeye gönüllü olur.
11.Açılır pencerelerden kaçının
Kullanıcılar genellikle can sıkıcı pop-up'ları sevmezler. Bu can sıkıcı pop-up'lar kullanıcı deneyimini olumsuz etkiler. Onlardan mümkün olduğunca uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz.
12.Dikkat dağıtan reklamları sınırlayın
Pop-up'lardan kaçınmak gibi, reklamların dikkatini dağıtmamaya çalışmalısınız. Kullanıcının dikkatinin dağılmaması için sabit reklamlar yerleştirmek önemlidir. Bu şekilde kullanıcılara doğru noktalara odaklanmak için farklı seçenekler sunar.
13.Harekete geçirici mesajları kullanın
Bir harekete geçirici mesaj web sitesinde açıkça görülebilir olmalıdır. Bir harekete geçirici mesaj kullanıcıyı ikna etmek için bir zorluk olmalıdır. Hareket etmeniz istendiğinde daha ince detaylara dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
Renkler, yazı tipleri, kelimeler vb. Kullanılmış bir kişinin harekete geçirme çağrısında bulunup bulunmadığı üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Bu nedenle, her bir öğenin nasıl daha iyi sınıflandırılabileceğini düşünmek önemlidir.
14. Bozuk bağlantıları sınırlayın Birçok bozuk bağlantı yalnızca kötü bir kullanıcı deneyimine yol açar. Ziyaretçiler aradıkları içeriği bulamazlarsa, web sitesinin kullanımından memnun olmazlar, hayal kırıklığına uğrarlar ve web sitesinden ayrılırlar.
Bir web sitesindeki bozuk bağlantıları bulmak için Google Analytics veya Screaming Frog gibi tarayıcılar kullanabilirsiniz. Her iki araç da size bu konuda yardımcı olacaktır.
15. İç bağlantı stratejisine odaklanın Web sitesindeki bir kullanıcıyı korumak için dahili bağlantıları kullanmanız gerekir. Bunu yapmak, kullanıcıların web sitenizde kalma olasılığını artırır. Bu, kullanıcıların aradıklarını bulmalarına yardımcı olur ve kullanıcı deneyimini daha iyi bir noktaya getirir.
16. Bağlantıları yeni bir sekmede aç Güçlü bir dahili bağlantı stratejisi oluştururken ve diğer web sitelerine bağlantı oluştururken bağlantıların yeni bir sekmede açılmasını sağlamak önemlidir. Bu, kullanıcının aynı anda birden fazla sayfa açmasına ve sitede geçirilen zamanı artırmasına olanak tanır.
17. Yararlı 404 sayfalar oluşturun Bir 404 sayfası kullanıcıya "sayfa bulunamadı" mesajı göndermemelidir. Kullanıcının siteden ayrılmaması için alternatif gezinme seçenekleri de sunmalıdır. 404 sayfanızı bu yönde kullanışlı hale getirmeye çalışmalısınız.
18. Blog yayınınızı düzenli olarak gönderin Kullanıcıları bir web sitesini ziyaret etmeye ve bir web sitesinde kalmaya ikna etmek için, keşfedilebilecek çeşitli temalar sağlamak üzere içerik oluşturmaya çalışmalısınız. Bir blog gönderisini düzenli olarak yayınlamak size yardımcı olmanın en iyi yoludur.
diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.03.15 08:47 emrecann150 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Önemli İpucları tarzinburda

[caption id="attachment_755" align="alignnone" width="397"]📷 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?[/caption]
ilk sitemi açtıgımda benim hemen çıkma oranım ilk günlerde 70 ve 80 oldugunda ben bu listedekileri uygulayarak hemen çıkma oranımı düşürdüm .düşmez demeyin düştü gerçekten hemen çıkma oranını düşürek istiyorsanız listedekileri yapın ve zirveye ulaşın.
Hemen çıkma oranı, dijital pazarlamayı ölçmek için en önemli önlemlerden biridir. Bir web sitesinin genel kullanıcı deneyiminin ne olduğunu merak ediyorsanız, önce onu incelemeniz gerekir.
Ziyaretçiler sayfadan hemen ayrılırsa, bir sayfayı görüntüledikten sonra sayfa ve siteden ayrılırlar. Bu tanım yeterince basit olsa bile, zıplamaya çalışmanın altında yatan neden biraz daha karmaşık olabilir.
Bazen yüksek bir hemen çıkma oranı, kullanıcı deneyiminin kötü olduğunu gösterir. Bununla diğer zamanlarda yüksek bir hemen çıkma oranı, pozitif bir kullanıcı deneyiminin bir göstergesi olabilir.
Örneğin, bir kullanıcı akşam yemeğini hazırlamak için bir tavuk tarifi aradığında ve bir arama sonucunu tıkladığında, aradığı malzemeleri hemen görür ve tarif harika bir kullanıcı deneyimidir. Kısacası, ziyaretçi aradıkları bilgiyi hemen buldu ve sonra web sitelerinden ayrıldı.
Bir kullanıcı bir tavuk tarifi görüntülemek için bir web sitesine geldiğinde ve bir tavuk parmesan tarifi gördüğünde, hızlı bir şekilde web sitesinden ayrıldı. Bu onun için kötü bir kullanıcı deneyimi olacak. Ziyaretçi aldatılıyor ve ihtiyaç duyduğu içerik burada değil. Bu durumda yüksek bir hemen çıkma oranı vardır.
Yüksek hemen çıkma oranlarını yönetmenize ve bu olumsuz durumlarda kullanıcı deneyimini geliştirmenize yardımcı olabilecek bazı kanıtlanmış ve yararlı ipuçları vardır. Web sitenizin hemen çıkma oranını azaltmak için bu ipuçlarını kullanın.
1.İlk sayfanın yükleme süresine dikkat edin Bir kullanıcının bir sayfanın yüklenmesi için çok uzun süre beklemesi (ve çok uzun süre beklemesi gerekiyorsa), inanılmaz derecede olumsuz bir kullanıcı deneyimi sunar. Bir ziyaretçi sayfa içeriğini hemen göremezse, bu içerik önemli değildir.
Sayfa yükleme süresi mobil cihazlarda daha da önemlidir. Çünkü kullanıcılar, yavaş yükleme süreleri söz konusu olduğunda hemen çıkma problemleri yaşama olasılığı daha yüksektir.
2. Site aramasını optimize edin Birçok web sitesi henüz yerel arama işlevlerini kullanmamaktadır. Site araması, kullanıcının sayfayı veya siteyi tamamen terk etmek yerine, hemen bir sayfada görmedikleri belirli bir şeyi aramasına olanak tanıyan son derece kullanışlı bir araçtır.
3. Basit gezinme öğelerini kullanın Gezinme, ziyaretçilerimiz için kolay olmalı. Bir kullanıcı bir web sitesine girdiğinde, aradığı içeriğin tam olarak nerede olduğunu bilmelidir. Bu kolay değilse ve gezinme öğeleri için sezgisel bir kullanım durumu varsa, kullanıcı büyük olasılıkla siteden ayrılacaktır.
4. mükemmel tasarım için Amaç İyi bir site tasarımı sezgiseldir ve kullanıcıya güven sağlar. Ziyaretçiler, gezinmesi zor veya güvenmesi zor olan bir web sitesinde çok fazla zaman harcamazlar.
Sadece estetik açıdan hoş olmayan, aynı zamanda işlevsel, sezgisel ve gezinmesi kolay harika bir tasarımla başlayarak, ziyaretçilere basit bir kullanıcı deneyimi sunmaya çalışmalısınız.
5. Mobil uyumluluğa dikkat edin
Mobil kullanıcılar, masaüstü kullanıcılardan çok daha az sabırlı. Bir sitenin kullanıcılara sağlam bir kullanıcı deneyimi sunmak için esnek olması gerekir.
6. Okunabilirliği artırın Bir web sitesinin içeriği açık ve etkili bir biçimde olmalıdır. Bu kullanıcı deneyimi için çok önemlidir. Çünkü bir siteyi ziyaret eden herkes büyük ve düzensiz metinleri görmek istemez. Bu durumda, kullanıcılar genellikle diğer içeriğe geçmeye çalışır.
Bununla birlikte, bu içerik madde işaretleri veya resim ve video içeriği de dahil olmak üzere daha küçük bloklar halinde biçimlendirildiğinde, kullanıcının bu içeriği işlemesi çok daha uygundur ve içeriği genel olarak okuma eğilimindedir.
7. Kısa paragraflar oluşturun
Bir web sitesini daha okunabilir yapan en önemli şeylerden biri içeriğin uzunluğudur. İçeriği kısa ve anlaşılması kolay paragraflara biçimlendirmeye çalışmalısınız. Bu, web sitenizi ziyaret eden kişilerin aradıkları içeriği hızlı bir şekilde okumasına olanak tanır.
8.Farklı içerik türleri kullanın
Web sitesi okunabilirliğine başka bir yaklaşım, kullanıcı için metinden farklı içerik formatları oluşturmaktır. Video içeriği inanılmaz derecede ilginç ve düz metinden çok daha dikkat çekici.
Yüksek kaliteli görüntüler ayrıca ziyaretçileri bir web sitesine çekmeye ve hemen çıkma oranını azaltmaya yardımcı olabilir.
9.Alakalı anahtar kelimeler kullanın
Bir site için geçerli alakalı anahtar kelimeler kullanmalısınız. Bir web sitesi bir anahtar kelime için belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, ancak web sitesinde bu anahtar kelime konusunda hiç içerik yoksa, kullanıcı hızlı bir şekilde web sitesinden ayrılır. Ayrıca, ziyaretçilerin kullanıcı deneyiminde hayal kırıklığına uğraması ve onları kandırdığını düşünmesi muhtemeldir.
10.İlgili hedef grupla iletişime geçin
Alakalı anahtar kelimeler gibi, alakalı tüm içerik web sitesinde kullanılmalı ve doğru kullanıcıları hedeflemelidir. Web sitesi için birincil hedef kitleyi tanımlamalı ve bu hedef kitle etrafında niş içerik oluşturmalısınız.
Yönlendirme çok geniş olmamalıdır. Web sitenizin ne aradığını bilmeyen kullanıcıların yakalanma olasılığı çok yüksektir. Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanırsanız, web sitenizin neler sunduğunu bilmek isteyen kullanıcıları bulabilirsiniz. Bu kullanıcılar web sitenizi keşfetmeye gönüllü olur.
11.Açılır pencerelerden kaçının
Kullanıcılar genellikle can sıkıcı pop-up'ları sevmezler. Bu can sıkıcı pop-up'lar kullanıcı deneyimini olumsuz etkiler. Onlardan mümkün olduğunca uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz.
12.Dikkat dağıtan reklamları sınırlayın
Pop-up'lardan kaçınmak gibi, reklamların dikkatini dağıtmamaya çalışmalısınız. Kullanıcının dikkatinin dağılmaması için sabit reklamlar yerleştirmek önemlidir. Bu şekilde kullanıcılara doğru noktalara odaklanmak için farklı seçenekler sunar.
13.Harekete geçirici mesajları kullanın
Bir harekete geçirici mesaj web sitesinde açıkça görülebilir olmalıdır. Bir harekete geçirici mesaj kullanıcıyı ikna etmek için bir zorluk olmalıdır. Hareket etmeniz istendiğinde daha ince detaylara dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
Renkler, yazı tipleri, kelimeler vb. Kullanılmış bir kişinin harekete geçirme çağrısında bulunup bulunmadığı üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Bu nedenle, her bir öğenin nasıl daha iyi sınıflandırılabileceğini düşünmek önemlidir.
14. Bozuk bağlantıları sınırlayın Birçok bozuk bağlantı yalnızca kötü bir kullanıcı deneyimine yol açar. Ziyaretçiler aradıkları içeriği bulamazlarsa, web sitesinin kullanımından memnun olmazlar, hayal kırıklığına uğrarlar ve web sitesinden ayrılırlar.
Bir web sitesindeki bozuk bağlantıları bulmak için Google Analytics veya Screaming Frog gibi tarayıcılar kullanabilirsiniz. Her iki araç da size bu konuda yardımcı olacaktır.
15. İç bağlantı stratejisine odaklanın Web sitesindeki bir kullanıcıyı korumak için dahili bağlantıları kullanmanız gerekir. Bunu yapmak, kullanıcıların web sitenizde kalma olasılığını artırır. Bu, kullanıcıların aradıklarını bulmalarına yardımcı olur ve kullanıcı deneyimini daha iyi bir noktaya getirir.
16. Bağlantıları yeni bir sekmede aç Güçlü bir dahili bağlantı stratejisi oluştururken ve diğer web sitelerine bağlantı oluştururken bağlantıların yeni bir sekmede açılmasını sağlamak önemlidir. Bu, kullanıcının aynı anda birden fazla sayfa açmasına ve sitede geçirilen zamanı artırmasına olanak tanır.
17. Yararlı 404 sayfalar oluşturun Bir 404 sayfası kullanıcıya "sayfa bulunamadı" mesajı göndermemelidir. Kullanıcının siteden ayrılmaması için alternatif gezinme seçenekleri de sunmalıdır. 404 sayfanızı bu yönde kullanışlı hale getirmeye çalışmalısınız.
18. Blog yayınınızı düzenli olarak gönderin Kullanıcıları bir web sitesini ziyaret etmeye ve bir web sitesinde kalmaya ikna etmek için, keşfedilebilecek çeşitli temalar sağlamak üzere içerik oluşturmaya çalışmalısınız. Bir blog gönderisini düzenli olarak yayınlamak size yardımcı olmanın en iyi yoludur.
diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2019.11.21 12:19 psikiyatrist DİJİTAL DÜNYADA EBEVEYNLİK

İçinde yaşadığımız dijital çağda teknoloji kullanımı her yaştan birey için kaçınılmaz. Dijital alanlara her gün bir yenisi ekleniyor. Her yerde teknolojinin zararları ve çocukları teknolojiden “koruma”nın şifreleri anlatılıyor. Öte yandan okullarda akıllı tahtalar, internetten verilen ödevler; çağı yakalama çabaları; bu uyarı ve önerilerle epeyce çelişiyor. Ebeveyn, eğitimci ve sağlıkçılar bir hayli endişeli! Çocuğunuz “otizmli olacak”, “obez olacak”, “hiperaktif olacak”, “bağımlılığın kollarında”,… gibi başlıklarla yapılan yayınlar, ailelerin teknolojiyi bilinçli kullanmak yerine tümden yasaklamaları ya da kaçınmalarına neden oluyor. Bu mümkün olmadığı gibi, gerekli ve yararlı da değil. Yasaklanan her şey kendi cazibesini doğurur. Bugünün çocuklarının dijital çağda en iyi şekilde gelişmeleri için hem analog, hem de dijital deneyimlere ihtiyaçları var. Dijital dünyada ebeveynlik
Medya kaynaklı kışkırtıcı haberler karşısında ne yapmalı?
  1. Kulaktan dolma “kopyala-yapıştır” paylaşım furyasına dikkat!
  2. Haberlerin başlıklarına aldanmayın, söz edilen araştırmaları kendiniz de inceleyin.
  3. Korku ve suçlulukla hareket etmeyin.
  4. Çelişkili tavsiyeler arasında bocalamamak için bilimsel verilerden şaşmayın.
  5. Bu konuda yazılmış uzman görüşlerini ve kitapları okuyun.

TEKNOLOJİK ÇOCUKLUKLAR

Kaiser Aile Vakfı’nın 2010, Common Sense Media’nın 2013’teki araştırmasına göre: 1970’lerde çocuklar 4 yaşında ekranlarla tanışırken, günümüzde 4 aylıkken tanışıyorlar. İlk 8 yaşta ekran karşısında 2 saat geçirilirken, 8-18 yaş arası günde 7.5-8 saati buluyor. Fermuar çekemez düğme ilikleyemezken akıllı telefonu gözü kapalı kullanan çocuklar; çorba karıştırmadan, vida sıkmadan, evde yaşına uygun sorumluluk almadan büyüyen(!), 24 saat çevirimiçi minik youtuber’larımız var! Çocuklarımız büyük hızla gelişirken; fiziksel, sosyal ve zihinsel olarak geri kalma tehlikesi ile de karşı karşıyalar.

YETİŞKİNLER NE YAPMALI?

  1. Dijital hayatı keşfetmeleri, sağlıklı ve ölçülü kullanabilmeleri için çocuklarımıza rehber olmalı
  2. Sanal dünyada öğrendiklerini gerçek dünyada uygulamaya geçirmelerini desteklemeli, yardımcı olmalı
  3. Güvenli internet kullanımı; sosyal medya adabı, akran zorbalığı, siber-zorbalık konularında eğitimlere katılmalı
  4. Yeni araçlar geliştikçe ve çocuk büyüdükçe, bilgiler güncellenmeli

EKRAN KARŞISINDA GEÇİRİLEN ZAMAN HANGİ YAŞTA NE KADAR OLMALI? KESİN SÜRELER VAR MI?

Sadece yaşlara bakarak ekran karşısında geçirilecek kesin süreler belirtmek gerçekçi değil. Burada her bireyin ve durumun biricik olduğu gerçeği akılda tutularak, ilk 2 yaş ekranla hiç karşılaşılmaması, 2-5 yaş arası günde 1 saat, 5-12 yaş arası 1-2 saat geçirebileceği söylenebilir. Bu sürenin tamamı mutlaka ebeveyn ya da bir büyüğün eşliğinde olmalı ve izlenilen görüntüler hakkında söyleşerek, çocukla etkileşerek zaman geçirilmeli. 7 yaştan itibaren, TV de dahil edilecekse günde 1-2 saat gibi rakamların gerçekçi olmadığını hepimiz biliyoruz. O nedenle günlük saatlerden bahsetmekten çok; günü planlamaları, bilgisayar ya da telefon ile uzun zamanlar harcayacaklarsa bu süreyi haftasonu ya da haftanın belli günlerinde blok olarak kullanmaları seçeneği değerlendirilebilir.

TEKNO-İHMAL NEDİR? NASIL ÖNLERİZ?

2013’teki bir araştırmaya göre telefonlarımızı günde yaklaşık 150 kere kontrol ediyoruz. Bu toplam 3 saat ediyor ve bunun 2 saati sosyal medyada geçiyor. Avusturalya’da 6000 çocuk üzerindeki bir araştırmada çocukların %32’sinin ebeveyninin onlarla teknolojik aletlerden daha az zaman geçirdiği bulunmuş. Çoğumuz bir dikkat dağınıklığı halindeyiz. Dijital çağın çocuklarımızı etkilemesinden endişe ederken, kendimiz üzerindeki etkilerini görmezden geliyoruz. Çocuklarımızı, yediğimizi içtiğimizi, yaptıklarımızı sosyal medyada sürekli paylaşıyor, anıları kaydetme ve paylaşma zorlantısı, gelişmeleri kaçırmama korkusu (FOMO) yaşıyor; kendimizi, çevremizi ve çocuklarımızı ihmal ediyor, anda kalma becerilerimizi yitiriyoruz.
Çocuklar kesintisiz dikkate ihtiyaç duyar. Gününü çeşitli zamanlarında teknoloji ile ilişkimizi kesmeli, çocuklarımızla anlamlı ilişkiler kurmalıyız. Ekranlar bizi gerçek ebeveynlik görevlerimizden koparmamalı! Nasıl örnek olduğumuz, sınır ve denge önemlidir. Farkındalık ve an’da kalma becerileri konusunda kendimizi geliştirmeli, çocuklarımıza da rol model olmalıyız. Yemek, oyun, yatak odasında teknoloji kullanımını sınırlamalı; telefona eve girmeden, çocuk yattığında, uyanmadan bakma alışkınları geliştirmeli; teknolojiyle geçireceğimiz zamanı belirlemeli, gerekirse alarmlar kurmalıyız.

KENDİNİ YÖNETME BECERİSİ KONUSUNDA KOLAYA MI KAÇIYORUZ?

Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği’nin 2015’teki araştırmasında 8 yaş çocuğu olan ebeveynlerin yarısının çocuklarının öfke kontrol ve özdenetim ve davranış sorunlarını geçiştirmek için teknolojiye başvurduğu gösterilmiş. Teknolojiyi “dijital emzik” olarak kullanmaktan vazgeçmeli, çocuklarımıza kendi kendini yatıştırma ve duygularını düzenleme becerisi kazandırmalıyız. Aksi halde kaçıngan, bağımlı bireyler yetiştiririz.

SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ SOSYAL BECERİLERE ZARAR VEREBİLİR Mİ?

Sosyal medya ve oyunlar çocukların sosyalleşmesine kısmen olanak sağlasa da, çocuklar kişilerarası becerileri geliştirmek; duygu ve niyetleri okumayı öğrenebilmek için yüz yüze iletişim ve temas gereksinirler. Yüz yüze iletişimden uzaklaştıkça sosyal beceriler geriler, iletişim ve ilişki sorunları oluşur. Ekran karşısında geçirdikleri zaman denetlendiğinde çocukların daha fazla sosyal ipucu yakalayabildikleri gösterilmiş.

SİBER-ZORBALIK NEDİR? NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Siber-zorbalık internet üzerinden; görsel, sözlü şiddet içeriğine, rahatsız edici, tacizkâr ya da pornografik içeriklere maruz kalma; rahatsız edici mesajlar alma, alay konusu olma, gruplardan atılma,… şeklinde olabilir. 8-17 yaş arası çocukların %20’si siber-zorbalığa maruz kalıyor. Çocuklar genelde bu tür durumlarla nasıl baş edileceğini bilmez. Tıpkı cinsel taciz ve istismarda olduğu gibi siber-zorbalık konusunda çocukların eğitilmesi gerekir. Neyin siber-zorbalık olduğu; nasıl baş edecekleri, büyüklerinden yardım almaları gerektiği öğretilmeli. Çocuklar empati ve davranışlarının sonuçlarını öngörme konusunda daha yetersizdir, bir zorbaya dönüşmemeleri için paylaşacakları içerik ve yorumlar konusunda bilinç kazandırılmalıdır.

ZORBALIĞA DUR DE!

  1. Dur! Zorbalık eden kişiye yanıt yazma
  2. Engelle: Engelle ama kanıtları kaydet
  3. Bildir: İnternet sitesi yöneticisine ya da bir büyüğüne bildir
  4. Maruz kalanı destekle, aşırı tepki verme, suçlama
  5. Yardım istediği için takdir et
  6. Birlikte çözüm ara
  7. Sağlıklı teknoloji kullanımı konusunda teşvik et yasaklama

ŞİDDET İÇERİĞİNE MARUZ KALMANIN NE GİBİ SONUÇLARI OLUR? NASIL KORUNABİLİRİZ?

Çocuklar Youtube’da bir çizgifilm izlerken şiddet içeren bir görüntüye 3 tık uzaktalar. Birlikte izleme ve model olma o açıdan gerekli. Şiddet içeren içeriğe maruz kalma, özellikle bilgisayar oyunları; çocukların şiddet gösteren davranışlar sergilemesine zemin hazırlar. Küçük çocukların haberleri izlememesi; büyük çocuklarla ise bazı haberlerin birlikte izlenerek, üzerinde konuşularak rehberlik edilmesi yararlıdır.

PORNOGRAFİK İÇERİKTEN NASIL KORUNURUZ?

Çocuklar pornografi ile 11’li yaşlarda tanışıyor. Bazı çocuk ürünleri çocuk karakterlerin cinselleştirildiği örüntüler içeriyor. Çocuklarda hızlı cinselleşme söz konusu. Sadece içeriğe maruz kalmıyor, kendilerinin videolarını çekip paylaşarak pornografi üretiyorlar. Bu konuda son derece uyanık olmalı, önlemler almalıyız.

UYGUNSUZ İÇERİĞE ERİŞİMİ ENGELLEMEK İÇİN

  1. İnternete Family Zone gibi filtreler kullanın
  2. Telefon, tablet ve bilgisayara ebeveyn denetimi ve filtreler kurun (Her bir kullanıcı için ayrı oturum açılabilir.)
  3. Google’da güvenli arama seçeneğini açın (Otomatik olarak cinsel içerikleri engeller.)
  4. Youtube kullanırken güvenlik modunu açın (tam filtre sağlamasa da etkin!)
  5. Çocuklar için olan internet tarayıcılarını kullanın (Zoodler, Kidoz,…)
  6. Youtube’da listeler oluşturun ( Kids video, Kids Youtube play list,… )
  7. İzledikleri gördükleri materyalle cinsellik hakkında açık net kapsayıcı ve destekleyici sohbetler edin
  8. Salon, mutfak gibi kullanım alanları belirleyin bunun dışındaki alanlarda kullanım olmasın
  9. Bu yöntemlerin hiç biri %100 koruyucu değil ve ebeveyn gözetimi şart!

SOSYAL AĞ KULLANIMI KAÇ YAŞINDA BAŞLAMALI? NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

On yaşındaki çocukların yarısı bir sosyal ağ kullanıyor. Sosyal onay ve akranlarla bağ kurma ihtiyacı bu yaşlarda öne çıkıyor. Pek çok oyunun çevrim içi sohbet özelliği var. Çocuklar teknolojiyi kullanmakta oldukça becerikli olsa da; siber görgü kuralları, etkileşim ve güvenlik becerileri konularında tedbirsizler. 8-12 yaş çocuklar bizim rehberliğimizde internet deneyimleri kazanabilirler. Çocuklarımızın hangi bilgi ve içerikleri paylaşabileceği hakkında onları eğitmeliyiz. Paylaştıklarımızın dijital ayak izlerimiz olduğu bilincini kazandırabilir, beraber paylaşımlar yaparak örnek olabiliriz.
  1. Teknolojiyi çocuklarla birlikte kullanın
  2. Skype ya da interaktif kitap uygulamaları gibi uygulamalarla sizin de onayladığınız dost ya da akrabalarla bağlar kurmasını sağlayın
  3. Kendi teknoloji alışkanlıklarınız konusunda dikkatli olun
  4. Ebeveyn filtreleri kurun

UYKU AÇISINDAN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Erişkinler gibi çocuklar da teknoloji aşırı kullanımı nedeniyle kronik yorgunluk sendromu ve uykusuzluk yaşıyor. Gecede 1 saat az uyuyan bir ilkokul öğrencisinin bilişsel becerisi ve öğrenme kapasitesi 2 yaş geriye kayabiliyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir uyku alışkanlık ve becerileri için: � Uykudan öce gevşemeye ve sakinleşmeye geçilmelidir. Yatak odalarımızda teknolojik cihazlar bulunmamalı, TV ya da telefonla uyumamalı, ekran parlaklığını düşüren mavi ışık filtreleri kullanılmalı; uyku saatinden 90 dakika önce ekranlardan uzaklaşmış olmalıyız.

UYKU İÇİN ÖNERİLER

  1. Yatmadan önce ekran karşısında geçirilen süreyi yavaş yavaş azaltın
  2. Uykudan önce tempolu etkinliklerden uzak durun
  3. Ekrana alternatif; yavaşlatıcı uyku rutinleri bulun (kitap okuma, yoga, meditasyon, masaj)
  4. “Teknolojiye paydos” saatleri belirleyin
  5. Dijital cihazlar için yatak odası dışında şarj istasyonları belirleyin ve sabaha kadar orada bırakın
  6. Sağlıklı uyku alışkanlıkları konusunda örnek olun!

OYUN VE AKTİVİTE ZAMANI KONULARINDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Her yaştaki çocuğun oyun hakkı vardır. Planlı oyunlar dışında plansız oyun saatleri, boş vakitler, yaratıcı sıkılmalar da gereklidir. Doğa ile iç içe olma en önemli ihtiyaçlardan biridir. Çocuklar bir saat fiziksel olarak aktif oyunlar oynamalılar. Ekran karşısında yeme alışkanlıklarına dikkat etmeliler. Dijital oyunları tamamen zararlı değildir; yararlı ve geliştirici olabilirler. Çeşitli uygulamaları araştırarak çocukların kullanımlarına sunabiliriz. Common Sense Media, Children’s Technology Review, Kapi Awards gibi sitelerden bu konuda bilgiler alabiliriz. Yine teknolojiyi kullanarak dijital olmayan oyunu Skype ya da Whatsapp görüntülü arama üzerinden arkadaşlarıyla oynayabilmeleri, birebir sosyal etkileşim sağlayacaktır.

BİLGİ OBURLUĞU, BİLİŞSEL TEMBELLİĞE Mİ YOL AÇIYOR? BİLİŞSEL KAPASİTEMİZİ NASIL GÜÇLENDİRİRİZ?

30 yıl öncesine göre en az 5 kat fazla bilgi tüketiyoruz. Erişim kolaylaştıkça değeri azalıyor. Belleği kullanmak, notlar almak yerine Google’a navigasyon uygulamalarına ve ekran görüntülerine başvuruyoruz. Beynimizin yapması gereken görevleri cihazlara devrediyoruz.

ÖNERİLER

  1. Çocukların izledikleri/oyunları hakkında konuşmak (Ne anladılar, akıllarında ne kaldı?)
  2. Basılı kitaplar da okumak
  3. Filmleri cep telefonundan değil ailece izlemek
  4. Hafıza oyunları, sanal olmayan hikâye anlatımlı, soru cevaplı oyunlar oynamak
  5. Google’dan aramak yerine sözlük ya da ansiklopedilerden araştırma yapmak

DİJİTAL BAĞIMLILIK

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı-5 (DSM-5) kitabının ekinde bulunan İnternette Oyun Oynama Bozukluğu (İOOB) önerilen tanı kriterleri:
  1. İnternet oyunları üzerine aşırı kafa yorma,
  2. Oyun oynamadığında yoksunluk belirtilerinin görülmesi,
  3. İstediği heyecanı duymak için giderek artan süreyle oyun oynama gereksinimi,
  4. Birçok kez başarısızlıkla sonuçlanan oyun oynamayı denetim altına alma, azaltma ya da bırakma çabası,
  5. İnternet oyunları dışında hobi ve eğlenceye ilginin azalması,
  6. Psikososyal problemleri olduğunu bilmesine rağmen, aşırı miktarda devam eden oyun oynama davranışı,
  7. Ne kadar oyun oynadığını gizlemek için aile üyelerine, terapistine ya da başkalarına yalan söyleme,
  8. Sorunlarından kaçmak ya da olumsuz duygu durumdan kurtulmak için oyun oynama,
  9. İnternet oyunlarına katılımdan dolayı önemli ilişki, okul, iş, eğitim ya da kariyer fırsatlarının kaybı
Son bir yıl içerisinde beş ve daha fazla kriterin gözlenmesi, internette oyun oynama bozukluğuna işaret etmektedir. Endişeleniyorsanız bir haftalık teknoloji kullanım günlüğü ve saati tutabilir, bu konuda çalışan bir ruh sağlığı uzmanına danışabilirsiniz.

SAĞLIKLI DİJİTAL ALIŞKANLIKLAR KAZANIN

  1. Doğa zamanları (park, piknik, gezi) planlayın
  2. Etkinlikler arasında dinleme molaları verin
  3. Film izlerken telefona bakmayın, mesajlara bakarken sosyal medyaya girmeyin. Her seferinde tek bir iş için süre belirleyin onu yapın çıkın
  4. Bildirim uyarılarını kapayın
  5. Belli internet sitelerine belli zamanlarda girilmemesini sağlayan kısıtlayıcı uygulamalar kullanın
  6. Cihazlar uçuş modunda kalsın, modemler kullanılmadıkça kapalı olsun.
  7. Evinizde teknolojisiz alanlar belirleyin
  8. Stresi azaltın, meditasyon ve farkındalık becerilerini öğrenin, öğretin

ÇOCUĞUNUZLA KRİZ YÖNETİMİ İÇİN İPUÇLARI

  1. Kurallarınız net olsun, tutarlı davranın, kendinizle çelişmeyin, taviz vermeyin
  2. Teknoloji ve sosyal medya görgüsü kazandırın (Uçuş moduna nasıl alınır, neler paylaşılır, neler kabaca ve zorbalıktır?…)
  3. Medya planı yapın: Ne kadar?, Nerede?, Ne zaman?, Hangi teknoloji? Hangi içerik? Kiminle? ölçütlerini belirleyin
  4. Değişimi aşama aşama uygulayın, radikal hamleler işleri zorlaştırabilir
  5. Dakika sınırlaması değil bölüm ya da oyun “level”ına göre belirleyin
  6. Zamanlayıcı kullanın, cihazları ellerinden almayın siz kapatmayın kendileri kapatsınlar
  7. B planınız olsun, cihazı kapatınca yapılabilecek etkinlikleri önceden bir listeye yazmak yararlı olabilir (Bir miktar sıkıntı gösterse de sakinleşecektir.)
  8. Sağlıklı dinlenme göz ve duruş alışkanlıkları kazandırın. Gözlerini sık kırpıştırıp molalar vermesini, ekran parlaklığı ve ışık yansımalarını ayarlamasını, işitme yüksekliğini ayarlamasını, sokakta yürürken kulaklık takmamasını, 20 dakika çalışıp 20 saniye mola vermesini, uzaklara bakarak hareket etmesini; ergonomik duruş, göz hizası beden duruşunu ayarlamasını, uygun mouse, “ergobreaks” hatırlatıcılar kullanmasını öğretin, örnek olun, hatırlatın
  9. Öfke nöbeti olursa bir sonraki gün de aynı şeyin yaşanabileceğini ve yeniden izin vermek konusunda çekincenizi belirtin. Davranışlarının sonucu olacağını hissetmesini sağlayın. Bunu tehdit ya da şantaj gibi yapmayın.
  10. Yargılamadan ve suçlamadan dinleyin, seçenekler sunun
  11. Duygularınızı ve endişelerinizi makul bir şekilde paylaşın
  12. Sakin zamanlarda böyle durumlar için neyin yararı olacağını birlikte konuşun ve plan yapın
  13. Paylaştıklarınızın çocukların karşısına çıkabileceğini, arkadaşları ya da kötü niyetli kimseler tarafından kullanılabileceğini anımsayın
  14. Paylaşımlar yaparken iznini/fikrini alın, fikir verin.
  15. Ekranları bir ödül ceza yöntemi olarak kullanmaktan vazgeçin
submitted by psikiyatrist to u/psikiyatrist [link] [comments]


2019.11.03 14:14 masalokucomtr Vestel Klima Kullanma Kılavuzu

Vestel Klima Kullanma Kılavuzu
https://preview.redd.it/tjrad9mq0hw31.jpg?width=750&format=pjpg&auto=webp&s=f0fd869924eadd8e2c0a2fe893fbd25db316d56c
Saygıdeğer müşterimiz. Teknoloji ve doğa dostu olan Vestel ürününü tercih ettiğiniz için sizleri canı gönülden kutluyoruz. Sizlere beklediğinizin çok daha üstünde bir ürün sunmayı amaçlayan Vestel modern tesislerinde özen gösterilerek üretilen, titizlikle kalite kontrollerinden geçirilen Plazma İnverter WIFI 9 A Duvar Tipi Split Klimanız, gereken bakımını yaptırdığınız ve kullanımına özen gösterdiğiniz taktirde sizlere uzun yıllar verimli bir çalışma sağlayacaktır. Kullanım kılavuzu sizlere klimayı nasıl kullanacağınız konusunda yardımcı olur. Klimanızın en ileri teknolojik çözümleri içerisinde bulundurduğunu ve oldukça kolay bir kullanımının olduğunu göreceksiniz. Klimanızı kullandığınız süre boyunca memnun kalmanızı dileriz. Bu ürün, çevreye saygılı Vestel beyaz eşya AŞ tarafından doğa dostu olarak üretilmiştir.

Güvenlik İçerikli Önemli Bilgiler

Bu kılavuz, klimanızın güvenliği, ilk kullanımı, klimanızın bakımı ve temizliği ve kullanım amaçları ile alakalı önemli bilgiler içerir. Bu kullanım kılavuzunun her daim klimayla beraber saklanması gerekir. Ürünü başka birine devrettiğiniz taktirde klima kullanma kılavuzunu da vermeyi ihmal etmeyin. Klimayı kullanmaya başlamadan önce elektrik çarpması, yanık, yangın ya da yaralanma riskini en aza indirebilmek adına çok dikkatli bir şekilde okumalısınız. Uzun yıllar klimanızdan verim almak istiyorsanız klima temizliği, bakımı ve çalıştırılması konusunda hususlara mutlaka uyun. Klimanızın montajının kesinlikle Vestel yetkili servisi aracılığı ile yapılmasını sağlayın.

Klima Kurulumu İçin Güvenlik Uyarıları

ciddi yaralanmalara, ölümlere, mal kaybına neden olmaması için klima kesinlikle topraklama işleminden geçmelidir. Topraklama kablosu asla bir su borusuna, paratonere, bir gaz borusuna ya da telefon topraklama kablosuna bağlamayın. Montaj biter bitmez klimaya elektrik verin ve herhangi bir kaçak olup olmadığına emin olun. Bu işlemi yapmayı ihmal ederseniz, üründe hasar oluşmasına ve elektrik çarpmasına sebep olabilir. Montaj işlemi, montaj kuralları uygulanarak kesinlikle Vestel yetkili servisi tarafından yapılmalıdır. Montaj işlemini kendiniz yapmayı denemeyin. Böyle bir şey yapılması durumunda üründe hasar ya da yapan kişide yaralanma görülme ihtimali çok yüksektir. Klimanın kablo bağlantısı milli elektrik düzenlemeleri ilkesine uygun olarak işinde uzmanlaşan bir elektrikçi ile yapılmalıdır. Klima kalıcı şekilde sabit bir kablo donanımı ile bağlanmışsa ve 10 mA’’dan daha yüksek kaçak akıma sahipse sabit olan kabloya, çalışma akımı 30 MA’dan yüksek olmayan kaçak akım koruma rölesi bağlanmalıdır. Klimanız elektrik şebekesine uygun şekilde otomat ve gecikmeli olarak bağlanmalıdır. Klima montajı için yer seçimi yaparken asla sıvı ya da yanıcı maddelerin yer aldığı bir yeri seçmeyin. Böyle bir dikkatsizlik yaparsanız, sonuçları korkunç olabilecek bir yangına davetiye çıkarmış olursunuz. Klima kurulumundan sonra aşırı ses ya da titreşime maruz kalmamak adına klimanın tam olarak sabitlenmesini klimayı kuran yetkili personele hatırlatın. Dış ünite montajı yapılırken komşularınızı rahatsız etmeyecek bir yere montajlanmasını klima kurumunda görevli personelden rica edin. Klimada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise elektrik sigortasıdır. Montaj sonrası elektrik sigortasının sizin rahatlıkla ulaşacağınız bir yerde olması oldukça önem taşır. Bu sebeple bu konuya çok dikkat etmenizi öneririz. Klima sigortasına hızlı bir şekilde ulaşabilmeniz, olası bir sorunda elektriğini kesmenize yardımcı olur. Bu durum bir anda çıkan yangın, deprem ve buna benzer afetler için hayat kurtarıcı olabilir.
Klima sadece ürün üzerinde yer alan etiket baz alınarak çalıştırılmalı ve bağlanmalıdır. Klimanızı kullanmadan önce mutlak suretle şebeke gerilim değerinizin ürün etiketinde yer alan değer ile uyum sağlayıp sağlamadığını kontrol ettirin. Klima, kesinlikle sigorta vasıtası ile topraklı enerji hattına bağlanmalı; ve klima denenmek için çalıştırılmalıdır. Topraklama yaptırmadan kullandığınızda yaşanması olası olan ya da yaşanan hiçbir zarar, üretici hatasından kaynaklı olmamaktadır. Klimada ne sorunu yaşanırsa yaşansın tamiri için mutlaka yetkili servisten faydalanın. Klima tamirinde yetkili olmayan kişilerce yapılan tamir sebebi ile doğacak sorunlardan yetkili servisi sorumlu tutamazsınız. İç ünite montajı yapılırken yerden yükseklik oranının 1,8 metreden daha az olmamasına özen gösterin. Klima kullanımı sırasında iç ya da dış ünitelerde yer alan deliklere cisim ya da parmak sokmak çok sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Dış ünitenin üzerine onu kapatacak bir madde koymamaya dikkat edin. Aynı şekilde önüne de herhangi bir madde koymayın. Hava akışını yönlendiren kanatların arasına kesinlikle bir cisim sokmayın. Böyle bir şey yaparsanız iç üniteye hasar vermekle birlikte yaralanma riskiniz de çok fazla olacaktır. Fan yüksek hızda döndüğü için de yaralanmalar meydana gelebilir. Yağmurlu ve gök gürültülü havalarda ya da ani elektrik kesilmelerinde klimanıza herhangi bir zarar gelmemesi için şarteli kapatarak klima güç bağlantısını kesmeyi ihmal etmeyin. Bunu ihmal edenler yangına veya elektrik çarpmasına maruz kalabilirler. Kyoto anlaşmasında da belirtildiği gibi klimalar, florlu sera gazlarını içerisinde barındırır. Klimadan çıkan havanın vücudunuza direkt olarak temas etmemesine çok dikkat edin. Bu durum, sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Hayvan, insan ya da bitki fark etmeden klimadan çıkan soğuk ya da sıcak havaya direkt maruz kalmamalıdır. Hava yönünü insanlara direkt üflemeyecek şekilde ayarlamaya özen gösterin. Uzun süre klima soğuğuna maruz kalmak, sizlere hem sağlık açısından hem de fiziksel zarar verecektir. Klima çalışırken kapı ve camlar kapatılmalıdır. Bu yapılmadığında klimanın performansında düşüş yaşanacaktır. Klimayı uzun süre hava alamayan ortamlarda çok fazla kullanmayın. Klimayı ocak, fırın ve buna benzer aletlerle çalıştırırken ortamı arada da olsa havalandırmak ihmal edilmemelidir. Kapı ya da cam açıksa veya bulunulan ortamda nem çok yüksekse klima uzun süre çalışır durumda kalmamalıdır. Dış ünite haricindeki klima parçalarını, yağmur, güneş ve buna benzer açık hava ortamlarında bırakmayın. Klimalar, kapalı ortamlar için ev tipi olarak tasarlanmıştır. Klimayı sadece amacına uygun olarak kullanın. Ortamı ısıtma veya soğutma dışında hayvan, gıda, bitki ve buna benzer şeyleri korumak adına kesinlikle kullanmayın. Klima kullanın amacının dışına çıkarak kullanıldığında üründe hasar meydana gelebilir. Bununla beraber bu durum, ciddi sağlık sıkıntıları da yaşatabilir. En önemlisi ise kullanıcı kaynaklı bir sorun olması nedeni ile klima garantisi iptal edilir. Bu koşullarda oluşacak hasar ne boyutta olursa olsun kullanıcı tarafından karşılanacaktır. Klimanız sadece açıklanan kullanım amacı niteliğinde kullanılmalıdır. Elektrik devresine fazla yük yüklendiğinde bu durum ciddi zararlara neden olacaktır. Bunu göz önüne alarak klima çalışırken başka yüksek güç çeken cihaz çalıştırmamaya özen gösterin. Klima için çoklu prizleri ya da uzatma kablolarını tercih etmeyin. İhmal durumu hasara ve elektrik çarpmasına sebebiyet verebilir. Klima kullanımı 8 yaş üzeri çocuklar, kısıtlı zihinsel, fiziksel, duyusal veya bilgi ve deneyim konusunda yetersiz olan kişilerin kullanması için gözetim altında tutulmaları ya da klimayı güvenli olarak nasıl kullanacakları konusundaki talimatları ve klima kullanımına dikkat edilmediğinde yaşanabilecek tehlikeleri anlamaları gerekir. Çocuklar, klimayı oynanacak bir araç olarak görmemelidir. Eğer klima temizliği ya da bakımını yapıyorlarsa, bu işlem sırasında mutlaka yanında bu işten anlayan bir büyük bulunmalıdır. Özellikle klima iç ünitesi çocukların uzak durması gereke n bir parçadır. Ambalaj malzemeleri, boğulmaya sebebiyet verebilecek malzemelerdir. Bu sebeple malzemeleri çocukların ulaşacağı kadar rahat yerlere koymayın. Kullanmaya başlamadan klima işlevlerini dikkatle kontrol edip tüm işlevlerin doğru olduğuna emin olun. Klima sadece klima gövdesinde ya da klimada yer alan elektrik kablosunda herhangi bir hasara rastlanmadığı zaman kullanılmalıdır. Elektrik kablolarında belirli aralıklarla hasar kontrolü yapmayı ihmal etmeyin. Klima elektrik kablosunun üzerine eşya koymak ya da kabloyu çekerek zorlamak tehlikeye sebep olabilir. Elektrik kablosunda herhangi bir sıkıntı yaşandığı anda olası bir tehlikenin önlenebilmesi adına sadece üretici önerili yetkili servisten yardım alınmalıdır. Klimanız, çalışmasında anormal durumlar söz konusuysa, klima kablosunda hasar varsa, klimada yer alan elektrikli parçalar ciddi şekilde zarar görmüşse, klima suya düşme, sel baskınına maruz kalma gibi sorunlardan dolayı ıslanmış ve elektriksel parçalar su temasına maruz kalmışsa, klimadan daha önce duyulmayan bir ses, koku ya da duman gelirse kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu belirtilerden bir tanesini bile yaşarsanız, klima ile elektrik bağlantısını kesmeli; klimayı kapatmalı ve yetkili servisi ile kısa süre içerisinde irtibata geçmelisiniz. Aksi taktirde hasar gören bir klima ya da klima parçaları sonucunda ciddi yaralanmalar yaşanabilir. Üreticinin tavsiye etmediği aksesuarların klimada kullanımı hem klimanın bozulmasına hem de sizin ciddi şekilde zarar görmenize sebep olabilmektedir. Klimanın soğutucu gaz dolaşımının gerçekleştiği gaz devresine asla kesici ya da delici maddelerle yaklaşmayın. Boru uzantılarındaki üst yüzey kaplamalarının ve ısı değiştirici gaz kanallarının delinmesi sırasında püskürecek gaz, ciddi göz yaralanmaları ve cilt tahrişlerine sebep olmaktadır. Klimaya doğru soğutucu veya yanıcı gaz içerikli spreyler sıkmayın. Klimada meydana gelen herhangi bir soğutucu gaz kaçağı esnasında ortamı havalandırarak mümkün olan en kısa sürede yetkili servisle iletişime geçmeniz sizlerin yararına olacaktır. Klimanın yer aldığı ortamda yanıcı gaz kaçağı yaşanması durumunda klimayı ve gazı kapatın. Ortamın tam olarak havalandığına emin olmadan klimayı kesinlikle tekrar çalıştırmayın. Klima elektrik kablosunun veya klimanın yakınında ısıtıcı tarzında maddeler bulundurmayın. Isıtıcıdan yayılan ısı, klimada yer alan plastik parçaları eritebilir. Nemli ya da ıslak eller ile klimaya temas etmeyin. Eğer uzun süre evde olmayacaksanız ya da bir şekilde klimayı uzun süre kullanmayacaksanız, elektrik bağlantısını sigortadan kesmelisiniz. Enerji kesildikten sonra yeniden geldiği zaman klimanız en son hangi modda çalışıyorsa o modda çalışmaya başlayacaktır. Olası bir elektrik kesintisi esnasında evden çıkacaksak, klima otomatının kapalı hale getirilmesi gerekir. Klima deliklerine bir şey sokmak ya da düşürmek cihaza zarar verir. Bu konuya çok dikkat edin.
Aşağıdaki durumlar için klimanın sigortasının attırıldığından ve klimanın kapalı hale geldiğinden emin olun
Temizlik ve bakım yapılmadan önce
Kurulum işlemi yapılmadan önce
Tamir edilmeden önce
Klimadan boşalan suyu kesinlikle içme suyu olarak kullanmayın. Bu şekilde davrandığınızda ciddi problemler yaşamanız olağandır. Klimayı montajladıktan sonra yer değişimine karar verirseniz bunu asla kendiniz yapmayın. Böyle bir durumda yetkili servis ile görüşmeniz en doğrusudur.
Bakım Ve Temizlik Yapılırken Dikkate Alınması Gereken Güvenlik Bilgileri
Klima temizliği için aşındırıcı ya da sıvı deterjanlardan faydalanmayın ve üzerine sıvı herhangi bir şey sıçratmayın. Böyle bir durumun yaşanması halinde plastik parçalar zarar görebilir. Bunun dışında elektrik çarpması gibi tehlikeli bir durum da yaşayabilirsiniz. Temizlemeye başlamadan önce herhangi bir zararı engellemek amaçlı klimayı kapatıp şarteli indirin. Yangının ve kısa devrelerin meydana gelmemesi adına iç üniteyi mutlaka kuru tutun. Bakım ve temizlik bölümünde anlatılan hususlara uyarak klimanızı dikkatle temizleyin ve bakımını yapın. Benzin, tiner ve buna benzer hiçbir maddeyi kullanmayın. Aynı şekilde kimyasal maddeleri de klimaya yaklaştırmayın. Hava filtresini takmadan önce filtrenin tam olarak kuruduğuna emin olun. Filtre takılmadan klimayı kesinlikle çalıştırmayın. Bu durum klimada arızaya sebep olacaktır.
Nakliye Ve Taşıma Esnasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Klimanın nakliyesi ve taşınması sırasında, özellikle iç ünite taşınırken OK yönüne dikkat edilmelidir. Dış üniteyi dik olarak taşıyıp yine beklettiğiniz yerde dik şekilde bulundurun. Dış ve iç ünite kutularının üzerine baskı yapma ihtimali olan hiçbir şey koyulmamalı ve kutulara kesinlikle basılmamalıdır. Klima montajı bina çıkışlarına, merdivenlerine ve koridorlarına yapılmamalıdır. Klimanın denendiği durağan basıncın 100 KPa olduğu bilinmektedir. Klimanın elektrik bağlantısı esnasında kullanılması gereken sigorta 18.000 ve 24000 btu için C tipi 20A’, 9.000 ve 12.000 btu için C tipi 16A’dır. Klima montajı yapılacak mekanın elektrik tesisatı kablo çapının istenen kesitte olmasına özen gösterilmelidir. Klimanızda yalnızca dış ünite bina dışı kullanımı için uygundur.
Klima Montajı İçin Konum Seçilmesi
İç ünite
Klima yakınında ısı ya da buhar kaynakları yer almamalıdır. Montajın konumunda hava dolaşımına engel olacak bir sorun olmamalıdır. Klimada hava dolaşımı iyi olmalıdır. Klimada tahliye yapımı kolay olmalıdır. Klima montajı kapı girişine yakın yapılmamalıdır. Klima ile tavan, duvar, dekorasyon ve diğer engeller arasında yeterli mesafe bulunmalıdır. Montaj konumu tavandan yaklaşık olarak 30 cm aşağıda yer almalıdır.
Dış Ünitede
Dış üniteyi yağmur ya da güneş ışınlarından koruyan bir tente varsa kondenserin ısı dağıtımına engel olmadığından emin olun.
Piller
Pilleri direkt olarak ateş, güneş ışığı ve bunun gibi etkenlere maruz bırakmamalısınız. Daha önceden kullandığınız pil ve yeni pil bir arada kullanılmamalıdır. Bitmiş pillerinizi kılavuzda yer alan pillerin takılması bölümünde anlatılan şekil ve tipteki pillerle değiştirin. Şarj edilebilir pillerden uzak durun. Pillerin aktığını fark etmeniz durumunda uzaktan kumandayı kesinlikle kullanmayın. Kumandada göreceğiniz 2478 simgesi pillerinizin bittiğine işarettir. Bu simge karşınıza çıktığında pilleri değiştirmeniz gerekir. İki adet kalem pil V AAA
tip 1,5 kullanın. Uzaktan kumanda pil kapağı ok yönünde açılmalıdır. Pilleri doğru yönde taktığınıza emin olarak yuvalarına dikkatli bir şekilde yerleştirdikten sonra kapağı kapatın.
Sorumluluk sınırlaması
Bu kılavuzda bulunan tüm teknik bilgiler, kullanım talimatları, klima bakımı, klima çalıştırılması ve klimanızla alakalı son bilgileri içermektedir. Üretimi yapan firma, üretici firma tarafından onaylanmayan yedek parçaların kullanılması, cihaz üzerinde izin
verilmeyen değişiklikler yapılması, cihazın kullanım amacının dışında kullanılması, kullanım kılavuzundaki talimatlara uyulmaması ve yetkili olmayan onarım işlemlerinin sebep olacağı herhangi bir hasardan ya da olası bir yaralanmadan kesinlikle sorumluluk kabul etmemektedir. Klima montajının yapılacağı mekanda bulunan elektrik tesisatının uygun olup olmaması tüketici sorumluluğunda olan bir konudur.
Teknik Değerler
Mevsimsel verim değerleri EN 14825 standardı esas alınarak belirlenmiştir.
Anma değerleri TS EN 14511 standardındaki T1 iklim koşulları dikkate alınarak belirlenmiştir. Dış ve iç ortam sıcaklıklarının, belirlenen sıcaklık değerleri dışında bir değerde olması durumunda ısıtma ve soğutma kapasitelerinde değişiklik yaşanacaktır.
Ürünün yanında verilen dokümanlarda ya da ürün etiketinde yazılı olan değerler, ilgili standartlar esas alınarak laboratuvar ortamında elde edilmiştir. Bu değerler, ürünün kullanımına ve dış/iç ortam şartları doğrultusunda değişiklik gösterebilir.
Klimadaki teknik özellikler ya da kılavuz haber verilmeksizin değiştirilebilir.
Bu ürün Elektronik Eşyaların Kontrolü ve atık elektrik yönetmeliğine uygundur.
Bu ürün 2006/95/AT (Alçak Gerilim (LVD) yönetmeliği) ve 2004/108/AT (Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği) sayılı Avrupa CE Direktiflerine uygundur.
Kumanda Saatini Ayarlama
Klimanızda sizin isteğinize uygun şekilde otomatik olarak kapatıp açabilmek için kullanabileceğiniz bir saat yer almaktadır. Klima kumandasının pilleri değiştiğinde veya klima yeni alındığında saati ayarlamanız gerekmektedir. Saat ayarını ilk kez yapıyorsanız önce pilleri yerleştirin. Üst ve alt ayar düğmelerini kullanarak saati dikkatli bir şekilde ayarlayın. Piller takıldıktan sonra 5 saniye içerisinde ayarlama işlemine başlamanız gerektiğini sakın unutmayın. Ayarı yapmakta geç kaldığınız taktirde saat 0 olarak ayarlanacaktır. Saat ayarını yapmayı tamamladıktan sonra farklı bir düğmeye basmanıza gerek kalmayacaktır. Yapmış olduğunuz ayar otomatik olarak kaydedilir. 3856 düğmesine her basıldığında zaman 1 dakika ileri gidecek; 3866 düğmesine her bastığınızda ise tam tersi olarak zaman 1 dakika geri gidecektir. Düğmelere basılı tutulması durumunda zamanın çok hızlı azaldığını ya da arttığını göreceksiniz. Olası bir saati tekrar ayarlama durumu olursa bunu saat düğmesine basarak yapabilirsiniz.
Uzaktan Kumanda Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Klima uzaktan kumanda ile çok daha verimli ve çok daha etkin kullanılabilir. Fakat bunun için bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
Uzaktan kumanda direkt olarak klimadaki sinyal alıcıya doğru tutulmalıdır. Kumandanın işlemesi için sinyal alıcıya olan uzaklığının en fazla 6m olması gerekmektedir.
Uzaktan kumandayı kullanırken alıcı ve kumanda arasında hiçbir engelin olmaması gerekir.
Uzaktan kumanda çok hassas bir parçadır. Bu nedenle kumandayı kesinlikle atmamalı veya düşürmemelisiniz. Ayrıca kumandayı her türlü sert darbeden korumaya özen göstermelisiniz.
Kumanda düğmelerine basıldığında Pink sesi alamıyorsanız kumanda ile klima arasında iletişim sağlanamıyor demektir. Böyle bir durumda klimaya biraz daha yaklaşarak ve kumandayı dik konumda tuttuğunuza emin olarak yeniden deneyin. Sinyal sesinin açık olduğuna emin olun.
Kumandayı ısı yayan herhangi bir cihaza yakın olacak şekilde ve güneş ışınlarının direkt olarak temas ettikleri yerlere kesinlikle koymayın.
Klimanın Uzaktan Kumandasız Çalıştırılması
Uzaktan kumanda bir sebebe bağlı olarak kullanılamaz hale gelir ya da kaybolursa, klimanızı iç üniteden çalıştırmanız mümkündür. Bu işlem için:
İç ünite ön kapağını sağ ve sol alt kısımlarından tutup çekerek yukarıya doğru kaldırın
Klimanızın sağında yer alan düğmeye basarak çalışmasını sağlayın. Klimanın çalışmaya başladığını yanan göstergeden anlayabilirsiniz. Gösterge yandıktan sonra oda sıcaklığına en uygun moda otomatikman kendini ayarlayarak çalışmaya başlayacaktır. Klimayı kapatmak için yine açma kapama düğmesini kullanın
Bu düğmeyle açtığınızda klima otomatik modda çalışacaktır.
Klimanızı çok daha kolay ve etkin bir şekilde kullanmanız için gereken bütün işlevler uzaktan kumandanızda bulunur. Bütün işlevleri kumandada yer alan düğmelerle yönetebilir; kumanda ekranında yapılan tüm değişiklikleri anlık olarak görebilirsiniz.
Hızlı Kullanım Ve İlk Çalıştırma
İlk olarak klima sigortasının açık olup olmadığına bakarak sigorta kapalı ise açmalısınız. Klima yetkili servis tarafından kullanıma hazır hale getirildikten sonra kumanda üzerinde yer alan 4248 düğmesine basın ve klimanızı çalıştırın. Klimada en çok kullanılacak olan derece değiştirme, ısıtma, soğutma gibi işlevleri kolay ve hızlı erişim adına göstergelerin bulunduğu bölümün hemen altında yer alır. Klimayı burada bulunan düğmelerden kapatıp açabilir, sıcaklığı düşürüp yükselterek ya da çalışma şeklinde değişiklik yaparak istediğiniz gibi klimaya komut verebilirsiniz. 4333 düğmesi, klimanın açma kapatma düğmesidir. Bu düğme ile klima açma kapatma işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. 4346 düğmesi, klimanızı soğutma moduna geçiren düğmedir. Bu düğmeyi özellikle sıcak yaz günleri için sıklıkla kullanacaksınız. 4361 ve 4358 düğmeleri sizlere arzu ettiğiniz sıcaklığı ayarlamanızı sağlayan düğmelerdir. 4374 düğmesi ile klimanız ısıtma moduna geçer. 4386 ve 4383 düğmeleri yine istediğiniz sıcaklığı seçmenizi sağlar. Kumanda kapalıyken 4400 düğmesini hiç kullanmadan direkt olarak 4408 ya da 4405 düğmeleri ile klimayı bu modlarda çalıştırmanız mümkündür.
Klimanın Kullanılabileceği Çalışma Sıcaklık Aralıkları
dış ortam dış ünitede, Soğutma +10 / +46 ºC, ısıtma -15 / +24 ºC’dir. İç ortam iç ünite de ise soğutma +16 / +30 ºC, ısıtma ise +18 / +30C olarak görülmektedir. Dış ortam sıcaklığı olması gerekenden yüksek ise klimanız soğutma modunda istenen verimi vermeyebilir. Yine dış ortam sıcaklığı olması gerekenden düşükse klima ısıtma modunda beklenen performansı göstermeyecektir. İç ortamda çok fazla nem olduğu taktirde iç hava çıkış ağzı nemlenme ihtimali vardır. Yüksek nem hakimken klimanın uzun süreli kullanılması halinde su yoğuşarak iç ünite yüzeyine damlayabilmektedir.
Klima İşlevleri
Klima işlevleri ürün özellikleri bazında farklılık gösterir. Bu nedenle aşağıda gösterilen işlevler klimada yer almıyorsa kullanılmayacaktır. Klimanızın rahatlıkla kullanılabilmesi için uzaktan kumanda yardımı alarak rahatça yönlendirebileceğiniz işlevler yer almaktadır. Bu işlevler sayesinde daha hoş ve daha keyifli bir hayat elde edeceksiniz. İşlevler şu şekildedir.
4632 soğutma işlevidir. Klima soğutma modundayken ortam sıcaklığı konfor ihtiyacına uygun olarak 18–30ºC, arasında ayarlamanız mümkündür.
4653 ise ısıtma işlevidir. Bu işlevde ise ısıtma modunda ortam sıcaklığı baz alınarak 16– sıcaklıkları arasında ayarlanabilmektedir.
4674 eko işlevidir. Bu işlev soğutma ve ısıtma modlarında enerji düşüşünü sağlar. Kumanda aracılığı ile ayarlanabilen sıcaklık değerleri, konforlu bir ortam için en uygun aralık ile sınırlandırılacaktır.
4705 otomatik moddur. Bu işlev sayesinde klima, ortam şartlarını baz alarak çalışma şeklini otomatikman kendisi belirleyecektir. Sıcaklığın durumuna göre soğutma, ısıtma ya da nem alma yapar.
4732 yatay kanat yönlendirme işlevidir. Bu işlev sayesinde yatay kanat düğmesi ile klimanın iç üniteden üflediği hava yönünü düşey şekilde yönlendirilebilir.
4754 fan işlevidir. Bu işlev oda sıcaklığında herhangi bir değişiklik yapmadan havayı oda içinde dolaştırır.
4768 nem alma işlevidir. ortamı çok fazla soğutmadan havadaki nem seviyesini düşürerek ortamı 18-30 derece arasında istediğiniz sıcaklıkta tutar.
4795 turbo işlevidir. Bu işlevle yarım saat içerisinde maximum olan en yüksek ısıtma ya da soğutma elde edebilmeniz mümkündür.
4819 uyku modu işlevi olarak bilinmektedir. Uyuduğunuzda odanın gerekenden fazla ısınması y da soğuması bu işlev sayesinde engellenir.
4849 düşey kanat yönlendirme işlevidir. Bu işlev ile düşey kanat konumları istenilen şekilde ayarlanır ve havanın ortamdaki dolaşımı yatay olarak yönlendirilebilir. 4870 kapat işlevidir. Bu işlev belirlediğiniz sürede bir geri sayım başlatacak süre bittiğinde klima kendisini otomatikman kapatacaktır.
4892 otomatik açma/kapatma işlevidir. Bu işlev ile önceden belirlediğiniz zaman dilimlerinde klimanızın açılıp kapanmasını ayarlayabilirsiniz.
4910 hisset işlevidir. Klima, kumandanızın yer aldığı ortamdaki sıcaklığı baz alacak şekilde çalışır.
4924 otomatik temizleme işlevidir. Klimanızı soğutma modunda kapattığınız andan itibaren iç ünite eşanjörünü otomatik olarak kurutur. Bu sayede nemin sebep olduğu kötü kokudan kurtulmanız sağlanmış olur.
4952 iyonizer işlevidir. Yapılan araştırmalar sonucunda normale oranla çok daha fazla negatif yüklü iyon molekülü içeren havanın bizi daha enerjik ve daha canlı tuttuğu anlaşılmıştır. İyonizer, bu sebeple negatif iyon üretip ortamdaki havaya aktarır.
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.10.14 23:51 VirreyDeColombia Abbas yanbasan scp

Sadece seviye 4 ve üstü gizliliğe sahip personel için

_______________________________________________________________________________

scp-????(numara belirlemedim)
nesne sınıfı: euclid
özel saklama prosedürleri: internet üzerindeki tüm scp-???? tarafından üretilen içerik epsilon-beta programı kullanılarak ele geçirilmeli ve kamu erişimi engellenmelidir. yakalanan içerikler kaydedilmeli ve bağcılar veya esenler gettoları kökenli d-sınıfı personel tarafından incelenmelidir.
tanım: scp-???? internet üzerinden yayınlanan , keko türkçesi konuşan bir karakterin(kendisine scp-????-1 denecektir) bazı eylemlerini kayıt etmesi sonucu ortaya çıkmış internet yayınlarıdır. Araştırmalar sinyallerin esenler otogarının alt katından geldiğini saptamıştır. Sinyalin geldiği noktaya inme girişimi timlerin sinyalin 15 metre yakınında aniden ortadan kaybolması sonucu başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

scp-???? yayınları facebook gibi sosyal medya sitelerinde yada youtube gibi video platformlarında ortaya çıkar. Tespit edilen vakaların tamamında scp-????-1 Abbas yanbasan ismini kullanmıştır. Yayınların tamamında sesler keko türkçesi şeklindedir, yazılar ise çoğunlukla keko alfabesiyle1 yazılmıştır. Youtubedaki yayınların teması bir scp-????-1in bir oyun oynayıp bunu kaydetmesidir.

scp-???? anormal özelliklerini izlendikten sonra göstermeye başlar. scp-????'a 5 dakikadan fazla maruz kalan deneklerin dili yavaş yavaş keko türkçesine dönmeye başlar ve kaşları birleşir. Ayrıca sebepsiz yere vara vara vara diye bağırarak koşmaya başlayan kurbanlarda gözlemlenmiştir. Bu durum kurbanın milliyetine yada kullandığı dile göre değişim göstermez. Bu etkiler maruz kalma sonlanırsa birkaç gün içinde biter. Eğer scp-????'a 15 dakikadan fazla maruz kalınırsa kurban dönüşüm sürecine girer. Bu süreci durdurmanın yada yavaşlatmanın bir yolu yoktur. Sadece esenler ve bağcılar gettoları kökenli kişilerin scp-????'in tüm etkisine karşı bağışıklıklı olduğu bilinmektedir

Dönüşüm sürecine giren kurbanın 1 gün içinde derisinin üzerinde adidas marka eşofman oluşumu tamamlanır. 2. gün vücutta yoğun kıllanma gözükür. 3. gün kurban dört ayak üzerinde yürümeye başlar ve kıllar adidas marka eşofmanı parçalar. 4. günde kurbanın vara vara ve hıammına seslerini de çıkarmayı bırakıp goril-şempanze karışımı çığlıklar attığı gözlemlenmiştir. 5. ve 6. günlerde kurban kertenkele - balık karışımı bir varlığa dönüşür. Çoğunlukla kurbanlar bu aşamada ölür. bu aşamada ölmeyen tek kurbanın 7. gün yok olduğu , önceden bulunduğu yerde tanımlanamayan bakterilerin olduğu gözlemlenmiştir. Bakteriler imha edilmiştir. Scp kurumu çalışanı biyologlar bu olayın bir tersine-evrim fenomeni olduğunu belirtmiştir

kurban dönüşüm süreci boyunca son derece agresiftir. yanına yaklaşan kişilere keko türkçesi-kürtçe karışımı küfürler ederek saldırır. onun dışında bol bol vara vara vara ve hıammına gibi sesler çıkarır. saklama altındaki dönüşümün 1. günündeki kurbanlardan biriyle esenler kökenli d-sınıfı personel kullanılarak iletişim kurma çabası kurbanın saldırısı sonucu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. d- sınıfı personel kendini savunmaya çalışınca kurban bir anda mitoz bölünüp kendinden 8 tane oluşturmuştur. Tüm kopyalar , kurban ve d-sınıfı personel yok edilmiştir.

Yayınlar engellenmeye devam edilecek ve yayınların kaynağı ele geçirilmek üzere yeni bir operasyon gerçekleştirilecektir. Bunun için istanbul büyükşehir belediyesiyle görüşmeler sürdürülmektedir. Esenler otogarının yıkılıp altındaki scp varlıklarının scp kurumuna teslim edilmesi konusunda mutabakata varılmıştır.

  1. keko alfabesi , bir harf büyük bir harf küçük yazılan, k yerine q , v yerine w , ş yerine $ ve b yerine ß kullanılan bir türkçe yazım şeklidir.

_______________________________________________________________________________

submitted by VirreyDeColombia to TurkeyJerky [link] [comments]


2019.08.05 13:57 mehmetortac Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç

Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç submitted by mehmetortac to BacklinkSEO [link] [comments]


2019.08.05 13:57 mehmetortac Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç

Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç submitted by mehmetortac to blogyazarlari [link] [comments]


2019.08.05 13:56 mehmetortac Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç

Sayfada Kalma Süresini Artıracak 5 İçerik Türü - Mehmet Ortaç submitted by mehmetortac to u/mehmetortac [link] [comments]


2019.01.10 04:41 TurkceHaberMerkezi Web Tasarım - Penta Yazılım

Web Tasarım ajansı, benzersiz, seçkin, maksatlı, güncel web tasarım trendleri iş yapıyor. Bu politika web tasarım kültürünün temelidir. Grafik tasarım ve uyumlu uyum elde animasyonlu görseller, istenen mesaj ve bilgi ile içerik güzel anlamda verilecek ve teknik mükemmellik işleri sağlar. Web tasarım süreçleri; web tasarım ajansı, kurumsal web sayfası veya e-ticaret projeleri aşağıdaki tasarım süreçlerini adım adım uygulamak için. Her şeyden önce, şirketleri çok iyi analiz eder, ulaşmak istedikleri beklentileri ve hedefi algılar ve harekete geçer.

Web Tasarım

Web Sitesi Yapan Firmalar, Müşteri ile alınan izlenimleri ve düşünceleri paylaşır. Tüm yaratıcı yaratıcılık becerileri ve birikimleri web tasarım hizmeti sürecinde planlanan projelere aktarılır. Genel kavram tasarımı ve alt sayfa sürelerinin belirlenmesi, kod geliştirme, kod yapısı ve tasarım uyumu, veri girişi, testler, yayın geçiş, hatalara karşı kusurlar ve sorumluluklar geçirilir. Tüm bu adımlar web tasarım Ajansı ve düzenli bir şekilde yürüyebilir böylece müşterinin işbirliği dayanmaktadır. öte yandan, web tasarımı yapmak tek başına projenin ilk adımıdır. Bu web sitesi yapmak için yeterli değildir. Benzer şekilde, minimum web tasarımı yapmak için iki önemli unsur vardır. Web tasarım ajansı, içerik yönetim sistemleri geliştirilmekte ve bu içerik yönetim sisteminin eğitimi, proje sırasına dahil olması koşuluyla, web sitesinin hayatta kalma aşaması için sağlanmaktadır.

Web Sitesi Yapan Firmalar

Web Sitesi Yapan Şirketler, Hedef ziyaretçiler bunun farkında değilse web sitesinin yapımı ve bakımı hala eksik olacaktır. Bu bölümde, özellikle internet reklamı yapılmalıdır. Arama motoru dostu (SEO) yapısı organik sonuçlar ile iyi pozisyonlar elde etmek için içerik ve mimari tasarlanmış sağlamak için üst düzey çaba gerektirir. Bu bölümde bakıldığında başarılı girişler yapmış olsa bile, herhangi bir konumlandırma garanti etmez. Garantili konumlandırma sadece Google AdWords ile mümkündür. Bunu yapmak için, destek formumuzu doldurmanız veya telefonla bizimle iletişime geçmeniz gerekir. Web tasarımı, web sitenizi, kurumsal kimliğinizi hakim ve çok yüksek kalitede bir şekilde yansıtan en son teknolojileri kullanarak tanıtım ve reklam amaçlı görsel çalışmaların internete aktarılmasını içerir.

Web Sitesi Yapan Şirketler

Web tasarım hizmetleri, şirketlerin maksimum müşteri kazanabileceği en güvenli reklam yöntemidir. İnternet ortamında duruşunuzu ve kalitenizi gösterir. Bu nedenle tasarım ve yazılım açısından web tasarım hizmetlerimiz ile aynanız olmaya hazırız. Kuruluşunuzun İnternet Web sitesi Temsilcisinde kurumsal web tasarımı. Kurumsal web tasarımınız etkili ve ilginç ise, geri dönüşüm daha etkilidir. Bu nedenle, şirketiniz için kurumsal web tasarımı yapmak istiyorsanız, özel bir şirketten destek almanız gerekir.

Penta Yazılım

Web Tasarımı Nedir? Abartılı ve karışık tasarımlar, kullanıcının açık bir duyuru yapmasını mümkün olmayabilir. İnternet sayfasında kullanılan renkler kullanıcıları tüketmemelidir. Renk kombinasyonu ile uyumlu olmak için tercih edilmelidir. Çok sayıda rengin kullanılması, sitenin potansiyel kullanıcı sayısında bir azalmaya neden olabilir. Sitenin kullanıcılarına navigasyon kolaylığı sağlamak, kaliteli bir tasarım sürecinin gerçekleştirilmesine bağlıdır.
Kaynak: https://www.pentayazilim.com/
submitted by TurkceHaberMerkezi to u/TurkceHaberMerkezi [link] [comments]


2018.12.16 12:39 korkufilmleri +18 Yasaklı Korku Filmi - Cabin Fever (2016) izle

Şiddet ve çıplaklığın fazla olduğu bir film olan Cabin Fever 2016 filmi izleyecekler, sitemizden tek parça ve full hd kalitede sansürsüz izleyebilirsiniz. Cabin Fever izle filminin konusu; 5 Arkadaş, güzel bir hafta sonu geçirmek ve çılgınca eğlenmek için tatile çıkmaya karar verirler. Ormanın derinliklerinde bir kulübede tatillerini geçirmek isteyen bu grup, başlarına geleceklerden habersiz çılgınce yiyip- içer ve sevişirler.. Fakat kısa bir süre sonra içlerinden birinin ormanda ne olduğu belirsiz, her tarafı kan içinde olan bir adamla karşılaşmasıyla herşey değişir ve gördüğü bu adamla ilgili arkadaşlarına tek kelime anlatmaz. Bir süre sonra gariplikler yaşanmaya başlar ve içlerinden birisi nerden geldiği belli olmayan bir virüs kapat ve hızlıca hastalanır. Virüsün diğerlerinede yayılmaya başlamasıyla birlikte yavaş yavaş herkesin gerçek yüzü de ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bu sırada ortaya çıkan çatışmalar bir yanda, virüsle mücadele ederken hayatta kalma çabaları diğer yanda, hangisinin daha zorlu olduğu tartışılır bir noktaya ulaşacaktır.
2002'de çıkmış filmin tekrar uyarlaması olan Cabin Fever 2016 filminin yönetmenliğini Travis Zariwny yapmıştır. Filmin başrollerinde ise Gage Golightly, Matthew Daddario ve Samuel Davis yer almıştır. Erotik filmler ve korku filmleri türündeki Cabin Fever tek parça izle filmi içeriğinde cinsel içerikli ve şiddet sahneleri sebebiyle yasaklı filmler ve +18 filmler kategorilerinde yer almıştır. Özellikle şiddet ve kanlı sahnelerin fazlalığı sebebiyle aile ortamında seyredilmemesi gereken bir film olan Cabin Fever filmi, IMDb'den 4.0 puan almıştır. Eli Roth filmleri, vahşet, sadizm ve cinsel içerikli sahnelerin çok olmasıyla bilinen filmlerdir. Özellikle son dönemde yaptığı işlerin kalitesi ne kadar düşük de olsa iddiasını hala devam ettiriyor. Sitemizden 2016 yapımı filmi sansürsüz ve full hd olarak korku filmi izle sitemizden Cabin Fever Türkçe altyazılı izleyebilirsiniz. Film izle sitesi cinfilmleri1.com olarak iyi seyirler dileriz. Ayrıca yasaklı filmler izlemek isteyenler
Cabin Fever izle filmi linki; https://www.cinfilmleri1.com/2018/05/17/cabin-fever-2016-izle/
submitted by korkufilmleri to u/korkufilmleri [link] [comments]


2018.11.30 15:28 korkufilmleri Virüs - Downhill (2016) Türkçe Dublaj İzle

+18 filmler kategorisinde yer alan Virüs - Downhill 2016 yapımı Filmi sitemiz üzerinden Türkçe Dublajlı veriyonu ile izleyecekler için filmin konusu; En iyi arkadaşlarını bisiklet yarışı kazasında kaybettikten sonra Joe, kız arkadaşı Stephanie ile bisiklet sürüşü yapmak için davet üzerine Şili'ye gider. Orada uçsuz bucaksız ormanların olduğu dağda gezerlerken silah sesi duyarlar. Olay yerine vardıklarında rastladıkları ağır yaralı adam vücudunda ölümcül virüs taşımaktadır. Ve Dağdaki amansız katiller bu sırrın dışarı sızmasına asla izin vermeyeceklerdir. Bu Joe ve Stephanie için çok kötü bir günün başlangıcı olacaktır. Dağlık- ormanlık, tehlikeli alanda hayatta kalma çabası. Virüs izle ve Downhill izle filminin yönetmenliğini Patricio Valladares yapmıştır. Film başrollerinde ise Natalie Burn, Bryce Draper, Eyal Meyer gibi oyuncular oynamıştır. Şili, Kanada ve Fransa yapımı bir Korku filmleri, gerilim filmleri ve aksiyon filmleri türündeki Virüs Türkçe Dublaj izle filmi 4.2 puan almıştır. Virüs filmleri kategorisinde yer alan Downhill Türkçe Dublajlı izle filmin sitemizden Full hd ve tek parça halinde kesintisiz ve sansürsüz seyredebilirsiz. Film izle içeriğindeki çıplaklık ve cinsel içerikli sahneler sebebiyle +18 filmler kategorisinde de yer almaktadır. Ayrıca virüs filmleri temalı yapımları cinfilmleri1.com'da bulabilirsiniz.
Downhill izle filminin linki; https://www.cinfilmleri1.com/2018/05/08/virus-downhill-turkce-dublaj-izle-2016/
submitted by korkufilmleri to u/korkufilmleri [link] [comments]


2018.10.16 21:00 mediarubic Media Rubic Video Ajansı

Dijital ortamda markaların öne çıkmasında içerik pazarlama stratejileri içerisinde yer alan video pazarlama önemli bir rol oynuyor. Sadece ürün satma yönteminden ibaret olmayan videolar, işin içine duyguların da girdiği bir pazarlama stratejisi olarak hedef müşteri kitlesini yakalamada ve ziyaretçilerin sitede kalma süresini uzatmada etkili oluyor. En iyi yatırım geri dönüşü sağlayan bir içerik olarak günümüz internet dünyasında firmaları rakiplerinin önüne geçiriyor.
Deneyimli ve yaratıcı kadrosu ile profesyonel bir video ajansı olan Media Rubic, markalara yeni pazarlama alanları açarak onların müşterilere ulaşmasında, müşterilerle aralarında bağ kurmasında ve hedef satış miktarını arttırmada önemli rol oynayan video stratejileri ile fark yaratıyor.
Hizmet Alanlarımız
Kurum ve kuruluşlar için ürün ve hizmet tanıtımlarının yapıldığı profesyonel tanıtım filmleri çekiyoruz. İçeriden, dışarıdan ve havadan çekimler yanında tanıtım metni ve seslendirme ile kurguladığımız videoları zamanında teslim ediyor, markalara değer katıyoruz.
Firmaların düzenlediği organizasyonları kayıt altına alıyor, kurguluyor ve firma prestijine yakışır şekilde etkinlik tanıtımları yapıyoruz.
İnternet ortamında sunum ve organizasyonlar için canlı yayın isteyen firmalara televizyon yayıncılığından gelen alanında uzman ekibimizle destek veriyor, internet üzerinden canlı yayın gerçekleştiriyoruz.
Gayrimenkul ve inşaat çekimleri ile proje detaylarının müşterilere sunulduğu videolar hazırlıyor, firmaları sektörde rakiplerinin bir adım önüne taşıyoruz.
Animasyonlu veya anlatımlı ürün tanıtım çekimleri ile ürünlerin özellikleri ve işlevlerini görsel bir şölen havasında tanıtım filmleri ile gözler önüne seriyoruz.
Her bir firmanın ruhu ve bir hikayesi olduğuna inanan video ajansı olarak şirketleri en etkili şekilde anlatan tanıtım filmleri hazırlıyoruz.
Video Ajansı Olarak Fark Yaratıyoruz
Sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanıldığı günümüzde hem göze hem beyne hitap eden, yayılma potansiyeli yüksek ve SEO avantajı oldukça fazla olan tanıtım videoları marka farkındalığını arttırıyor. Kurumsal tanıtım filmleri ile Media Rubic, tüm süreçlerde firmaları sahiplenen ve dijital dünyada işletmeleri hak ettiği yere taşıyan tanıtım videoları ile web sitelerinin daha fazla trafik çekmesini sağlarken ürün satışlarının da artmasını sağlıyor.
Tanıtım Filmleri ile Müşterilerin İlgisini Çekmenizi Sağlıyoruz
Etkileşim sağlayan tanıtım videoları ve animasyonları ile markanızı daha geniş kitlelere tanıtmak ve hedef müşteri kitlesini kısa sürede yakalamak istiyorsanız, video içerik pazarlama ve animasyon ajansı olan firmamıza 0850 803 7181 numaralı telefondan ulaşabilir, iletişim menüsünden mesaj bırakabilirsiniz.
https://www.mediarubic.com/
submitted by mediarubic to VideoMarketing [link] [comments]


2018.02.20 21:47 ersagburada Ersağ Fosfatsız Çamaşır Tozu

♻️TÜRKİYE'NİN İLK FOSFATSIZ ÇAMAŞIR TOZLARI, ERSAĞ ÇAMAŞIR GRUBU♻️ VE ❌KATKILI ÇAMAŞIR DETERJANLARI NEDEN ZARARLI?❌ (SONUNA KADAR DİKKATLE OKUYUN)
💚💚İNSAN SAĞLIĞINA ZARARI OLMAYAN ÇEVRE DOSTU; 💚💚Ersağ Çamaşır Yıkama Grubu💚💚
♻Beyaz Çamaşır Tozu 4 ölçü toz, 4 kapak çamaşır aktif ♻Renkli Çamaşır Tozu 3 ölçü toz, 1 kapak çamaşır aktif ♻Çamaşır Aktif (Fosfat yerine kullanılması şart tozları destekleyici sıvı) Leke ve kir çıkarma özelliği yüksektir. Yüksek köpük oluşturabilme kabiliyeti sebebiyle genel temizlik maddesidir. Temizleme etkisi sıcaklık ve çözünürlük ile artış gösterir. Fazla köpük oluşmasını önleyicidir. ♻Çamaşır Kokusu (İsteğe bağlı kullanılır. çiçek, pudra kokusu)
Çamaşır grubunda Türkiye'nin ilk fosfatsız çamaşır tozlarını üreten Ersağ, çamaşır grubunun içeriğini RİTHA bitkisi oluşturmakta. İçeriğinde ki bu özel bitkinin tanıtıma geçmeden önce; Ersağ çamaşır grubuna geçtiğiniz an kimyasal içerikli ürünlerinizi kullanmamalısınız. Beyazlarda Ersağ renklilerde market ürünü, yada bebeğin çamaşırlarını Ersağ Çamaşır grubu ile yıkayayım, diğerlerini market ürünü deterjan ile kullanayım, diye bir kullanım şekli önerilmez. Bu şekilde kullanmanız halinde sağlıklı çamaşırlar anlamında sonuç alamazsınız. Kimyasal katkılı detarjan grubundan bitkisel çamşır tozlarına geçtiğiniz de sıkıntılı bir süreç yaşarsınız. Çamaşırlarınızda ki kancalı kimyasal dediğimiz kimyasal atıklar temizleninceye kadar tam netice alamazsınız. 3 yada 4 yıkamadan sonra ise netice mükemmel olacaktır. Ersağ çamaşır tozlarına geçiş yaptığınız zaman, Ersağ çamaşır tozları ile çamaşır yıkamadan önce makinenizi BANYO WC ürümüzü kullanarak boş çalıştırırsanız çok daha çabuk netice alırsınız. Ersağ Çamaşır tozlarına geçtikten bir süre sonra, makinenizin çamaşır gözlerinde kapkara oluşan tortuların yok olduğunu göreceksiniz. Ve sonrasında Ersağ çamaşır tozları kullandığınız sürece makinenizin deterjan gözü daima pırıl pırıl olacaktır. Ölçülere sadık kalınmalı özellikle fazla kullanılmamalıdır. Ölçü harici kullanılması halinde çamaşırlarınızın renklerinde sorun yaşayabilirsiniz. Konsantre olduğu için marketten aldığınız 6kg lık çamaşır deterjanı ile aynı sürede kullanılır. Özellikle cilt rahatsızlıkları yaşayan kişilerin öncelikli değiştirmeleri gereken çamaşır deterjan grubudur.
🌀RİTHA (Sapindus mukorossi)🌀 Soapnut ağacı Ritha: Hindistan'da yetişen bir ağaçtır. Ayrıca sabun somun ağacı olarak bilinen asaya ve alt tropikal bölgelerde yetişir. Meyveleri temmuz , Ağustos görülür ve Kasım-Aralık aylarında olgunlaşır.
💠Antimikrobiyal özelliği sayesinde çamaşırda mikrop barındırmaz.
💠Doğal anti-fungal ( mantar karşıtı) özelliği vardır.
💠Hipoalerjeniktir. Kimyasal deterjanlar ve onların kokularının neden olduğu alerjilere neden olmaz.
💠Renklere zarar vermez ve narin çamaşırlara son derece naziktir.
💠Düşük köpürme oranıyla çamaşır makineleri için mükemmel bir üründür.
💠Diğer bir kimyasal madde olan yumuşatıcı kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır.
💠% 100 geri dönüşümlüdür. İşi biten meyveler doğada gübre olarak kullanılabilir.
💠Hiçbir üretim süreci yoktur. Hiçbir kimyasal madde veya fosil yakıtın kullanılarak üretilmeye ihtiyaç duymaz.
💠Ekosistemi ve su kaynaklarımızı kirletmez.
💠Çevre dostudur.
💠Temelde sonsuz bir raf ömrü olan doğal bir meyvedir.
❇RiTHA NASIL TEMİZLER? Çok basit olarak anlatmak gerekirse, deterjan mantığıyla çalışır. Ancak Konvansiyonel deterjanlar, kimyasal yüzey aktif maddeler içerirken RiTHA Meyvesi doğal olarak Saponin içerir ve bu meyveler ılık veya sıcak su ile temas ettiğinde saponinleri (sabun) serbest bırakır. Saponinler suda doğal yüzey aktif (yüzey aktif madde) olarak dolaşır. Saponin su ve kileke arasındaki yüzey gerilimini kırarak lekelerin çamaşırlardan ayrılarak serbest kalmalarını sağlar. Daha sonra saponin kir ile kumaş arasında süspansiyon görevi görerek kiri çamaşırdan uzaklaştırır.
❇ÇOK HASSAS CİLDE SAHİP KİŞİLER RiTHA KULLANABİLİR Mİ ? Evet. Sentetik deterjanlarda kullanılan kimyasallar ve çamaşır katkı maddeleri hassas cilde sahip kişilerin yaşam kalitesini etkileyip birçok sorun oluşturmakta ayrıca kullanılan sentetik kokular da bu duruma katkı sağlamaktadırlar. Ritha hiçbir kimyasal madde ve sentetik koku içermez. Ritha tamamen doğal bir temizleyici olup cilt bakımı ve sağlığına da katkı sağlayarak yaşam kalitenizi arttırır.
❇RİTHA İLE YIKANAN ÇAMAŞIRLAR HİJYEN OLUR MU ? Evet. Ritha doğal olarak anti-fungal (mantar karşıtı) ve anti-mikrobiyal özelliklere sahiptir. Çamaşırlarda mantar ve bakterilerin üremesini engeller.
❇RiTHA SİRKE GİBİ KOKUSU VAR. BU KOKU ÇAMAŞIRLARA İŞLER Mİ? Hayır. Ritha'nın kokusu elbiselere geçmez. Çamaşırınız makineden tamamen taze ve temiz kokusuyla çıkar.
❇RiTHA İLE ÇAMAŞIR YIKARKEN ÇOK AZ KÖPÜK OLUŞUYOR. ÇAMAŞIRLARIM YİNE DE TEMİZ OLUR MU? Evet. Çok köpük eşittir çok temizlik anlamına gelmez. On yıllar boyunca yapılan reklam ve pazarlama taktikleriyle bizim böyle düşünmemiz sağlanmış ve beynimiz yıkanmıştır. Deterjanlarda gördüğümüz olağanüstü köpük birçok kimyasal madde ile elde edilmektedir. Ritha çok az köpük üretir ama yine de çok etkili çalışır. Yıkama sonunda elbiselerinizin temiz olduğunu ve ferah koktuğunu göreceksiniz.
💢Özellikle allerjik bünyesi olanlar için, nörodermetit den yakınan ve hassas ciltler için kimyasal deterjanlar azdırıcı bir rol oynarken Ritha dan üretilen, ERSAĞ Temizlik üreünleri bu kişilerde güvenle kullanılabilir. 💢Ritha, Egzema, kronik kaşıntı ve sedef hastalığı gibi cilt rahatsızlıklarında doğal bir iyileştirici olarak etki gösterir.
💢Ritha bitkisi, Etkin temizlik yapmada kullanılan bir bitkidir. 💢İçerisinde antibakteriyel, yumuşatıcı, kireç önleyici gibi bulunan 55 adet etken madde sayesinde ve yine kırmızı neons sayesinde renklileri daha canlı gösterip çamaşırların liflerini korumaktadır. Ritha bitkisi bu sayede çamaşırların yıpranmasını önlemektedir.
💢Ritha Antioksidan bir bitkidir.
❓Peki Antioksidan nedir ?
Aldığımız her nefeste vücutta serbest radikaller oluşur. Hava kirliliği, kronik hastalıklar, sigara, pasif içicilik, diyetsel kanserojenler, enfeksiyonlar, kuvvetli egzersiz, stres ve güneşe maruz kalma vücutta serbest radikalleri arttırabilecek faktörlerdir. Bu serbest radikaller vücuduuzda biriktikçe sağlık kötüleşir ve yaşlanma hızlanır. Kırışıklıklar ve ciddi hastalıklara kadar sizi her şeye karşı dayanıksız hale getirir.
❓Antioksidanlar Nasıl Yararlar Sağlar ? Faydaları nedir ?
✅Yaşlanma sürecini geciktirir. ✅Pek çok çeşit kanser riskini azaltır. ✅Tümörlerin büyümesini durdurmaya yardım eder. ✅Vücuda alınan kanserojenlerin zararlı etkilerini gidermeye yardım eder ✅Kronik akciğer hastalıklarına (astım, bronşit, anfizem gibi) karşı korunmaya yardımcı olur. ✅Çevresel kirliliklere karşı koruma sağlar.
⚠🆘ÇAMAŞIR DETERJANLARINDA Kİ TEHLİKE!🆘
📌 Çamaşır Deterjanları içinde yaklaşık %30-40 'a kadar bulunan sodyum - tripolifosfat ve diğer fosfat türlerinin yüzde miktarı insan ve çevre sağlığını tehdit etmektedir.
📌Deterjanların içindeki kimyasal maddelere karşı alerjisi olan kişilerde bazı rahatsızlıkların görüldüğünü belirten Dr. Abdulkerim Cirit, bunun yanında Otopik Dermotit denilen ve daha çok çocukluk çağında görülen hastalıklarda da deterjanların hastalığı şiddetlendirici etkilerinin bulunduğunu ifade etti.
📌 Fosfat kirliliği : Toz deterjanların temel maddelerinden birisi olan Sodyum polifosfatlar atık sularda yoğun olarak bulundukları zaman ortamda bulunması muhtemel azot bileşiklerinin de yardımı ile gübre etkisi göstermektedir. Bu ise, göllerde ve akıntısı olmayan deniz sularında bitkisel hayatı sağlıksız bir şekilde körükleyerek alg ve yosunların büyük boyutlarda artmasına sebep olmaktadır. Ötröfikasyon olarak isimlendirilen bu olay, daha ziyade İsviçre, İtalya, Finlandiya, İsveç, Hollanda gibi göl ve durgun suların önemli ölçüde yer aldıkları ve yerleşme merkezlerinin artıklarından etkilendikleri ülkelerde ciddi bir sorun halindedir. Su ortamında alglerin ve diğer bitkilerin büyümesi, sudaki inorganik element konsantrasyonlarında değişiklik meydana getirir. Bilhassa yaz aylarında güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlardaki fotosentez olayı sudaki karbondioksit konsantrasyonunun azalmasına sebep olur ve pH artar. Bu pH değişikliği ile birlikte kalsiyum karbonat çökelmesi olur. Geceleri ise fotosentez durup solunum devam ettiğinden karbondioksit konsantrasyonu artar ve pH düşer. Arıtmaya alınan sudaki bu pH değişiklikleri pıhtılaşma ve yumaklaşma verimini olumsuz yönde etkiler. Algler kum filtrelerindeki tıkanmalara sebep olabilir. Tesirli bir pıhtılaştırma ve çökeltme alglerin % 90 - 95 'ini gidermekle birlikte kalan miktar filtrelerde yük kayıplarına sebep olabilir. Filtrenin geri yıkama sıklığı dolayısıyla geri yıkım masrafları da artar. Bunu önlemek gerektiğinde ise pıhtılaştırma ve yumaklaştırmanın işletme giderleri artacaktır. Alg büyümesi ve daha sonra ölmesi sonucu ortamdaki organik madde konsantrasyonu artacağından suyun klor ihtiyacı da artacaktır. Bazen de rezervuarlarda alg kontrolü için klorlamaya ihtiyaç hissedilir. Suda çok miktarda alg bulunması, güneş ışınlarının ısı enerjisine çevrilmesi sonucu suyun sıcaklığını da arttırır. Üniform kalitede arıtılmış su için arıtma tesisine giren su sıcaklığındaki değişiklikler az olmalıdır. Algler aynı zamanda korozyona da sebep olmaktadır. 1970 yıllarında kullanılan deterjanlar sebebiyle suya karışarak ötröfikasyonu hızlandıran fosforun kontrol çalışmalarına başlanmıştır.
✅DETERJAN NEDİR?✅ Petro-Kimya ürünlerinden elde edilen, temizleme ve arıtma gibi işlemlerde kullanılan, toz, sıvı ya da krem şeklinde olabilen kimyasal maddelere ''Deterjan'' denilmektedir. Deterjan, kir sökücü anlamına gelmektedir ve sabun dışındaki temizliyicilerin tümü deterjan sınıfına girmektedir. Deterjanların yoğun bir şekilde kullanımına II. Dünya Savaşı sırasında başlanılmıştır. Fakat deterjan temizlik amacıyla değil, sabun yapımında kullanılan yağlar, askeri araç ve silahları yağlamak amacıyla kullanılmıştır. Deterjan, sabun gibi kirleri, yağ lekelerini sökerek bunların suda asılı durumda kalmalarını sağlamaktadır. Deterjan sabunun yaptığı her işi yapabilse de sabun birçok kullanım alanında deterjanın yerini alamamaktadır. Deterjan, suyun yüzey gerilimini azaltarak, temizlenecek nesnenin içine girmektedir. Bu şekilde kirler ve yağlar oldukları yerlerden çıkarak tekrar kirlerin nesneye yapışmasını önlemektedir. Deterjanın en önemli özelliklerinden biri de köpüklenmedir. Deterjanlar sert sularda bile kolayca köpürebilen bir yapıya sahiptir.
❗DETERJAN KATKI MADDELERİ❗ 🆘 Kompleksleştiriciler 🆘 Ağartıcılar ve Stabilizatörler 🆘 Korozyon önleyiciler 🆘 Optik beyazlatıcılar 🆘 Kolloidal taşıyıcılar 🆘 Köpük ayarlayıcılar 🆘 Dolgu maddeleri 🆘 Dezenfektanlar 🆘 Parfüm 🆘 Ovucular, enzimler ve diğer aktif madde katkıları
📍DETERJANIN ZARARLARI📍
Günlük hayatımızda temizlik ve hijyen amacıyla sıklıkla kullandığımız deterjanın zararları olduğu bilinmektedir. Cilt üzerinde egzama ve mantar gibi hastalıklara sebep olmasının yanı sıra, içme suları ve deterjanla temizlenen bulaşıklarda kalan deterjan atıkları yoluyla da sindirim sisteminde de rahatsızlıklara neden olmaktadır. Ayrıca, deterjanlar kullanıldıktan sonra biyolojik olarak parçalanmadıkları için çevre kirliliğine de sebep olmaktadır. Çamaşır deterjanlarında insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunuyor. Bu maddeler suda çözülmüyor. Dolayısıyla fosfat ve formaldehit içeren deterjanlar çok zararlı.. Ayrıca astım hastaları ile alerjiye hassas bünyesi olanlar ve egzamaya yakalananların piyasadaki deterjanları kullanmaması, bunların yerine sabun tozu ve çamaşır sodasını tercih etmeleri önemli görülüyor.
Aynı şekilde zararlı pek çok kimyasaldan üretilen yumuşatıcılar da terk edilmeli... 🖇Deterjanlar 26 saniye de vücudumuzun bütün organlarına geçiyor.🖇 Çoğunlukla, deterjanla doğrudan temas halinde olan cilt bölgelerinde, kişilerin hassasiyet düzeyine göre değişen şiddette kızarıklık, yanma hissi, kaşınma gibi etkiler oluşabilmektedir. Fakat bu beklenen bir husus olup, deterjan denen temizleyici madde, derinin yağını alması sebebiyle deriyi zayıflattığından böyle alerjik durum oluşabilmektedir. Bu etkiler kişinin deterjan ile teması bıraktıktan bir süre sonra kendiliğinden yok olmaktadır. Zaman zaman bu temizlik ürünlerinin güçlü kokusunu gidermek amacıyla içlerine limon ya da başka bir ferah koku eklenebiliyor, bu yanlış bir uygulamadır. Çünkü, kötü koku o ürünü koklamanın kişilere zarar vereceğini gösteren bir uyarıdır.
📉Deterjan kalıntılarının tamamını temizlemek için, çamaşır makinesinde, çamaşırları 8 ton su ile yıkamak gerekir. İç çamaşırları bütün gün deriye temas ettikleri için sağlık açısından birçok tehlikeye sebep olabilirler. Göğüs, lenf, rahim, prostat ve deri gibi kanserlerinde son dönemde gerçekleşen hızlı artışın iç çamaşırlardaki kimyasal kalıntılar olabileceği söylenmektedir.
📉Deterjan kullanımının çevrede de rahatlıkla görülebilen etkileri de bulunmaktadır. Marmara Denizin de görülen ''kırmızı su'' olaylarında rol oynayan yoğun plankton üremelerinde denize boşaltılan diğer atıkların yanında sentetik deterjan atıklarının da önemli ölçüde etkisi olmaktadır. Deterjanlara temizleyici özellik veren yapısındaki yüzey-aktif maddelerdir. Üreticiler çoğunlukla deterjanlar içinde pahalı olan bu maddeleri düşük oranda (%10-30) kullanmakta, onun yerine ucuz olan bentonit, kaolin, değişik tuzlar, asitler ve silikatlar gibi temizleyici özellikleri olan suda az eriyen inorganik maddeler karıştırmaktadırlar. Bir deterjanın yapısındaki biyolojik bozulmaya (biyodegredasyon) uğratmayan maddelerin oranı onun çevre kirlenmesi ve sağlığa olan zararlarının göstergesidir. Bu maddelerin su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşması buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir. Son 25 yıl içerisinde birçok ülke deterjan üretiminde biyodegredasyonu hızlı yüzey-aktif maddeler ve katkı maddeleri kullanmaktadırlar. Yüzey-aktif maddesi Lineer alkil benzen (LAB) ve benzeri yapıda olan deterjanlar su ve toprakta daha hızlı biyodegredasyona uğradığından deterjan üretiminde öncelikle tercih edilmektedir. Örneğin A.B.D, 1963 yılından bu yana LAB dışında yüzey-aktif maddenin deterjanlara katılmasına izin vermemektedir.” Açıklamasını yapmaktadır.
Ülkemizde üretilen deterjanlara yakın zamana kadar katılan dedosil benzen (DDB) yüzey-aktif maddesi kimyasal yapısında sağlam halkalı gruplar içerdiğinden su ve toprakta bakteri ve enzimlerin etkisiyle oldukça güç çözünmekte dolayısıyla doğada giderek birikmekte idi. Bu tehlikeli gidişi durdurmak için DDB yasaklanmış ve onun yerine LAB kullanılmaya başlanmıştır.
Deterjan içerisinde bulunan yüzey-aktif madde dışında önemli oranda (%70-90) bulunan temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü, parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddelerinin çoğu da yüzey-aktif madde gibi insan organizmasına gıdalardan ve diğer yollardan girdiklerinde dokularda iritasyon sonucu olumsuz etkilere neden olabilmektedirler. Bir çok kanser türünün ise dokuların sürekli iritasyonu sonucu oluşabildiği literatürlerde bildirilmektedir. Ayrıca akciğer tahribatı, akciğer iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sisitemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli rahatsızlıkların kaynağı üretimde kullanılan katkı maddeleri ve dolayısı ile deterjanlar olabilmektedir.
Deterjanın kullanım yerleri ile temas sonucu vücudumuza giren miktarı, yapacağı zarar yönünden önemlidir. A.B.D’de bir günde insan vücuduna giren deterjan yüzey-aktif maddesinin en çok 0.3-3 mg arasında olduğu belirtilmesine karşın ülkemizde bazı yörelerde yapılan çalışmalar içme sularında dahi çok yüksek miktarlarda deterjan bulunduğunu ortaya koymuştur.
Her ne kadar vücudumuza giren günlük deterjan miktarı bilinmese de, bunun çok yüksek düzeyde olması güçlü bir olasılıktır. Bu nedenle biyodegredasyonu en hızlı olan deterjan kullanılmasının özellikle ülkemizde önemi büyüktür.
Sonuç olarak medeniyet gereği olan temizlik işlerimizde kullandığımız deterjanların çevre kirlenmesi ve özellikle sağlığımız açısından zararlarından korunabilmek için üretimlerinin kontrol altında tutulması zorunludur. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa ve çevre kirlenmesine en az zararlı bileşimlerin saptanıp bu standardın dışında deterjan üretimine izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca üretici firmaların deterjan kullanımını özendirmek için giriştikleri reklam kampanyalarının abartılı ve gerçeği yansıtmaması da tüketicinin kafasında ‘madem süper ötesi temizlik sağlıyor, madem tüm zorlu kiri pası çıkarabilmekte o zaman neden her ay reklamlarda formülü yenilenir ya da geliştirilir olarak gösterilmeye çalışılmaktadır?’ Sorusunu tekrar ettirmektedir.
Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bir makalesinde de:
“Sentetik temizlik ürünlerinin başlıcaları, Çamaşır ve Bulaşık deterjanları, Sıvı sabunlar ve Şampuanlardır. Sıvı sabunlar, bulaşık deterjanları ile şampuan hammaddelerinin orantıları değiştirilmiş halidir. Sabunun sıvılaştırılmışı değildir.
Bu temizlik mamullerinin içerisindeki kimyasallar insan vücudunda karbon yapımızı kırarak veya oksijeni tüketerek tamiri imkânsız hastalıklara yol açarlar. Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız yapılacak bir şey vardır:
📌-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı 8.000 kg ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir. 📌-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı 6.000 kg (6 ton) su ile durulamanız gerekir. 📌-Banyoda: Şampuan veya body jel kullanmışsanız 2.000 kg (2 ton veya 250 orta boy kova dolusu) su ile durulanmanız gerekir.
Küçük çocuğu olup da boğaz enfeksiyonu geçirtmeden, bademcik hastalığı geçirmeden büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır. Yıkama sonunda çamaşırlarınızı yeni gibi temiz, yumuşak ve ferah bulursunuz.
📝Araştıran Hazırlayan Özlem Ayral
submitted by ersagburada to organikurunalisverisi [link] [comments]


Minecraft hayatta kalmabölüm 1 Basic Survival Kit Content Creation  'Coghlans 5 in 1' Simple Survival Kit  Product Review HAYATTA KALMA ÇABALARI - 17 KİLLS - Türkçe Fortnite YouTube İLKEL ÇAĞDA HAYATTA KALMAK  Far Cry Primal Türkçe #1 Seeyir - YouTube Tazminat Hesaplama İçerik Tanıtımı Baris G abiden içerik çaldım UZI ile hayatta kalma celınç ...

Wuubi - Sosyal İçerik Ağı

  1. Minecraft hayatta kalmabölüm 1
  2. Basic Survival Kit Content Creation 'Coghlans 5 in 1' Simple Survival Kit Product Review
  3. HAYATTA KALMA ÇABALARI - 17 KİLLS - Türkçe Fortnite
  4. YouTube
  5. İLKEL ÇAĞDA HAYATTA KALMAK Far Cry Primal Türkçe #1
  6. Seeyir - YouTube
  7. Tazminat Hesaplama İçerik Tanıtımı
  8. Baris G abiden içerik çaldım UZI ile hayatta kalma celınç ...
  9. İYİ BAYRAMLAR RUST HAYATTA KALMA #3
  10. EBA PUAN KASMA HİLESİ 2020 %100 ÇALIŞIYOR 30.000 puan # ...

Destekten Yoksun Kalma Evli, Destekten Yoksun Kalma Bekar, İş Gücü Tazminatı, Hesaplanması.... Hayatta Kalma Kiti (Mühendisler ve Şehirliler İçin) - Duration: 13:19. Murat Sen 348,747 views. 13:19. Bob Ross - Winter Frost (Season 10 Episode 12) - Duration: 27:45. puan kasma hİlesİ kanala abone olun puan kasma hİlesİ kanala abone olun puan kasma hİlesİ kanala abone olun puan kasma hİlesİ kanala abone olun puan kasma hİ... herkese selam ben sarp (KOMEDYENÇOCUK) bu gün eğer beğenirseniz devamının gelicek olacağı minecraft serisini başlattım umarım beğenirsiniz sizlerin içerik üretme konusunda daha iyi ... Sevdiğiniz videoların ve müziklerin keyfini çıkarın, orijinal içerik yükleyin ve tümünü YouTube'da arkadaşlarınızla, ailenizle ve dünyayla paylaşın. M.Ö. 10.000 dönemlerinde geçen açık dünya, hayatta kalma maceramıza, Far Cry Primal serisine hoş geldiniz. Fortnite ve Epic Store alışverişlerinizde içerik üretici kod boşluğuna ... Selamlarrrrrrr! millet ben Hozikman.Şeker Tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle iyi bayramlar. ⚡İÇERİK ÜRETİCİSİ KODU : youtube_hozikman Linkten Fortnite oyununa kayıt olup bana ... Hayata Seyirci Kalma Seeyir'le Kal.. Güncel Haber- Sosyal İçerik Sayfası Bu videomda hayatta kalmaya çalıştım efsane video oldu hayatta kalma çabaları 17 kill aldım. İyi Seyirler İçerik Üreticisi Kodu : EXPOL KANALIMA ABONE OLMAK İÇİN: https://goo.gl ... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.